• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kayseri : -7 °C
  • Ankara : -5 °C
  • İstanbul : 5 °C

Kılıçdaroğlu: Başbakan kutup ayılarına dikkat etsin

Kılıçdaroğlu: Başbakan kutup ayılarına dikkat etsin
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında partililere seslendi. Kılıçdaroğlu CHP grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP Gelen Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında satır başları...

- Geçen hafta Moody's bir rapor yayınaldı. Bu raporda ilk kez siyasal iki alana dikkat çekti. Laiklik ve türkiye'deki siyasi kutuplaşma konusunda ilk kez bir kredi kuruluşu dünyanın dikkatini çekti. Biz defalarca aynı konuları sorduk. Bizim kaygılarımızı ilk kez uluslararası bir kuruluş gündeme getirdi. Arkasından Fitch bir rapo yayınladı. Bugün Başbakan uçuyor rapor çıktı diye. O raporu tercüme edip Başbakan'ın önüne koydular mı? Bence kesinlikle bilmiyor. O rapor bağımsız ve demokrtaik bir ülke açısından ayıplarla dolu bir rapordur. Ben notunu yükseltiyorum ama senin durumun diüer ülkelere göre daha kötü diyor. Neyin karşılığında senin notunu yükselttiler? Suriye'ye falan gireyim deme notunu düşürürüm diyor. Bu Erdoğan neden acaba 15-20 gündür hiç Suriye'den söz etmiyor, bunun karşılığında söz etmiyor.

* Ortada önemli şeyler var. Suriye ile çatışmaya girersen sıcak para gelmez diyorlar. Asıl tehlike budur. Benim söylediklerim konusunda terbiyesiz bir açıklama yaptı. Bahtsız bedevi dedi. Libya çöllerinde gezen benim, Suriye çöllerinde gezen benim, Arabistan çöllerinde gezen benim. Recep Tayyip Erdoğan bu çöllerde gezen sensin. Aynaya bak bedeviyi göreceksin. Ama benim bu uyarım var. Bu çöllerde gezerken kutup ayılarına dikkat et. Horoza sormuşlar tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan çıkar diye. O da ben söyler geçerim demiş.

* O kadar şaşkın bir hükümet ki... Takmışlar ekonomi iyi gidiyor. Çok şey söylenebilir. Ama biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Türkiye'nin güçlü olması için önce reel ekonomiye dönmeliyiz. İthalata değil ağırlıklı olarak ihracata yükelenmeliyiz. Bunlar hiç ihracattan bahsetmezler. Bir yabancı firma, Ocak ayında 1 milyar dolar para getirip İMKB'de hisse olsa Ekim ayı sonunda 10 ayda 1 milayar 400 olur. Bunlara göre her şey çok iyi. Peki, işçi, emekli, memur? Onları boşver canım. Bu ekonomi sürüdürülebilir bir politika değil. Yeni bir ekonomi politikasına ihtiyaç var. Enerjide yeni politikaya ihtiyacımız var.

* 1946-2002 ortalama büyüme yüzde 5.2. 2003-2012 ortalama büyüme yüzde 3. Milleti nereye kadar kandıracağız. Millet bakıyor bizim durumumuz iyi mi diye, hayır! Bu rakamlar benim rakamlarım değil. Türkiye'nin aydınlığa kavuşmasının birinci anahtarı ekonomi. İkinci anahtar demokrasidir. Örgütlü toplum olursa demokrasi olur. Bunların olmadığı yerde demokrasi olmaz. Ders kitaplarını inceliyorular, acaba Milli Eğitim Bakanı ders kitaplarına ne yapıyor diye. Öğretmen arkadaşlarımız bu çabayı gösteriyorlar. Milli eğitim Bakanı kalkmış onları sürüyor. Sizin sorunlarınıza sahip çıkacağız değerli öğretmenlerim. Bunların onlamadığı yerde ekonomik büyümeden söz edilemez. Eğer bir başbakan futbol seyircisini terörist ilan ederse, Cumhuriyet Bayramı'nda halkı terörist ilan ederse işte o başbakana bahtsız bedevi denir. Biz, sağlıklı bir demokrasi olması için çalışmalar yaptık. Türkiye'ye demokrasi getirelim, özgürlükleri getirelim. Duydular mı? Duymadılar. Eğer bir dış politika ülke çıkarları üzerine inşa edilmezse kaybeden siz olursunuz. Suriye ile kavganın bize hiç bir yararı olmadı. Gidelim bakalım Gaziantep'e, Hatay'a gidelim. Tüccara, esnafa, şoförlere soralım herkes perişan. Yanlış dış politika güdülüyor. Dedi ki, kusura bakma siz de iş yok dedi. Dikkat ediyor musunuz, Dışişleri Bakanı'nın sesi soluğu çıkmıyor. Diyordum ya, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en çapsız bakanı diye. Gerçekten öyle. Bir de kitap yazmış... Devlet vatandaşından vergi toplar. Hükjümet de bunu harcar, nereye harcadığının hesabını halka verir. 3 Y dediler. Yasaklar var mı? Daha fazlası var. Yolsuzluk var mı? Paçalarından akıyor. yoksulluk var mı? O da var. Onların iktidarında açlıktan bebekler öldü. 3 Z armağan ettiler bu ülkeye. Zindan, Zulüm, Zam...

* Bunların bir özelliği daha var. Yalancılıkta, sahtekarlıkta bunları yakalayan hiç bir güç olamaz. Neden diyeceksiniz. Bunlar parlementoda bütün muhalefet milletvekillerinin gözleri önünde sahtekarlık yapıyorlar. Sahtekarlık ne demek biliyor musunuz? Kendisi Meclis'te değil, Meclis'te gibi pusula gönderiyor. TBMM'de senin milletvekillerin sahtekarlık yapacak, sen çöl bedevisi gibi susacaksın. 50 kişinin yaptığı toplantılar var. Kendisi Hac'da burada sahtekarlık yapıyor. Düşünebiliyor musunuz? 2004'te 71 AKP milletvekilinden 65'i Genel Kurul'da olmadıkları halde pusula gönderiyorlar. 2007'de 27 AKP yokken sahte oy kullanıyor. İzmirlilere söylüyorum, sizin bir milletvekiliniz var meclise gelmiyor gelmiş gibi yapıyor. Bizim Elazığ'dan milletvekilimiz yok. Sahtekar olacağına olmasın daha iyi. Her siyasi partiye saygım vardır. Ama sahtekarlara yok.





UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim