• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Kayseri : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İstanbul : 25 °C

Koca bir camianın faturasını Sayın Gül’e çıkarmayalım!..

Koca bir camianın faturasını Sayın Gül’e çıkarmayalım!..
Ahmet Sever’den “belden aşağı” fıkra… Hem de kimlerin önünde!

Öncelikle…

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan ile bir önceki Cumhurbaşkanımız Sayın Gül’ün “sürpriz  buluşması”nı memnuniyetle karşıladığımı belirtiyor ve her iki “dava adamı”nın el ele vermelerinden başka bir “çıkar” yolun olmadığını ifade ediyorum.

Evet…

Geçelim bugünkü mevzumuza:

Şu, “Abdullah Gül ile 12 yıl” kitabı.

“Baştan sona” okudum.

Çala kalem yazılmış, “risalecik” kıvamında, 17 liralık fiyatı çok abartılı.

Doğan Grubu için küçük, Ahmet Sever için büyük bir adım!

Buraları geçelim…

Efendim;

Eski danışman Ahmet Sever, Aydın Doğan’ın gazetesine “Kitabımı Abdullah Bey baştan sona okudu, hatta bazı düzeltmeler yaptı!” derken...

Sayın Abdullah Gül, Ahmet Sever’i şu açıklamasıyla –adeta- yalanlıyordu:

 “Hayır; herhangi bir müdahalem ve yönlendirmem sözkonusu değildir, kitaba sıcak bakmadığımı Ahmet Sever’e de aktarmıştım!”

Sayın Gül, Ahmet Sever’in iddia ettiği gibi kitabı baştan sona okumuş ve hatta bazı düzeltmeler yapmışsa, buna düpedüz “müdahale” ve “yönlendirme” derler.

Yapmamışsa…

Ahmet Sever’in yaptığına “Sayın Gül’ün hoşgörüsünü istismar” derler!

Kitabı baştan sona okuyunca, “Böylesine ‘ayıplı’ bir kitap Sayın Gül’ün incelemesinden ve onayından geçmiş olabilir mi?” diye düşündüm.

Niçin böyle düşündüm?

Mesela, şu mevzu:

Sayın Gül son derece nazik bir insandır; “açık saçık fıkralardan” da hiç hoşlanmaz.

Kendisiyle defalarca sohbet etmişizdir, onun yanında “edep ihlâli”…

Asla!..

Siz bir danışman olarak, hem de bir “bayan”ın da bulunduğu bir ortamda “belden aşağı” fıkra anlatacaksınız, üstelik bunu Cumhurbaşkanımızın karşısında yapacaksınız…

Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül de buna tepki göstermeyecek ve hatta bu yaptığınıza “kahkahalarla” gülecek!

Kitabın 87. Sayfasında böyle bir “müstehcen fıkra” var.

İddiasına göre Ahmet Sever, son derece “pis” bir fıkra anlatıyor…

Berbat, iğrenç fıkrayı sonuna kadar dinledikleri ve bununla da yetinmeyerek “kahkaha” attıkları iddia edilenlere bakın: 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Zeynep Damla Gürel Hanımefendi, Ahmet Ertürk, Ferden Çarıkçı, Sadık Arslan, Hüseyin Avni Karslıoğlu, Kemal İlter, Yusuf Müftüoğlu.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın önünde, böyle iş toplantılarında “pis” fıkralar anlatılır mıydı?..

Hele “bayan”lı ortamlarda böyle şeyler yapılır mıydı?..

Sanmıyorum.

Sanmıyorum da…

Hadi diyelim, bir boşluk oluştu, sinirler boşaldı ve  böyle bir şey oldu…

Olsa bile böyle şeyleri “kitaba” koymanın ne anlamı vardı?..

 Ahmet Sever, “Sayın Gül işte bu kadar hoşgörülüydü” mü demek istiyor, yoksa “Ben Cumhurbaşkanı’na kahkaha attıracak kadar güzel fıkra anlatırım” mesajını mı vermek istiyor?..

Sayın Gül, Ahmet Sever’in Doğan gazetesine konuşurken iddia ettiği gibi kitabı okumuş olsaydı...

Üstelik “düzeltmeler” yapacak kadar dikkatle okumuş olsaydı, o “çirkin” bölümü atmasını istemez miydi?

Bir başka mesele…

Ahmet Sever, Sayın Abdullah Gül’ü “Zinanın suç olmamasından yana”ymış gibi göstermiş!..

Vahim!..

Yani… Sayın Gül, Türkiye’nin “faydasız” tartışmalardan dolayı “sıkıntıya girmemesini” istemiş ve bundan dolayı bazı “çekincelerini” ifade etmişse bile… Ahmet Sever’in, hem de  “Ya Abdullah, nereden çıktı bu zina?”(Sayfa 64)ara başlığı altında bu meseleye “vurgu yapmasının”  mânâsı nedir? 

Faydası nedir?

Sayın Gül, böyle lüzumsuz mevzuların gündeme getirilmesini, “zina” konusunun bir kitap vasıtasıyla yeniden ülke gündemine sokulmasını elbette istemez. Bir başka mesele:

Kitap, Ahmet Sever’in çok büyük bir “ego” şişmesi yaşadığını gösteriyor, egosunu öne çıkarttığı nisbette de Sayın Gül’e ve diğer ekip arkadaşlarına “tepeden bakar” hal dikkat çekiyor.

Türkiye için çok kritik bazı “AB müzakerelerinde”, başka birçok mühim dönemeçte, Ahmet Sever’in uyarıları “sayesinde” önemli mesafeler alınmış!

Kitabında bir kez olsun “Şu nokta da ben hatalıydım” demiyor ama “Abdullah Gül Ekibi”nin çok önemli bir mensubunun “hata itiraflarına” özellikle yer veriyor. (Sayfa 53)

Ahmet Sever, üstü örtülü olarak, Dünya görüşlerini benimsediği gazetecilerin Sayın Gül’le bağlarını kuvvetlendirdiğini, diğerlerinin bağlarını ise zayıflattığını da ortaya koyuyor kitabında.

Bu da “başarı” hanesinde!..

• 

Doğrusu bu kitap vaktimizi gereğinden fazla aldı. Amma velâkin, tamamen boş iş de sayılmaz yaptığımız. “Muhafazakâr ruh halini” ortaya koymuş oluyoruz bu yazılarla. “Marksist” takımı, Ahmet Sever gibi, “çatır çatır” okuyor bildiğini…

“Muhafazakâr” ise…

Hadi neyse!..

Koca bir camianın faturasını Sayın Gül’e çıkarmayalım!.. 

serdar arseven köşe yazısı

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim