• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kayseri : 7 °C
  • Ankara : 3 °C
  • İstanbul : 9 °C

Kurtulmuş Ekonomi ve Gelecek Vizyonuyla İlgili Bir Sunum Yaptı

Kurtulmuş Ekonomi ve Gelecek Vizyonuyla İlgili Bir Sunum Yaptı
Numan Kurtulmuş, Sepetçiler Kasrı'nda düzenlediği ekonomi konulu sohbet toplantısında "Ekonomi alanında değişim süreci ve gelecek vizyonu" konulu bir sunum yaptı.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Türkiye yapmış olduğu bütün reformları koruyarak ama yeni dönemin şartlarını da bilerek, yeni atılımlar, yeni hikayeler ile üretim eksenli güçlü bir Türkiye ekonomisi kurmanın gayreti içerisinde olacaktır" dedi.

Kurtulmuş, Sepetçiler Kasrı'nda düzenlediği ekonomi konulu sohbet toplantısında "Ekonomi alanında değişim süreci ve gelecek vizyonu" konulu bir sunum yaptı. 

"Türkiye'nin önce ekonomiyi düzeltelim, kişi başına milli geliri 25 bin dolara çıkaralım sonra demokrasimizin standardını yükseltelim deme şansı dün de bugün de yok" diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin her iki alandaki reformlarını eş anlı olarak yapması gerektiğini belirtti.

Kurtulmuş, bugünden 2023'e kadar olan dönemin Türkiye'nin dönüşüm süreci olacağını dile getirerek, siyasi partilere, siyasi aktörlere bağlı olmaksızın Türkiye'nin ekonomik ve siyasi reformlarını sürdürebilmesinin gelecekteki en temel mesele olduğunu söyledi.

Türkiye'de 2002-2014 döneminde bürokratik oligarşinin zayıflatılması, katılımcı demokrasinin kuvvetlendirilmesi, milli iradenin güçlendirilmesi ve darbelerle yüzleşme adına çok büyük refromlar yaptıklarını anlatan Kurtulmuş, siyasi reformların tamamlanabilmesi adına dört temel alanda yapmaları gereken işlerin olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"İlk olarak Türkiye'nin yeni bir anayasa yapmaya ihtiyacı var. Mevcut anayasa Türkiye'nin dinamiklerini ve potansiyelini taşıyamamaktadır. Bu anayasa çerçevesinde başkanlık sisteminin dahil birçok konunun tartışılması, Türkiye'de etkin bir yönetim modelini sağlayacak toplumun farklı kesimlerinin eşit ve özgür yurttaşlığını sağlayacak bir anayasanın tesis edilmesi gerekiyor. Bugün gelinen noktada 2015 seçimlerinden sonra Türkiye yeni anayasasını yapamazsa halka karşı olan sorumluluğunun bir kısmını yerine getirememiş olacaktır. Anayasayı yapma meselesi sadece iktidar partisinin değil, hem parlamentodaki bütün partilerin vazifesidir hem de Türkiye'nin siyasi entelektüel tarafların vazifesidir.

İkinci alan terörün sona erdirilmesidir. Türkiye'nin 30 yıllık terörle mücadelesinin karşılaşmış olduğu ekonomik maliyet en basit hesaplama ile 1,2 trilyon dolardır. İçeriden ve dışarıdan birtakım provokasyon ve engellemelere rağmen çözüm süreci kendi rotası ve istikametinde devam etmektedir. Çözüm süreci yeni Türkiye'nin yeni hikayesinin en önemli ayaklarından birisini oluşturuyor. Çözüm süreci sadece Türkiye'nin milli bir projesi ya da başarısı olmasının ötesinde, Ukrayna'dan Yemen'e kadar bir başarı öyküsü olacaktır. Türkiye ekonomik ve siyasi olarak bir model olmanın ötesinde bir ilham kaynağı olmuştur. Aynı şekilde çözüm sürecinin de coğrafyamız için ilham kaynağı olacağına inanıyorum."

Reform sürecinin üçüncü ayağının antidemokratik tüm yasaların temizlenmesi olacağını söyleyen Kurtulmuş, siyasi partiler yasası, seçim yasası, meclis içtüzüğü gibi darbe anayasasının getirdiği tüm yasaların Türkiye'ye ayak bağı olduğunu vurguladı.

Mevcut seçim sisteminin eksik yönlerini anlatan Kurtulmuş, dördüncü reform alanının ise toplumsal bütünlüğün sağlanması olacağını dile getirdi.

Türkiye'nin uzun yıllar boyunca farklı kesimlerin bir arada yaşadığı bir ülkenin adı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Vatandaşlarının etnik kimliğine karşı sağır olan, vatandaşlarının mezhebi farklılığına karşı sağır olan, vatandaşlarının dini kimliklerine karşı duyarsız olan bir Türkiye vardı. Türkiye'de kim hangi kimlik içinde özgür ise bunu özgür ve eşit bir şekilde ifade edebileceği bir Türkiye'nin kurulması boynumuzun borcudur. Bu toplumsal bütünlük, sosyolojik anlamda yeniden tesis edilmeden toplumsal bütünlüğün sağlanması mümkün değildir. Bu nedenle bizim 2023 sözleşmemizin temelinde insan yatırıyor. Toplumsal bütünlüğün sağlanabilmesi için başta anayasal ve yasal olmak üzere, örneğin Türkiye vatandaşlığı kavramı üzerine ortak bir kimlik inşa ederek yolumuza devam edeceğiz" dedi.



"Türkiye bundan sonraki süreçte daha güçlü bir üretim yapısına geçmek durumundadır"



Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin 2000-2001 kriz döneminde çok büyük zorluklar yaşadığını dile getirerek, AK Parti iktidarları dönemlerinde de bazı ekonomik dayatmaların yapıldığını ve bunlardan birisinin Gelir İdaresi'nin özerkleştirilerek bir nevi Düyunu Umumiye'ye götürülmesi olduğunu söyledi. 

AK Parti'nin bunlara direndiğini aktaran Kurtulmuş, aradan geçen yıllara rağmen CHP'nin 2015 seçim beyannamesinde Gelir İdaresi'nin özerkleştirilerek yeni bir Düyunu Umumiye uygulayacağını kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, AK Parti hükümetleri dönemlerinde alınan tedbirler sayesinde bütçe açığının disipline edildiğini, kamu borçlanması, işsizlik, enflasyon gibi makro göstergelerin istikrara kavuşturulduğunu söyledi.

Hikayenin bundan sonraki bölümü, hikayenin ikinci yarısı ve bundan sonraki yeni fasılda Türkiye'nin makroekonomik istikrarını sağladığı bütün reformları koruyarak yepyeni bir faza geçmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye bundan sonraki süreçte daha güçlü bir üretim yapısına geçmek durumundadır. Yeni dönemin ana sloganı 'Makro istikrardan mikro başarılara yönelmek' olmalıdır. Daha fazla üreten, daha fazla ihracat yapan ve yüksek katma değerli ürünlerde küresel anlamda rekabet edebilen bir Türkiye'nin oluşmasını istiyoruz. Bununla birlikte ihmal edemeyeceğimiz diğer bir konu da orta direktir ve orta direğin güçlendirilmesidir. Türkiye ekonomisinin ekonomik büyüklük olarak yüzde 65'ini ve istihdam büyüklüğünün de yüzde 80'ini KOBİ'ler oluşturuyor. KOBİ'lerin daha güçlü ve daha atak olması, işsizliğin azaltılması ve Türkiye'nin etkin yatırım alanlarına geçmesi açısından önemlidir."

Numan Kurtulmuş, makro başarılardan mikro başarılara geçmedeki diğer bir önemli alanın ise kamunun sosyal harcamaları olduğuna işaret ederek, 1998 yılında Türkiye'nin sosyal harcamalarının 36 milyar dolar ve sosyal yardımların 542 milyon dolar olduğunu hatırlattı.

Kurtulmuş, bugüne gelindiğinde AK Parti hükümetlerin icraatları ile sosyal harcamaların 146,6 milyar dolar ve sosyal yardımların 8,1 milyar dolar düzeyine ulaştığına dikkati çekti.

Türkiye'nin cari açığı düşerken, büyümeden asla feragat etmeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, bir maceraya girmeden Türkiye'nin yapmış olduğu bütün reformları koruyarak, ama yeni dönemin şartlarını da bilerek yeni atılımların, yeni hikayelerin üretim eksenli güçlü bir Türkiye ekonomisi kurmanın gayreti içerisinde olacaklarını söyledi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim