• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kayseri : 1 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İstanbul : 7 °C

Kim kimdir?

Abdurrahman DİLİPAK

Kirli bir oyun oynanıyor.. Eskiden bir JİTEM vardı, özel harp, MİT filan diğerleri derin bir yapının altında buluşuyordu. Mafiası da oradaydı, emniyet istihbaratı filan hepsi bir merkezden oryente ediliyordu.. Bu yapı 12 Mart’ta ağır bir yara aldı. CHP-MSP koalisyonu, ardından 1. Ve 2. MC hükümetleri sırasında bütün dengeler altüst oldu. İran’da devrim rüzgarları esmeye başlayınca, Türkiye’yi de bu yeni duruma göre yeniden dizayn etmek gerekti. 80 darbesi bunun sonucu ortaya çıktı. Sovyetlerin dağılması, soğuk savaşın bitmesi, AB’nin ortaya çıkması ile durum yeniden gözden geçirildi. İslamcıların bir şekilde bu oyuna dahil edilmesi gerekiyordu. BOP üzerinden Türkiye’nin örneklik ve önderliğinde bölge yeniden dizayn edilecekti filan.

Evdeki hesaplar çarşıya uymadı. Ve bugünlere geldik.. Şimdi eski yapı dağıldı, yeni bir düzen de oluşturulamadı. Her geçen gün bu durum batı açısından daha da içinden çıkılamaz bir hal alıyor.

Derin devlet ortada. Şimdi bir de paralel devlet belası çıktı. PKK derin yapının kontrolündeydi, artık nerede başlayıp bittiği belli olmayan bir yapıya dönüştü. Dün paralel yapı KCK’ya karşı operasyon yapıyordu, bugün kol kola girdiler.. Ulusalcı beyaz Türkler bu her iki yapıya da karşıydılar, şimdi canciğer kuzusarması oldular. Ergenekonun  gönüllü avukatlığını yapanlar Ergenekonun savcılığını üstlenen Paralel yapı ile kol kola girdiler..

Paralelcilerle PKK da artık aynı cephede. En fazla oy, sürgün yemiş paralel memur lojmanlarından çıkıyor HDP’ye..

Yeni bir iddia daha var. Paralel yapı, üniversite giriş sınavlarının sorularını PKK yöneticilerinin çocuklarına da sızdırmış. Doğru düzgün Türkçe konuşamayan çocuklar tanınmış üniversitelere yüksek puanla giriş yapmışlar. Dağda savaşan militanlar HDP’li belediyelerde mevsimlik işçi ya da dağdaki militanların çocukları, CHP’li ve HDP’li belediyelerde bankamatik memur yapılıyormuş. Silah ve uyuşturucuların resmi araçlarla taşındığını iddia ediyor birileri.. İlgezdi yolsuzluğu ve benzeri olayları derinlemesine inceleyecek olursanız bakın bakalım bu işin ucu nerelere gidiyor.. Yani tek başına dağları bombalayarak bu işi çözemezsiniz.. Polisin kırsalda aradığı adamlar şehir içinde kuryelik yapıyor, mal taşıyor, resmi araçla dolaşıyor olmasınlar sakın. İddialar vahim.

Paralel yapı da himmet paralarını, belge ve bilgi nakliyelerini resmi araçlarla yapmıyor mu idi..

Bakın bakalım yurtdışından diploma getirip, eşdeğer alıp, “arı görmemiş bal” misali üniversite görmemiş akademisyenler dolaşıyor mu ortalıkta.. Ya da yurtdışından gelip Türkiye’de burslu okuyan öğrencileri bir iyi araştırdınız mı? Kim bunlar, nereden gelip, nereye gidiyorlar. Hepsi değil elbette, ama bu öğrencilerin seçiminde yurtdışına giden mülakatçıların paralel yapı tarafından nasıl bir baskı altına alındığını bilmeyen var mı? 

AK Parti’nin bu konuda ne kadar başarılı olduğunu, il ve ilçe teşkilatlarındaki, kritik kadrolardaki adamları ile, belediye ve merkezi hükümetteki bürokrasi atamalarına bakarak, hatta geçin bunları milletvekili aday profiline bakıp görebilirsiniz.

Kaldı ki, önümüzdeki tek tehlike terör ya da Paralel yapı değil.. Şehir bazlı hemşehricilik görünümlü ırkçılık da tehlikeli, diğer cemaat denen yapıların paralel yapıyı örnek alan yaklaşımları da..

Tek sorun “Tunceli dayanışması”, “Kürt dayanışması” değil, “Alevi dayanışması” değil, aynı tehlike Adıyaman, Malatya, Konya, Rize, Trabzon, Çerkez, Gürcü vd. “dayanışma” gibi gözüken yapılar için de geçerli. “Tarikat dayanışması”, “ideolojik ve siyasi dayanışma” görünümlü “menfaat çeteleri” için de geçerli. Hani işi ehline verecektiniz. Bunlar için kullanılabilecek ne varsa değer ifade eden onu kullanırlar. Din, mezhep, ideoloji, ırk, felsefi ve vicdani kanaat, hak, çevre, kadın, çocuk, annelik, yaşlılık, kullanılacak ne varsa o. Yeterki maksatlarına ulaşmada kendilerine hizmet etsin. Onlar için gayeye giden her yol meşrudur.

Bunların bazıları, namazını da kılar orucunu da tutar, hatta gösterişli iftar da yaparlar, 5 yıldızlı hac da.. “Vay o namaz kılanların haline.” Onların ibadetleri Allah’a ulaşacak da değildir. Onların bazıları insanları, bazıları da vicdanlarını susturmak adına kendilerini kandırmak için şeklen ibadet edermiş gibi yapıyorlar aslında.

Birilerine olan öfkemiz hani bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecekti. Bunların hepsi o lanet olası ırkçılığın biçim değiştirmiş uzantılarıdır. Kimse hiçbir bahanenin arkasına saklanmasın.

Selâm ve dua ile..

Bu yazı toplam 246 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim