• BIST 106.404
  • Altın 146,968
  • Dolar 3,4891
  • Euro 4,1811
  • Kayseri : 34 °C
  • Ankara : 35 °C
  • İstanbul : 28 °C

KURTULMUŞ’UN PENCERESİNDEN FAİZ LOBİSİ

KURTULMUŞ’UN  PENCERESİNDEN FAİZ LOBİSİ
Faiz Lobisinin de Üstünde ‘Kaos Lobisi’ Var
Dünyanın birçok ülkesinde kaos lobisine dahil güçler; hedef seçtikleri ülkelerde iç savaşa, çatışmaya yol açacak manipülasyonlar yapmakta ve siyasi/iktisadi kaos içine sürükleme çabasındadırlar.”

Son yılların en önemli siyasi hareketliliğini yaşayan isimlerden biri olan Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un; hep ön planda olan siyasi özelliğinin arkasında güçlü bir akademisyen dinamiği var. Bu özelliği Kurtulmuş’u AK Parti’ye geçtikten sonra kısa bir süre sonra; partinin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine taşıdı. Ancak Prof. Kurtulmuş’un birikimi, dünyayı okuma yeteneği ve en önemlisi de dinamik enerjisi; onun Türkiye’ye daha çok büyük hizmetler edeceğini güçlü bir şekilde kendini hissettiriyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde uzun yıllar öğrencilerine Sosyal Siyaset, Çalışma Ekonomisi ve İnsan Kaynakları Yönetimi’ni anlatan Kurtulmuş için; şimdiye kadar anlattıklarını artık icra etme zamanı. Küresel ekonomi çarkının nasıl işlediğini çok iyi bilen Kurtulmuş’un aynı zamanda dünyadaki siyasi gelişmelere olan ilgisi; kendisine ilişkin beklentileri yükseltiyor. Başbakan Erdoğan’ın yurtdışındaki gezilerde yanından ayırmadığı, yurtiçindeki kimi kritik toplantılara da mutlaka katılmasını istediği Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ile hem ekonomiyi, hem siyaseti hem de uluslararası güç dengelerindeki değişiklikler karşısında Türkiye’nin pozisyonunu konuştuk.
Mısır’da gözü dönmüş cunta yönetiminin sabah namazına duran Müslüman kardeşlerimizin üzerine kurşun yağdırarak 200 kişiyi şehit etmesini ve binlerce kişiyi de yaralaması nedeniyle Kurtulmuş ile söyleşimize Mısır’daki sıcak gelişmeyle başladık.
Mısır’dakine benzer bir kalkışma Türkiye’de denendi. Gezi olayları sürecinde yoğun olarak faiz lobisi konuşuldu. Ancak bu konuda herkesin farklı bir algısı var. Faiz Lobisi kimlerden oluşur? Bunu okurlarımız için resmedebilir miyiz?
Gezi meselesine biz; başından beri çevre duyarlılığıyla yola çıkanlar ile bulanık suda balık avlamak isteyenleri ayırt ediyoruz. Olayların farkındayız.

KURTULMUŞ’UN PENCERESİNDEN FAİZ LOBİSİ

Bulanık suda balık avlamak isteyenler kimler?
Cumhuriyet Halk Partisi gibi bu işten siyasi rant elde etmek isteyenler olduğu gibi İşçi Partisi ve TGB gibi buradan kazanım sağlamaya çalışan küçük grupların yanı sıra birçok karmaşık yapıdan söz edebiliriz. Başka kimler olabilir? Türkiye’de siyasi istikrarı bozarak bunun üzerinden kendi siyasi ve ekonomik güçlerini arttırmak isteyenler... Türkiye’nin yapmış olduğu demokratik ve ekonomik atılımların önüne geçmek isteyenler... Çözüm sürecini baltalamak isteyenler... Dünyada yeniden dağıtılan enerji kartlarında Türkiye’nin payının olmaması ya da çok az olmasını isteyenler... Suriye’nin çözüm sürecinde Türkiye’nin dışarıda kalmasını isteyenler... Bunlar arasında ekonomik amacı olanlar pek görülmez. Görünmeyenlerin birisi de faiz lobisidir. Tabii “Faiz Lobisi”nin üstünde bir de “Kaos Lobisi” var.

FAİZ LOBİSİNİN DE ÜSTÜNDE KAOS LOBİSİ VAR

Kaos Lobisi, bu ilginç bir kavram bu daha üste duran bir oluşum mu? Ne iş yapar bunlar?
Kaos Lobisi dünyanın birçok yerinde siyasi ve iktisadi kaoslar oluşturarak savaşlar ve çatışmalar üzerinden güç devşirmeye çalışıyor. Obama’nın ikinci döneminde ABD, kendi ağırlıklı alanını Ortadoğu’dan Pasifik’e doğru kaydırıyor. Belki Çin’i dengelemeye çalışıyor.
Bunun için mümkün olduğu en kısa sürede buradan çıkmak istiyor. ABD’nin burada olmasının maliyeti çok yüksekti. Ortadoğu’da istikrar ve müzakereye dayalı bir barış ortamının olması yönünde bir iradesinin olduğu görülüyor. Bunun için de bu bölgede sorunların olabildiğince azaltılması lazım. Ama Amerika’daki Neoconlar, İsrail lobisi içindeki Kaos yanlıları, dünyanın birçok ülkesinde Kaos Lobisine dahil güçler; hedef seçtikleri ülkelerde iç savaşa, çatışmaya yol açacak manipülasyonlar yapmakta ve siyasi/iktisadi kaos içine sürükleme çabasındadırlar.

ORTADOĞU’NUN ANAHTAR KELİMELERİ MÜZAKERE VE BARIŞTIR

Bütün bunları bir “Kaos Lobisi” başlığı altında toplayabiliriz. Kaos Lobisi dünyanın birçok yerinde kısa vadede krizler çıkararak toplumların kendi ayakları üzerinde durmasını önlemeye çalışıyor. Son dönemde yaşanan olayların arkasında bu Kaos Lobisinin önemli bir yeri olduğunu görmek lazım.
Bizim amacımız bütün sorunların müzakereyle ve barışçıl bir şekilde çözüldüğü bir ortamın oluşturulmasıdır. Bunun gayreti içerisindeyiz. Onların bir iradesi varsa halklarında bir iradesi ve en nihayetinde Allah’ın da bir hesabı vardır.
Bu iş o kadar da kolay değil. Burada anahtar kelime müzakere ve barıştır. Bizim için aslolan şey barıştır. Barışın sağlanabilmesi için her konuyu her şekilde bütün taraflarla müzakere edebilecek bir siyasetin Ortadoğu’da hâkim olmasını istiyoruz.
Kaos Lobisi neden bu kadar, güçlü ve cesur davranabiliyor?

Çünkü parayı kontrol eden dünyayı da kontrol eder. Türkiye açısından bakarsak; 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye’nin borçlanma faiz oranı yüzde 63 idi. Yani devletin paraya ihtiyacı olduğu için borç verenler yüzde 63 kazanıyordu. Mayıs 2013’e geldiğimizde bu faiz oranı Cumhuriyet tarihinde rekor bir seviyeye düştü ve 4,61 oldu. Biz bunun hesabını yaptık. Eğer faiz lobisi 10 yıl boyunca yüzde 60 ile devlete borç vermiş olsaydı. Devletin kasasından alacakları para 642 miyar TL (yani 325 milyar dolar) olacaktı. Bu nominal değerdir. Eğer bugünkü değerine tahvil ederseniz bu miktar 450 milyar dolara çıkıyor.

Kaos Lobisinin en önemli güç kontrol alanlarından biri paradır, faizdir. Bu para için siyasi suikast de yapar, dünya savaşları ve bölgesel çatışmalar da çıkartırlar.

BORÇ İHTİYACIMIZ AZALIYOR, BUNDAN ÇOK RAHATSIZLAR

İşin bir de bankalar kısmı var. Kaos Lobisinin güdümündeki Faiz Lobisi Tanzimat’tan bu yana Türkiye’nin başına beladır. Tanzimat’tan bu yana en temel sıkıntılarımızdan biridir bu. Bütçeniz yetmezse hemen içerdeki zadegâna borçlanırsınız. Önceleri “Galata Bankerleri”ne borçlanılırdı, şimdi az sayıda zadegana borçlanılıyor. Çok şükür Türkiye’nin borç ihtiyacı azalıyor. Tabiî ki, bundan birileri rahatsız olacaktır. Anadolu’da güzel bir laf var: ‘Suyun taşıyla suyun kuşunu vurmak’. Ne güzel... Fabrika kurmuyorsun, üretim yapmıyorsun, işçiyle ve satışla uğraşmıyorsun. Reklam derdin yok. İhracat veya ithalat zahmetine katlanmıyorsun. Sadece faizden büyük paralar kazanıyorsun. Bu çarkla uğraştığınız zamanda işte adamlar kıyameti kopartıyor.
Piyasa yapıcı bankalar da bu işin içinde mi?
Türkiye’nin 2012’de en çok kâr yapan 13 şirketinden 10 tanesi bankadır. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ekonomi yok. Mesela bir özel bankanın kazandığı para üç kamu bankasının kazandığından daha fazla...

REEL EKONOMİYİ FONLAYAN GÜÇLÜ BANKALARIMIZ OLSUN

Peki, bu kadar kazandıkları halde Türkiye’den ne istiyorlar?
Biz Türkiye’nin güçlü bankalarının olmasını istiyoruz. Sadece tüketiciyi değil, üreticiyi çok iyi fonlayan, kredi veren, Türkiye’nin kalkınması için kredi imkânlarının ağzını açan bankalardan gerçekten memnun oluruz. Ama bakıyorsunuz çoğu bu istikamette çalışmıyor. Çoğu kolay şekilde para kazanmak için çalışıyor.

YARIN: MAKRO BAŞARIYI MİKROYLA TAÇLANDIRMA ZAMANI
TARİH; DARBECİLERİ DEĞİL, ÖZGÜRLÜK ŞEHİDLERİNİ YAZACAK

Mısır... İslam Âlemi yasta... 200 şehit ve binlerce yaralı... Bir despot zalim çıkıp seçimle işbaşına gelmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi içeri atmış... Siz ne diyorsunuz?
Mısır; firavunların döneminden beri gelen tarihi boyunca ilk kez seçimle iş başına gelen bir cumhurbaşkanı eliyle idare edilmeye başlanmıştı... Bazen siyasetin durduğu anlar vardır. Siyasi konuşmaların ötesinde insani ve İslami konuşmanın zorunlu olduğu anlar. Mısır hadisesi karşısında da biz böyle bir halet-i ruhiye içerisine girdik. Çünkü hayat sadece siyasetten ibaret değil. İşte Mısır’daki darbeye ‘darbe’ diyemeyenler, yaşanan bu katliamın sorumlularındandır. İnsanlar cemaatle birlikte namaz kılarken şehit ediliyor ve buna bir şey demiyorsunuz. Ya da bir şey diyenler de ayıp olmasın veya dostlar alışverişte görsün kabilinden zalimi destekleyen ve cesaretlendiren anlamda cümleler kurdular.
Bu tavırlar; darbeci Sisi ve cuntacı ekibini cesaretlendiriyor mu?
Tabii ki, cesaretlendiriyor ve ciddi derecede şımartıyor. Bu ‘geliyorum’ diyen bir katliamdı ve maalesef bütün dünyanın gözü önünde, birilerinin desteğiyle oldu. Şehitlere Allah’tan rahmet diliyorum. Büyük bir hüzün içerisindeyiz. Onlar şu mübarek Ramazan gününde bir özgürlük mücadelesi yolunda şehit oldular. Ben Sisi ve arkadaşlarına biraz tarih okumalarını tavsiye ederim. Eğer zulümle abad olunsaydı Hitler faşizminin hiç yıkılmaması gerekirdi. Stalin komünizminin hiç yıkılmaması lazımdı. O kadar büyük devletler ve sistemler kurmuş olmalarına rağmen onlar ayakta durmadılar. Tarih Sisi’nin de adını hatırlamayacaktır. Hiçbir Mısırlı bundan 30-40 yıl sonra bu adamların isimlerini dahi hatırlamayacaktır. Halkına karşı bu despotça tavırdan vazgeçsinler. Buradan çok net söylüyorum. Susanlar, destek verenler, timsah gözyaşı dökenler hepsi bu katliamdan müteselsil olarak sorumludurlar.
Batının sinik refleksini de göz önünde bulundurursak Mısır’ı nasıl bir süreç bekliyor?
Ben şuna inanıyorum. Sonuç ne olursa olsun Mısır halkı kazanacaktır. Halkı öldürebilirsiniz. Şu anda Sisi ve ekibinin tanklar, toplar, uçaklarla Adeviye Meydanı ve diğer özgürlük alanlarında gösteri yapan herkesi öldürme gücü var. Ama asla başarılı olamaz. Çünkü başarılı olmak için halkıyla barışık bir yönetim kurmak şarttır.

MISIR HALKI ÖZGÜRLÜĞÜN TADINI ALDI

Son 70 yıldır despot yönetimler tarafından ezilen Mısır halkı özgürlüğün ve demokrasinin tadını aldı. Bundan dönüş yok. Dolayısıyla yapılması gereken en doğru ve en akıllıca iş, bir an evvel demokrasinin önünü açmaktır. Özetle cunta yönetimi özür dileyerek Mısır halkına özgürlüğünü ve iradesini geri vermelidir. Türkiye olarak Mısır halkının yanındayız. Mısır halkının haklı taleplerini dile getirmeye devam edeceğiz. Sayın Başbakanımızın dediği gibi bütün dünya sussa da Türkiye susmayacaktır. Hakları geri verilinceye kadar Mısır halkının yanındayız. Elimizden ne geliyorsa bunu açıkça yapıyor ve söylüyoruz. Hiç olmazsa tarihe karşı olan sorumluluğumuzu yerine getirelim. Haksızlık karşısında susmuyoruz.

YENİAKİT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim