• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kayseri : 5 °C
  • Ankara : 7 °C
  • İstanbul : 17 °C

KIRKINDAN SONRA AZANI TENEŞİR PAKLAR!

KIRKINDAN SONRA AZANI TENEŞİR PAKLAR!
Seçim yapmak zor zanaat hele hele bir insanı, adam gibi adamı seçmek ise daha zor....

Seçim yapmak zor zanaat hele hele bir insanı, adam gibi adamı seçmek ise daha zor. Biz seçmiyoruz biz seçilmişleri seçiyoruz deyip bu sorumluluktan kurtulabilir miyiz acaba? Evet Ankara’ya gidecek ve bizi temsil edecek vekillerimizi seçmemize şunun şurasında artık birkaç ay kaldı. Bu güne dek çok kaliteli insanları(da) gönderdik zamanında yüce meclise, bundan sonrada yine göndeririz inşallah. 

İnşallah yine, rabbim karşımıza doğru insanları çıkarsında bizleri doğru karar verenlerden eylesin. Atalarımızın başlıkta belirttiğim bu meşhur sözünü sanırım bilmeyeniniz yoktur! Öyle ya kırk yaşı olgunluk ve tecrübe yaşıdır, bu yaşla birlik te daha usturuplu olur daha dengeli davranırız. Kırk yaşına kadar olan bütün hataları, kusurları, günahları anlarız da (!) ama kırktan sonra olanlara nedense hiç iyi gözle bakmayız değil mi? Kırkından sonra azdın mı artık senin ilacın yoktur artık doğru teneşire..

Nefsinin esiri olmuş, şeytana uymuş kişilere  ‘’Daha önünde çok uzun bir ömür var, senden başka ölecek adam mı yok memlekette bak keyfinebir gün tövbe edersin olur biter! Allah da seni bağışlar’’ diye kandıran şeytana uyup olgunluk ve irtifa kaybına uğrayan bu insanların vay haline!

İKİ YÜZLÜ’DEN KAHRAMAN PAYESİ ÇIKMAZ!

Bütün popüler partilerimizi ve karar mekanizmasındaki kişileri sade bir vatandaş olarak buradan uyarıyorum. Bu aralar özellikle Ak Parti’ye yanaşmaya çalışan embesillere dikkat ! Lütfen kılı kırk yarın ve en doğru insanı seçip aday olarak karşımıza çıkarın. Sıkıntılı ve yanlış aday istemiyoruz sakın ha! 

Ülkesine ve milletine ihanet eden, kafasının arkası dolu, kirli ittifakların ve başka hesapların peşinden koşan, birilerinin adamı, yanar döner, rüzgara göre dönen böyle gizemli  ve sıkıntılı insanlardan aday istemiyoruz. Yanlış kişileri seçerseniz ve aday falan olurlar ise bunun vebali çok büyük altından kalkamazsınız. Yani hani bol paralı, dar ahlaklı olup ’’mütevazi, dindar, dürüst, cömert, muhafazakar’’maskesi takmış bu naylondan, arızalı bozulmuş modellerden, adam müsveddelerin’ den bahsediyorum. Lakin kardeşlik düzlemi içerisinde, Hakk ve hakikat yolcusu adam gibi adamların başımızın üstünde her zaman yeri vardır.

Ben dereyi geçtikten sonra her şeyin mubah olduğunu düşünüp sözüm ona özgür yaşayan, fakirin fukaranın kul hakkına giren bu iki yüzlü insanlardan bahsediyorum. Merhum Mehmet Akif'in işaret ettiği "Yirmi Yüzlüler’’ in bolca olduğu bu devirde umarım ikiyüzlülere hasret kalmayız(!) Aman dikkat dostlar bu çok yüzlülerden her şey beklenir ihanetin kralı bunlardadır, sürekli saat başı maske değiştirirler, karakteri ve kişilikleri bozuk bu tiplerin menfaatleri için yapamayacakları şey yoktur ahlaksızlığın dibini bulmuş bu ‘’İnsan Hurdaları’’  binaenaleyh çok tehlikelidirler dikkatli olup korunmak lazım!

BÖYLE AZANA CAN KURBAN TABİ Kİ..

Evet dostlar tekrar atasözümüze hızla dönüp bir küçük yaşanmış hikaye ile konuyu toparlamak istiyorum. Bir gün İstanbul da katılımcının bol olduğu büyük  sempozyum da konuşmacı olarak katılan ünlü Ekonomist Gazeteci- Yazar Doç. Dr. Deniz Gökçe’yi dinliyor idim. Aynen şu cümleyi kullandı; ‘’Benim babam kırkından sonra azanlardandır’’ bütün salon şaşırmış dona kalmış bir birine bakınıyordu.. Nasıl yani? Başladı anlatmaya; babam kırk yaşlarında ve ortaokul mezunu biri idi bir gün bir şeylere sinirlendi ve tahsiline açıktan devam etmeye karar verdi. Dışarıdan okuyarak kırkından sonra ortaokulu ardındanda liseyi bitirdi. Üniversite sınavını kazanarak Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birini kazandı , Üniversite tahsilini tamamladıktan sonra İngiltere de Yüksek lisansını Amerika’da  doktorasını yaptı. Daha sonra Türkiye’ye dönerek birçok üniversitede ders vermeye başladı hikaye böyle devam ediyor… Nasıl ama tam teneşirlik değil mi? Bu kadar da azılmaz ki kardeşim fe subhanallah…

Evet dostlar bu kısa hikayeden anlayacağımız üzere vazgeçmeden yılmadan mücadeleye devam edeceğiz. Türkiye de böyle başarı hikayelerinin binlercesine şahit olmuşuzdur. Başlamak için hiçbir zaman çok geç olmadığını anlayıp, kendimiz için "başarı"nın ne olduğunu tanımlamak ilk adım olmalı bence. Yerinde sayanlar neden yapamayacaklarını düşünürken, ileriye gidenler daha fazla neler yapabileceklerini hayal ederler. Başlamak için geç olduğunu değil, vaz geçmek için çok erken olduğunu fark ederseniz her şey daha kolay olacaktır. Bir an gelir ve siz hayatta kaçırdıklarınız için evhamlanıp üzülürken bulursunuz kendinizi. Sonra bu durum kısır bir döngü ve bir sarmal haline gelir, vazgeçtiklerinizi telafi etmek yerine hayattan tamamen yüz çevirirsiniz. Oysa hayat devam ettikçe vazgeçmek için hep erkendir... Her olumsuzluğun, kötünün içinde mutlaka bize değer katacak çok kıymetli dersler vardır. Tek yapılması gereken size acı veren, kayıp gibi gelen olayların üzerine tek tek gidip, hepsini bir mikrop gibi öldürüp, içinden almanız gereken bilgiyi almanızdır.

Bazen hayat bir fotoğrafa insana ne kadar büyük geliyor değil mi? Sadece üniversite okumak mı çözüm? Hiçbir imparatorluk bir günde kurulmadı! Bugün tırnaklarıyla kazıyarak geldiği noktayı anlatan Zorlu Grubu’nun yönetim kurulu başkanı Sayın Nazif Zorlu “Ben Hayat Okulu’nda okudum. Başka bir okulda okumadığıma da pişman değilim. Onların üniversiteyi bitirdikleri tarihte, ben 25 yaşında fabrika kurdum. Okul bitiren fabrika kurabilir mi, ama ben kurdum. Fason imalatını 17-18 yaşlarındayken öğrendim. İplikçiden ip alır, boyahane ile anlaşır imalat takibi yapardım. 18 yaşında birisine bunu yaptıramazsınız’’ derken ki özgüveni, cesareti, girişimciliği, başarıyı ayakta alkışlamalıyız.

KENDİNİ BULMAK İSTEYEN KAYBETTİĞİ YERDE ARASIN..

Dünyada en büyük inkılabı gerçekleştirmiş olan Hz. Peygamber (s.a.v.) başarının sırrını şu veciz kelimelerle ifade buyurmuştur: “Hepsinde hayır olmakla beraber Allah katında kuvvetli mümin zayıf müminden daha değerlidir. Sana faydalı olan şeyi gerçekleştirmede ısrarlı ol, âcizlik getirme. Neticede başarısız olursan şöyle söyle: “Kader böyleymiş, Allahın dilediği olur.” Sakın keşke şöyle olsaydı, böyle olsaydı deme. Çünkü keşke sözü şeytan işine kapı açar. (İbni Mâce, Hadis no: 4168)

Velhasıl, başarılı olabilecek gençlerin kaliteli insanların önünü açalım, zihinlerimizi arındıralım, kadere inanmak insanı güçlü ve cesur kılar. Mümin neticeye razı olur, kusuru varsa tekrarlamaz, böylesi hayırlıdır. Bizim hayır sandığımız belki de şer olabilir, şer sandığımız da belki hayır olabilir. Biz bilmeyiz, Rabbimiz bilir der ve teselli olur. Bir sonraki iş için gücünü moralini kaybetmez, her işe aynı azim ve gayretle girişir. İşlerin önceden Allah tarafından planlanmış olması insanı büsbütün devreden çıkarmaz. İnsan olarak görevi tam yaptıktan sonra başarılı olmak ve olmamak, neticeyi Allah’tan bilmek şımarma ve üzülmeyi ortadan kaldırır. Evet dostlar uzun lafın kısası; doğru, dürüst çalışkan başarılı insanlarla hareket ederiz de, Yeni Türkiye yolunda Allah hepimizin yar ve yardımcısı olur..

Allaha emanet olun, kalın sağlıcakla..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim