• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Kayseri : 3 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İstanbul : 13 °C

Kayseri ve Küçük İSRAİL !

Kayseri ve Küçük İSRAİL !
Dünyanın en güçlü ülkesi ve tek süper gücü olan Amerika'nın dış politikaları sadece kendisini değil tüm dünyayı etkilemektedir.

Ve hiç şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde Amerika'nın dış politikasının en belirleyici ülkesi İsrail'dir. Kayseri’nin Türkiye siyasetindeki algısı, etkisi yada katkısı hangi minvalde  nasılgelişir bilemem ama şehrimiz için bir çok konuda ‘’Küçük İsrail’’benzetmesini  ve söylemini duymak inanın beni oldukça rahatsız ediyor. Bu algının oluşmasının müsebbiplerini kınıyor hepsini Allaha havale ediyorum. Bu durum birileri için iltifat olarak algılansa dabizleri Kayserililer olarak derinden yaralamakta ve üzmektedir. Öte taraftan da Orta doğu ülkelerinde yayınlanan Türk dizilerindeki ahlaki çürüme ve yozlaşmanın bir ürünü olarak,insanların birbirilerine küfür ederken de özellikle bayanlar için İnşallah Türk dizilerinde oynarsın söylemleri de bizleri bir Türk vatandaşı olarak derinden yaralıyor ve  incitiyor..

Evet … Asıl konumuza hızlıca dönecek olur isek siyaset, Arapça kökenli bir kelime olup, lügatte at eğitimi, seyislik yapma anlamına gelmektedir.Siyaset’ terim olarak, devleti ve toplumu idare etme sanatına verilen isimdir.Peki çamurdan yaratılmış biz Müslümanların ’ınbu siyasetle olan ilişkisi nasıl olmalıdır? Siyaset ile uğraşmalı mı yoksa mümkün olduğunca uzak mı durmalıdır? Müslümandan siyasetçi olur mu? Her seçim dönemi yaklaştığında bu ve benzeri sorular ile sık sık karşılaşıyoruz. Bazıları kedinin ciğere uzanamadığı için mundar misali Müslümanın siyaset ile işi olmaz derken, bazıları da Müslümanlarkonu ile alakalı asla bilgisiz etkisiz kalamaz, hatta bu sorumluluktan kaçarlar ise büyük vebal altında kalırlar diyerek durumu yorumlamaktadırlar.Aslında siyasi düşünce birkaç yüzyılı aşkın bir süredir biz Müslümanların entellektüel hayatlarının en baskın tarafını oluşturur iken siyasete karşıda gizli bir eğilimlerinin de olduğunu bizlere göstermektedir.

Bazı ağır abilerin dillendirdiği Müslümanın siyasetle işi olmaz tezini ve bu yamuk düşüncesini ciddiye almadığım gibi Siyonizm’in icat ettiği ve Müslümanlara yıllarca dayattığı dini siyasete alet etmeyin!martavalları ile Müslümanların bypass edilmesine de asla katılmıyorum. Aksine, Müslümanların Allah’ın emrine uygun bir şekilde bir yaşam sürüp dini vazifelerini yerine getirebilmeleri içinısrarla temiz siyasete, devlete talip olup yönetime iştirakleri gerekmektedir.. Kaldı ki bir işin kendisinin haram olması ayrıdır, onu haram da kullanmak ayrıdır. Müslüman dinine leke gelmesin diye siyasetten uzak durduğunda farkında olmaksızın kendini ve dinini araçsallaştırır. Emperyalist güçlerin ve seküler düşüncenin ekmeğine yağ sürmüş olur. Oysa Mescidi Nebevi, Müslümanların namaz kıldıkları sadece bir cami değildi. Orda ibadetin yanında memleket meseleleri, sosyal ekonomik ve iktisadi kararlar ve hatta savaş ve barış kararları da alınırdı.

Siyaset, yönetme sanatı ise Allah en büyük yöneticidir!

Yıllardır kanımızı emen bu emperyalist sömürücü güçlere karşı uyanık olmak ve siyasette söz sahibi olmamız gerekmektedir. Şuanda olduğu gibi, bütün Müslüman coğrafyasında ve ülkemizde de yıllarca dışarıdaki bu karanlık eller içerideki yandaşları ile bir olup danışıklı dövüşerek bizlerin kanlarını emmedilermi? Bu memleketin evlatlarından hasbelkader iktidara gelenleri de derhal darbelerle ya da içerdeki ve dışardaki yaptıkları perde arkası oyunları ile alaşağı etmediler mi?

 Demek ki dünyanın her yerindeki Müslümanların çok uyanık olmaları, oyuna gelmemeleri istila ve istismarcılara fırsat vermemeleri fevkinde bir önem taşımaktadır. Sizler adaletli temiz siyasetçiler olarak bu sahalara inmez iseniz havamız hep puslu olur. At izi, it izine karışır.. Öz vatanımızda parya oluruz. Allah korusun yoksa ruhumuzun mayalarının karıldığı bu kutsal topraklar; Yeryüzü egemenleri beyaz efendilerin, oyun kurucuların, kurmaca kişilikli vesayetçilerin, beceriksizlerin,  ahlâksızların, karanlık adamların, omurgasızların, yalancıların, karaktersizlerin, istismarcıların, sahtekârların,rant uzmanlarının, düzenbazların,  rüşvetçilerin, hırsızların, ajanların, din istismarcısı hain şebeleklerine kalır. .

Siyaseti istismarcıların elinden kurtarmalıyız..

Zaman sorumluluk almaktan kaçmanın değil tamda vücudumuzu siper etmenin zamanıdır. İslam tarihi siyaset ve yönetim konularında adeta bizlere ders veren nitelikte binlerce örneklerle doludur. Meselâ Hz. Ebû Bekir (ra), halife seçildiği gün verdiği hutbede, 'Ey insanlar! En hayırlınız olmadığım halde, işlerinizi üzerime aldım. Ama, önümüzde Kur'an ve Sünnet var. Bilin ki, elbiselerin en güzeli takvâ elbisesi, ahmakların en ahmağı da fâcirlerdir. Kuvvetliniz, kendinden başkalarının hakkını alıncaya kadar yanımda zayıf, zayıfınız da, hakkını başkalarından alıncaya kadar yanımda kuvvetlidir. Ey insanlar, ben uyulan değil, uyanım. Eğer iyi işler yaparsam beni destekleyin; yok eğrilirsem, o zaman da beni doğrultun" buyurmuştu. (İbnSa'd, Tabakat, III: 182-183).

Siyaset her kişinin değil, Er kişinin işidir.

İslam, hem dindir hem devlettir, hem ibadettir hem siyasettir. Bir başka ifade ile; İslam hem dünyadır, hem ahirettir. Bunlar iç içe olup birbirinden ayırmamız mümkün değildir. Siyasete ve yönetim sanatına yaklaşım tarzı olarak "farz-ı kifaye" (bir kimsenin kendisi için ya da başkasının yine o kimse yararına yerine getirdiği dini vazife) en önemlisi "emr-i bil ma'ruf, nehy-i ani'lmünkeri veya iyiliği emredip kötülükten sakındırmak" noktasında bakabilir isek başarı bizim için kaçınılmaz olacaktır.

Siyaset sıradan kişilerin değil, faziletli insanların yapacağı bir sanat ve meslektir. Özveri, liyakat, hamiyet ve gayret gerektirir. Fedakârlık duygusundan mahrum olanların ve hizmet anlayışından uzak olanların asla yapacağı bir meslek değildir. Siyaset, menfaat üzerine dönecek olursa insanı canavar haline getirir. Siyaset, millete hizmet etmek isteyen hamiyetli ve kalbi vatan sevgisi ve milliyet duygusu ile dolu fedakâr ve kahraman insanların mesleğidir.

Siyaseti İslam’ın emrine vermek her Müslüman üzerine vaciptir.

Son yıllarda siyasetimiz çok şükür mevcut hükümetler sayesinde oldukça itibar ve istikrar kazandı.Yeni ve büyük Türkiye yolunda yeminli karşıtlarda bu büyük yürüyüşümüze artık engel olamayacaklar. Bugünlerde Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımız arasındaki kardeşlik hukukuna akıllara ziyan bir şekilde fitne sokmaya çalışıp ve buradan kaos senaryosu çıkarmaya çalışan yalın ayaklı azgın dallamalarboşuna ellerini ovuşturmasınlar… Sizler ve tam olarak ta sizler yeryüzü egemenleri beklemeyin boşuna! Artık bu rüzgar tersine dönmez! Yani kısaca sizeburadan ekmek çıkmaz!

Bizler, yersiz düşmanlık asılsız çekişme ve çatışmalarla birlik ve beraberliğimizi sabote etmek isteyenlere alet olmadan, ulvî gayemize doğru sarsılmaz adımlarla ilerlemeliyiz. Çünkü bizim güçlü, kuvvetli ve sağlıklı olmamız tüm insanlık için elzemdir; herkes bizden medet umuyor, tüm dünya ki dış Türkler’in, cümle İslâm âleminin gözbebeği ve en büyük ümidiyiz, bütün soydaşlarımız ve dindaşlarımız bize bel bağlamış, bizi gözlüyor, bizden işaret bekliyor…

Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Allah'a emanet olun kalın sağlıcakla..

Twitter: @MK19038 /  Facebook: muzaffer.kahraman19038

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim