• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kayseri : -2 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İstanbul : 5 °C

Kılıçdaroğlu'nun Somali'de ettiği büyük ayıp!

Kılıçdaroğlu&#39nun Somali&#39de ettiği büyük ayıp!
Somali'ye giden Kemal Kılıçdaroğlu, Dadaap’taki kampta “kendi elleriyle” yardım dağıttı. CHP Lideri, burada yaptığı açıklamalarda ise büyük bir ayıba imza attı.
Çok saf mı görünüyoruz ya da bizi aptal mı sandınız?

KILIÇDAROĞLU KÖR DEĞİLSE…

Kılıçdaroğlu Somali’de Deniz Feneri’nin hizmetlerini de görme zahmetinde bulundu mu acaba?

Biliyorsunuz CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Somali’ye gitti.

Somali’de Kızılay ekipleri onu karşıladı.

“Kendi elleriyle” yardım dağıttı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Somali çıkarmasını tebrik etmek lazım…

Fakat kafamı kurcalayan bir şey var..!

Kılıçdaroğlu, özellikle Somalilerin kaldığı Dadaap kapında, Deniz Feneri’nin logosunu gördüğünde ne yaptı acaba?

Dadaap’taki Deniz Feneri hastanesini ziyaret etti mi örneğin?

Ya da Deniz Feneri tişörtü giymiş bir Türk gönüllüyü gördüğünde gidip elini sıktı mı mesela?

Yoksa, hani şüphelilerin avukatlarının bile erişemediği dosyanın içeriğinden haberdar olan (!) Kemal Kılıçdaroğlu, Afrika’daki Deniz Feneri Türkiye gönüllülerini görmezden mi geldi?

Bu sorular aklımı kurcalıyor doğrusu..!

Bir soru daha aklımı kurcalıyor…

Somali’ye yardım kampanyasında lokomotif olan Başbakan Erdoğan’ın bu tutumunu “Yeni Deniz Feneri olmasın!” (Ne demekse? H.Ö) diye eleştiren Kılıçdaroğlu’na Afrika seyahatinde kim mihmandarlık yaptı?

Bütün bu soruların cevabını Kılıçdaroğlu döndüğünde verdi.

Aynen şöyle dedi: “ BM’nin yanı sıra Kızılay da bölgede çok başarılı bir yardım faaliyeti yürütüyor. Bu başarı Türk milletinin göğsünü kabartıyor.”

Yok canım daha neler…

Kılıçdaroğlu, Kızılay ve BM’yi anıyor sadece ne garip!

KILIÇDAROĞLU STK’LARA BÜYÜK AYIP ETTİ

Oysa, Kimse Yok mu, İHH, Yeryüzü Doktorları, Deniz Feneri, Cansuyu, Hüdayi Vakfı ve niceleri orada ve o kadar orada ki Somali’ye atanan Büyükelçi bile Kılıçdaroğlu’nun ismini zikredemediği Yeryüzü Doktorları’ndan mesela..!

Neyse, bir güzel söz vardır hani, “Sadece ağaca odaklanan koskoca ormanı göremez” diye.

Kılıçdaroğlu’nunkisi o misal!

Sen git Somali’yi kadar, sadece BM ve Kızılay’ın yardımlarını gör..!

Ne diyelim, bu kadarına da şükür, yoksa Kızılay’ı da “tukaka” ilan edip anmayabilirdi maazallah!

DOSYANIN İÇERİĞİNİ Mİ BİLİYOR?

“Deniz Feneri e.v dosyasındaki belgelere bir şey olursa merak etmeyin, bir nüshası biz de var Almanya’dan biz getirip savcılara verdik” diyen Almanya’dan ithal CHP danışmanı Ali Kılıç’ın medyaya da yansıyan birkaç hafta önceki bu beyanatlarını unutmamışken…

Yeni iki şey daha oldu.

Gözden kaçtı sananlar yanılıyor olmalı?

Öyle iki şey ki Deniz Feneri e.v soruşturmasının nasıl bir soruşturma olduğunu gözler önüne sermek için müthiş iki örnek.

Bize bu müthiş örneği sunanlardan biri CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, diğeri Hürriyet gazetesi.

İlk önce Kılıçdaroğlu’nun Deniz Feneri e.v soruşturmasının ne menem bir şey olduğunu gösteren yorumu…

Geçtiğimiz cumartesi düzenlediği basın toplantısında, Kılıçdaroğlu, şüpheli avukatlarının bile vakıf olamadıkları “gizlilik” ibaresi bulunan bir dosyanın içeriğinden haberdar olduğunu gösteren imalarda bulundu.

Ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin bu duruma haklı olarak, “Kılıçdaroğlu’na servis mi yapılıyor?” tepkisi gösterdi.

Zira bu tepkiyi haklı gösteren bir şey daha oldu.

O şey, Kılıçdaroğlu’nun basın toplantısından da çok daha enteresan bir örnek.

SORGUDA “PAZARLIK” OLUR MU?

Örnek Hürriyet gazetesinde yayınlanan müthiş haber(!)

Hem bu müthiş malzemeyi ele geçirme (!) başarısını gösteren gazeteci arkadaşımızı hem de bu malzemeyi gizlilik dosyasından sızdırıp bize, kamuoyuna bahşedenlere müteşekkiriz(!)

Bu pazartesi günü Nurettin Kurt imzası ile Hürriyet’te yayınlanan haberde, aralarında savcı Mehmet Tamöz’ün de bulundu savcılar Atlas Pazarlama’nın sahibi Hacı Nayır’ı gözaltına aldırıp, sorguya çekiyorlar. Fakat sorgu sırasında, Hacı Nayır’dan bir şey istiyorlar. Diyorlar ki “Oğlunu ara, senin o depolarındaki kullanılmayan hard diskleri getirsin biz de seni bırakalım…” ve dedikleri gibi oluyor ne hikmetse.

Hacı Nayır’ın oğlu, Atlas Pazarlama’nın depolarında kullanılmayan hard diski buluyor ve savcılara götürüyor.

Peki sonra ne oluyor?

O hard diskte müthiş bir delil (!) bulunuyor. Almanya’daki Deniz Feneri e.v ile Türkiye’deki Deniz Feneri arasındaki ilişkiyi gösteren yazışmalar bulunuyor!!!

Bütün bunları Hürriyet’teki haberden öreniyoruz.

Bakın haberde daha neler öğreniyoruz…

Peki bu durumda ne beklenmeli?

Tabii ki Hacı Nayır’ın Atlas Pazarlama’nın sahibi olması ve sözüm ona “delillerin” bulunduğu mekanın sahibi olarak savcılar tarafından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevki beklenir öyle değil mi?

Yok öyle olur mu Hacı Nayır savcılıktan elini kolunu sallayarak sırra kadem basıyor!

Şimdi soru şu:

Dünyanı hangi hukuk düzeninde ya da demokrasisinde, bir savcı ya da savcılar sorguladıkları şahsın, oğluna haber gönderip, “ Git şunları şunları getir babanı salıverelim” diyerek pazarlık yapar?

İkinci soru:

Şüpheli sıfatıyla sorgulanan şahısın iş yerlerinde “delil” niteliği taşıdığını düşündüğünüz bulgulara ulaştıysanız neden tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etmediniz?

Üçüncü soru:

Savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün Deniz Feneri e.v soruşturmasından el çektirildiği günün ertesinde o delil niteliği taşıdığı öne sürülen belgeler Türkiye’nin en büyük (!) gazetesi Hürriyet’te nasıl büyük haber oldu?

“LİMON SATARIM”

İşin ilginci, bu haber ile aynı gün gazetelerde bir haber daha vardı hatırlayın.

Savcı Mehmet Tamöz, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından görevlendirilen müfettişlere verdiği ifadede, “Gerekirse gider limon satarım” demiş.

Yani, savcılık cüppesini çıkarabileceğini ima etmiş. Bu da yine gazetelerde haber olmuştu.

MUSTAFA ÇELİK HAPİSTE, HACI NAYIR NEREDE?

Sahi birileri bizimle kafa mı buluyor?

Yoksa bizi bu kadar saf mı sanıyor?

Almanya’daki soruşturmada takipsizlik kararı verilen Mustafa Çelik 55 gündür Sincan Cezaevi’ndeyken…

Hacı Nayır nerede?

“Gizlilik” kararı bulunan dosyanın içeriğini Kılıçdaroğlu nereden biliyor?

Almanya’dan kolunun altına doldurduğu klasörlerle medyanın karşısına çıkan Ali Kılıç nerede şimdi?

Savcılar, “Limon satmaya” hazırlanırken dosyanın içeriğine yönelik haberlerin gazete sayfalarını süslemesi ne kadar tesadüf?

Allah basiretimizi bağlamasın!

Ha bu arada, “dostlarımız” da fark etmiştir sanırım bu Deniz Feneri e.v soruşturması ne de güzel bir “turnusol kağıdı” olduğunu..!

Kalın sağlıcakla.

Hasan Öztürk / Haber 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim