• BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • Kayseri : 13 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İstanbul : 14 °C

KAYSERİ SAADET PARTİSİ PAZAR GÜNÜ İL KONGRESİNİ YAPACAK

KAYSERİ SAADET PARTİSİ PAZAR GÜNÜ İL KONGRESİNİ  YAPACAK
Bugün basın toplantımızda son günlerde yaşadığımız olayların değerlendirilmesinin yanı sıra hafta sonu gerçekleştireceğimiz 4.OLAĞAN İL KONGREMİZİ de siz değerli basın mensupları vasıtası ile duyurmak istiyoruz.
Saadet Partisi Kayseri İl Teşkilatı 4.Olağan İl kongresi 30/Ekim/2011 Pazar günü saat 12:30 da Genel Başkanımız Prof.Dr Mustafa Kamalak Bey in katılımı ile İl Kültür Müdürlüğü Konferans salonunda gerçekleştirilecektir.


Değerli arkadaşlar;
Maalesef millet olarak birbiri ardına acı felaketlerle sarsılıyoruz. Son olarak Van’da yaşanan deprem felaketi millet olarak hepimizi hüzne boğdu. Cenab-ı Hak milletimizi bu tür felaketlerden korusun. Deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemizde, depreme karşı alınması gereken tedbirler büyük önem taşımaktadır. Depremden kaçış mümkün değil, ancak depreme hazır olmak mümkündür. Bu tür felaketlerde can ve mal kaybını en aza indirmek için gereken çalışmalar büyük bir titizlikle ve bir an evvel gerçekleştirilmelidir.
Millet olarak hepimiz üzgünüz. Dileğimiz can kaybının daha fazla artmaması ve muhtemel yaralı vatandaşlarımıza bir an evvel ulaşılmasıdır. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’dan rahmet, yaralılara acil şifalar,yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Milletimizin başı sağolsun.
Değerli arkadaşlar ülkemizde maalesef 30 yıl boyunca değişmeyen gündem maddemiz terör olmuştur.
Biz Saadet Partisi olarak şunu söylüyoruz. "Terörle müzakere yapılmaz, mücadele edilir. Eli silahlı insanla, adam öldürmek için silahını kuşanmış kimselerle neyi müzakere edeceksin? Masada neyi tartışıp, neyi konuşacaksın? Onun için kısa sürede terörle baş edebilmek için müzakere değil mücadele etmek gerekir. Terörün anladığı dilden mücadele etmek gerekir.
Terörün doğmasında Türkiye'nin yanlış eğitim politikasının olduğunu düşünüyoruz, "Biz Çanakkale'de 250 bin şehit verdik. Orada Kürdü, Lazı, Çerkezi hepsi omuz omuza beraberdi. Ehl-i küffara karşı elbirliğiyle iman gücüyle mücadele ediyorlardı. Ne oldu da orada kucak kucağa şehit düşenlerin torunları birbirine düşman kesildi. Bunu ciddi olarak irdelememiz gerekir.
Terör konusunda doğru mücadele verebilmek için şu soruların cevabını verebilmemiz gerekir.
PKK silah ve muhimmata nasıl ulaşmaktadır?
Tırnak makasının geçirilemediği bu bölgeye, silahlar, mayınlar ve hatta füzeler nasıl ve hangi yollarla geçirilmektedir?
Ülkemizi sırtından hançerleyen bu kirli organizasyonun içinde hangi ülkeler yer almaktadır?

Bu ülkeler içinde Türkiye’ye müttefikmiş gibi görünen kaç ülke vardır?

PKK’nın kullandığı silahlar hangi ülke menşelidir?
Yıllardır dost ve müttefikimiz ABD ile istihbarat paylaşımından söz edilmektedir. Bu nasıl istihbarat paylaşımıdır ki, her gün bir karakolumuz, hergün bir taburumuz kimsenin haberi olmadan hedef olabiliyor?
Bazı kaynaklar bölgede 3 binin üzerinde yabancı istihbarat elemanın cirit attığını belirtmektedir. Yine aynı kaynaklar K. Irak’ta kürt gibi giyinen ve Kürtlerden daha iyi Kürtçe konuşan bine yakın Mossad ajanından bahsetmektedir. Bu ajanlar ne tür faaliyetlerle bulunmaktadır?

Tüm bu ve benzeri sorular artık açıkça ortaya konmalı ve bu karanlık organizasyonun perde arkası cesurca deşifre edilmelidir.

Buradan provakasyonlara karşı sağduyu çağrısında bulunmak istiyoruz.

Şurası açıktır ki bu saldırıların amacı ülkemizi bölmek, milletimizin arasına düşmanlık tohumları ekmektir. Bunun için Masum bebekleri bile hedef almaktan çekinmemektedir. Ancak bu kiralık taşeronlar ve onları kiralayan şer odakları bilmelidirler ki bu karanlık emellerine hiçbir zaman ulaşamayacaklardır. Çünkü biz Türküyle , kürdüyle aynı şerefli milletin çocuklarıyız. Çanakkale’de, İstiklal mücadelesinde el ele, omuz omuza, aynı toprak, aynı bayrak, aynı inanç için can verdik. Omuz omuza şehit düştük. Bu kardeşlik, yeni yeşermeye başlamış bir filiz değil bin yıllık köklü bir çınardır.

Gün her zamankinden fazla birlik olma günüdür. El ele, omuz omuza verme günüdür. İnanıyorum ki milletimiz sahip olduğu engin sağduyu ve tarihi tecrübesiyle bu karanlık oyuna gelmeyecektir.

Ancak her geçen gün artan terörist saldırılarının teröre karşı alınan tedbirlerin yetersizliğini ortaya koymaktadır.Mevcut politikalarla teröre çözüm bulunamayacağı anlaşılmıştır.Üzüntümüz şudur ki ülkemiz zaman kaybetmektedir. Milli Görüş politikalarına dönülmediği sürece, yüreğimize ateş, ocaklarımıza hüzün düşmeye devam edecektir.
Değerli arkadaşlar:
Terör sorununun çözümünün Milli Görüş’te olduğunu bir kere daha tekrar ediyorum. İslam kardeşliği tesis edilmeden terör mevcut yöntemlerle önlenemez. Yıllardır haykırıyoruz, ey iktidar sahipleri siz bu usullerle terörü çözemezsiniz.

Şehit vermeyen ilimiz ilçemiz var mı? Ölen de öldüren de, şehit de katil de, mazlum da cani de bu devletin nüfus cüzdanını taşıyor. Sorumlu kim? Kim önleyecek bunu? 10 yıldan bu yana AK Parti tek başına iktidarda değil mi, bu terörü ben önlerim derse bu ne kadar inandırıcı olabilir.

Diyecek olduğu takdirde neyi bekliyorsun, daha ne kadar şehit kanının akmasını, ne kadar ocağın sönmesini bekliyorsun? Gücün mü yetmiyor, kaç milletvekiliyle parlamentoda temsil edilmen, kaç yıl iktidar kalman lazım? Sorularını sormamız gerekir.

Kaç yıl iktidarda kalırlarsa kalsınlar çözemezler. Tek çare Milli Görüş'tür, Saadet Partisi'dir.

Saadet Partisi Türkiye için bir pusuladır.Milli Görüş 40 yıldan beri cumhurbaşkanını halkın seçmesi gerektiğini söylüyordu. Neticede bizim geldiğimiz noktaya geldiler. Anayasa Mahkemesinin yapısının değişmesi gerektiğini savunuyorduk. Bunun gerekliliğini de anladılar. Milli Görüş evrensel nizam için de bir sigortadır. Bakın dünyaya. Emperyalizmin silahları insanlar üzerinde deneniyor. Oluk oluk insan kanı akıyor. Bunların önemli kısmı da Müslüman kanıdır, kardeşlerimizin kanıdır. Dünyada emperyalizmi durduracak olan tek güç de Milli Görüş’tür.

Darbe Ürünü Anayasadan kurtulmalıyız

Yeni anayasa çalışmalarını Genel Merkezimiz yakından takip etmektedir.Yeni anayasa ile ilgili görüşlerimizi Sayın Cumhurbaşkanına , Meclis Başkanına ve Başbakana ilettik.

Yeni bir anayasanın gerekliliği kaçınılmazdır. Çünkü bu anayasa bir darbe ürünüdür. Onun için milletimiz darbe ürünü bir anayasadan kurtulmalıdır.Anayasa tam 17 defa değişikliğe uğramıştır. Yamalı bohçaya dönüşmüştür. Milletimiz bu anayasadan kurtulmalıdır. Anayasanın iç yapısı bozulmuştur. Maddeler arasında tutarlılığı kalmayan bu anayasa elbette değişmelidir. Anayasanın maddeleri değişmiştir ancak o ceberrut ruhu değişmemiştir. Mesela bir insan 17 defa estetik ameliyat olabilir. Birçok uzvunda değişiklikler yapılabilir. O kişinin ruhu değişir mi? İşte anayasamızın da tıpkı böyle olduğunu düşünüyoruz.. Ceberrut ruhunu baskıcı yapısını muhafaza ediyor. Milletimiz bu anayasadan kesinlikle kurtulmalıdır.

Bir davanın haklılığı kalabalıkların fazlalığı ile değil, ilahi iradeye uygunluğu ile ölçülebilir. Tarihte nice büyük kalabalıklar toz yığını gibi dağılıp gitmiştir.Bir zamanlar Anavatan Partisi diye bir rüzgâr vardı. Nerede şimdi? Bugünün mütekebbirleri de yarın yok olup gidecektir. Yel gider dağ kalır. Tıpkı Milli Görüş gibi. Gül kurur bağ kalır. Tıpkı Saadet Partisi gibi.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim