• BIST 97.726
  • Altın 145,645
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0008
  • Kayseri : 21 °C
  • Ankara : 20 °C
  • İstanbul : 20 °C

Kılıçdaroğlu Değişim Şart Dedi:

Kılıçdaroğlu Değişim Şart Dedi:
Dünya Değişti, Partiler Kendini Yenilemezse Statükonun Tutsağı Olur!
Kılıçdaroğlu, CHP'nin dünyadaki gelişmelere uygun dönüşümünü mutlaka yapacağını vurgulayarak, 'Partiler kendini yenilemezse statükonun tutsağı olur'dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Siyasi partiler kendilerini yenilemezse, statükonun tutsağı olurlar' dedi. Kılıçdaroğlu, 350 sayfalık mevcut parti programını ihtiyaçlara göre güncelleyerek daha yalın ve kısa hale getireceklerini söyledi.

CHP'nin bu dönüşümü mutlaka yapacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, '350 sayfayı kim okuyacak. Daha net ve kısa olması lazım. Belki yeni anayasa gibi. Kurultay sonrası başlanacak bu çalışma için Avrupa'daki sosyal demokrat parti programlarını getirttik ve üzerinde çalışıyoruz' dedi.
Kılıçdaroğlu, 'CHP bir makas değişiminde mi?' sorusunu yanıtlarken değişimdeki kararlılığı şu cümlelerle dile getirdi:


DÜNYA DEĞİŞTİ

'Siyasal partiler kendilerini yenilemek zorunda. Yoksa statükonun tutsağı olurlar. Ekonomik ve sosyal konularda yenilenmeli ve hatta önüne geçmeliyiz. Geçmişte patron ve sendika vardı. Şimdi beyaz yakalılar önemli. Mesela IMF güçlüydü. Şimdi BRIC'in gücü artıyor. Çin, ABD'den parasını çekerse dünya ekonomisinin sarsılacağı söyleniyor. Sosyal demokrasiyi 1970'ler çizgisinde savunamazsınız. Dünya bunların önüne geçti. Buna uygun dönüşümü yapmalıyız. Ve mutlaka yapacağız.'
Kılıçdaroğlu'nun Saraybosna gezisi, içeriği ve gündemi bakımından, sürpriz etkisi yarattı. İlk gün İktisat Fakültesi'nde verdiği konferansta, ekonomi dinamiklerine dair mesajları önemliydi. Sonrasında Bosna şehitleri için mevlit okuttu, Bosna Diyanet İşleri Başkanı'yla birlikte Osmanlı'dan kalan medresede 400 yıllık geçmişi olan İmam Hatip Lisesi'ni ziyaret etti. Aliya İzzetbegoviç'in kurduğu ve Bosna savaşında önemli bir yeri olan Miladı Müslüman Derneği'ni ziyaret etti. Hemen söyleyelim bu seyahatin arka planında iki isim var: PM üyesi ve ilahiyat hocası Muhammet Çakmak ile Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak. Çakmak, hazırlıklar için 10 gün öncesinden Bosna'ya gelmiş.
Basın toplantısı öncesinde gazetelerin Ankara temsilcileriyle sohbet eden Kılıçdaroğlu, Saraybosna gezisinin neden bu kadar 'dini ağırlıklı motifler içerdiğinden' yeni CHP'ye kadar sorularımızı yanıtladı.
- Neden Bosna-Hersek gezisi ve neden bu kadar dini ağırlıklı temalar öne çıkıyor?
TÜRKLÜK VE MÜSLÜMANLIK BURADA EŞ ALGILANIYOR
Üniversiteden teklif geldi, değerlendirirken genişletelim dedik. Dini ağırlık konusuna gelince; Bosna-Hersek'in özel koşullarını bilmek lazım. Aliya İzzetbegoviç'in savaş sırasında dayandığı güçlere bir bakın. Burada, Türklük ve Müslümanlık eş olarak algılanıyor. Düşman olarak gören gruplar, Boşnaklara Müslüman oldukları için Türk diyorlar.
- Bosna şehitleri için mevlit okutmanız konusunda ne dersiniz?
Biz Türkiye'de de Çanakkale Savaşı'nda top mermisini kaldıran Seyit Onbaşı için mevlit okutmuştuk. Özel olarak dikkate alınması gereken bir şey değil. Bu ilişkiler zaten olmalı. Propaganda malzemesi yaratmak istemiyoruz.
- Türban sorununun aşılmasından memnun olduğunuzu söylediniz. Bugün de Merve Kavakçı, özlük haklarının iadesini istiyor. Tutumunuz ne olur?
Bakarız, hukukçularla sorarız.
- Peki benzer durum tekrarlansa Ecevit'inkine benzer bir tavır mı takınırsınız?
(Israrlara rağmen) Onu Türkiye'ye dönünce konuşalım. Şimdi dönüp dolaşıp Türkiye'nin bütün meseleleri gelip yine türbana takılmamalı. Hangi parti inançlara saygı duymaz ki.
TEK PARTİ ORTAK TARİHİMİZ
- Başbakan '1936'da bunlar oldu', 'şöyle oldu' diye eleştiriyor. Neden, siz 'Ben o tarihte doğmamıştım' demiyorsunuz?
Tek parti hepimizin ortak tarihi. Erbakan'ın, Menderes'in, hatta Erdoğan'ın da ortak tarihi. Herkes gidip o dönem tek partiye oy veriyor.
- Neden 'O zamanki CHP'den bana ne?' demiyorsunuz?
Ama sorun şu: Doğru söylemiyor ki Başbakan. O nedenle önce doğruyu söylemediğini anlatmak durumundayım.
- Başbakan Erdoğan, sık sık sizin 'kasetle geldiğinizi' söylüyor. Neden güçlü cevap vermiyorsunuz?
Bakın, kaset olayı ortaya çıkınca, Başbakan MİT'e ve Emniyet İstihbarat'a talimat verdiğini söylemişti. Sonra öğrendim ki, böyle bir talimat vermemiş. Bunu ta o zaman söyledim. Ve hiç kimse çıkıp yalanlamadı. Hem ben, hem de Baykal, 'eğer ortaya çıkarmazsa, Başbakan bu komplonun bir parçasıdır' dedim. Bundan daha ağır ne olabilir? MİT bana bağlı değil, TİB bana bağlı değil.

15 GÜNDE TAHLİYE
Kılıçdaroğlu, basın toplantısında iç siyasi gündeme dair soruları yanıtsız bıraktıı. Ancak TBMM'de tutuklu vekillerle ilgili toplantıdan sonra Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Kılıçdaroğlu'nu arayarak bilgi verdi. Kılıçdaroğlu, bu bilgilenmeden sonra gazetecilere 'Muhalefet partileri arasında mutabakat sağlanmış. Ancak henüz AKP'nin görüşü belli değil' deyip ekledi: Önümüzdeki hafta Meclis'e getirilirse Genel Kurul'dan geçmesi ve Cumhurbaşkanı onayı dikkate alındığında 15 gün içinde tahliye olmaları beklenir. CHP lideri, Silivri'de yaşananların ileride film olacağını belirterek, 'Orada çekilen işkenceler herkes tarafından biliniyor. Bu yüzden Başbakan, Batı ülkelerine bile gidemiyor. Silivri'yi daha fazla taşıyamayacaklar. Oraya toplama kampı demiştim. İkinci Dünya Savaşı'ndaki gibi filmlere konu olacak' dedi.
akşam



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim