• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kayseri : 2 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İstanbul : 14 °C

Maceracı Murat Yeni eleştirilere cevap verdi

Maceracı Murat Yeni eleştirilere cevap verdi
Samanyolu TV'de program yapan Murat Yeni son günlerde yaptığı paylaşımlarla dikkat çekiyor. Yeni gelen eleştirilere yönelik olarak açıklama yaptı görüşlerinin arkasında durdu.

www.kayserinews.com  kayserinin en güncel haber sitesi mutlaka tıklayın facebook sayfamız ve twitter sayfamız'dan takip edebilirsiniz.

 

Kayserinews.com

 

@Kayserinewscom twitter sayfamız takip edebilirsiniz

TIKLAYIN BEĞENİ YAPIN FACEBOOK SAYFASI HABER TAKİP SİSTEMİ .https://www.facebook.com/kayserinewscom-261415263889283/?fref=ts

 

 

Murat Yeni, cemaat ve AKP hükümeti arasında özellikle 17/25 Aralık sürecinden sonra yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

Kafasının özellikle son bir yıldır, bu konularda karışık olduğunu ifade eden Yeni, son dönemlerde yaşanan 'paralel yapı' operasyonları, kayyım atamaları, hizmet camiasının yaşananlar karşısındaki tepkilerini değerlendirdi. 

İşte Murat Yeni'nin Onyediyirmibeş'e yaptığı açıklamalardan satır başları:

 HİZMET ERLERİNİN EMEKLERİNİ KİMSE YOK SAYAMAZ 

 Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarınızın ardından ciddi bir tepki aldınız. Öncelikle bu açıklamalarınızı ve tepkilere karşı yorumunuzu sormak istiyorum... 

Sosyal medyada aslında sevgi, kardeşlik, devletimin ve milletimin bütünlüğünü istemekten başka bir konu içeren bir mesaj yayınlamadım. Bu dönemde sanırım yaşanan olay ne olursa olsun fikrinizi bağımsızca söylemek mutlaka bazı çevrelerin tepkisini alıyor.  Sosyal medyada hergün hatta her an tabir yerindeyse bir cinayet işleniyor. Birileri birşeylerle yaftalanıyor. Bu her kesim için geçerli. Ama eğer bana gelecek olursak söylediğim gibi ben; sevgi, kardeşlik, devletimin, milletimin bütünlüğünü istemekten ve düzgün üslup vurgusu yapmaktan başka bir paylaşım yapmadım. Bunlara tepk gösterilmesi beni şaşırttı.



 -Bu açıklamalarınız AKP'ye sıcak baktığınız eleştirilerine ve  'bugün hala STV'de olsaydı ve para kazanıyor olsaydı bunları söylemezdi' yorumlarına sebep oldu bu konuda düşünceniz?

Yemin ederek söylüyorum ben STV'de çalıştığım süre boyunca bir gün bile 'bugün kovulacağım' tereddütü olmadan işime gitmedim. Ben kadrolu çalışıyordum Zaman'da ve beni işten çıkardılar. Ben yeri geldi 1 ay evime gitmeden evimden uzakta Ramazan yaptım. Yeri geldi Anadolu'yu köşe bucak dolaştım. Evet bu benim işim ama hep hakkını verdim. Bazıları bana 'samantv'yi sevmiyoruz ama sen varsın seni izliyoruz dedi. Evet bunların hepsi yaşandı. Ve kadrolu olarak çalıştığım halde beni işten çıkardılar. Ben TRT'ye geçtim. Dikkatinizi çekerim Samanyolu'ndan TRT'ye ilk transfer bendim. Ama ardından yaygaralar koptu. 'Cemaat TRT'yi bastı dediler. O zamanki Genel Müdür İbrahim Şahin kapıyı kapattı benimle konuştu ve işten çıkarıldım. Tazminat bile verilmeden kapının önüne kondum.  

BEN DEVLETİMİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIM 

Peki neden tepki gösterildiğini düşünüyorsunuz ve bu tepkiler hakkında ne düşündünüz?

Ben 19 yıl boyunca şu anda bana tepki gösteren camianın içerisinde bulundum. Yaptığım Maceracı programı gereği Anadolu'yu karış karış dolaştım. Oradaki insanların hasbiliğini, vefasını, canayakınlığını gördüm. Ve bir bakıma çalıştığım kurumun sosyal tepki analisti oldum.  Hizmet camiası içerisinde bize öğretilen ilk düsturlardan birisi, hatta benim İslam'ın 6. şartı dediğim 'haddini bilmek'ti. Her zaman, samimi olarak bu davaya gönül vermiş olan abilerimden ablalarımdan ögrendiğim bu düstur üzerinden hareket etmeye çalıştım. Gittiğim şehirlerde yaşadıklarımı eleştirileri, olumlu görüşleri hep aktardım. Bunlar tabiiki benimde insanları tanımamı ve birikimlerimin oluşmasına neden oldu.  Bu çerçevede birikimlerim doğrultusunda net bir şekilde söyleyebilirim ki. Benim sosyal medya paylaşımlarımın altında hakaret hatta küfür yazan insanlar bu camia içerisinden olamaz.  Çünkü hizmet eri bir insan tevekkül esaslı davranan kişidir. Bize öğretilen ve benim karakterim budur.  O yüzden bu şekilde üslupsuz tepki gösterenlerin hizmet eri insanlar olduğunu düşünmedim. Bu kişiler olsa olsa troldür.  Bu sebeple de benim için çok önem arzetmedi.  


GÖNÜLLERİN KATiLi OLMAYIN 

Tepki göstermelerinin mutlaka sizin düşüncenizde bir şekillenmesi olmuştur. Aslında tam olarak bunu sormak istiyorum.

Tabii ki oldu. Aslında özellikle 17/25 Aralık sürecinden sonra kafam bu konularda karışıktı. Karışıklıktan kastım şu; 'bu olayların cemaat ile ne ilgisi var' dedim. Bana göre hiçbir ilgisi yoktu. Hala da olmadığını düşünüyorum. Fakat nedense bir anda tabir yerindeyse cemaatin üzerine kaldı.  19 yıldır içerisinde olduğum ve neredeyse hiç görmediğim bilmediğim insanlar cemaatin sözcüsü gibi bu gelişmeleri devletin aksi yönünde dillendirmeye başladılar.  Bülent Keneş, Sevgi Akarçeşme, Asım Yıldırım, Gültekin Avcı, Emre Uslu... kim bunlar? Ben Hidayet Karaca'nın yanında oldum. Destek için gittiğim yerlerde yanında olduğumu göstermek için gittim. Aşırı bir tepki vermedim. Çünkü bize öğretilen gönüllerin katili olmamak ve tevekküldü. Peki en büyük tevekkül nedir? Duadır. Ben dua ettim... Hala da ediyorum.  

SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR DEDİLER DİLLİ BİR SÜRÜ ŞEYTAN ORTAYA ÇIKTI
Haksızlığa karşı tabiiki susulmaması gerekir. Fakat şöyle bir örnek vereyim. Eğer birisi sizin boğazınıza yapıştıysa ve sıkıyorsa yapacağınız ilk şey boğazınızı sıkan o eli itmeye çalışmaktır. Fakat şimdi yapılan eli itmekten ziyade bağırmak. Önce eli itmek yani masumiyet karinesini ortaya koymak gerekir. Fakat bu insanlar bunun yerine bağırmayı seçti. En çok kızdığım nokta budur. Bu şekilde bir tavır hizmet erine, Anadolu daki gördüğüm tanıştığım bu hizmetin güzel insanlarına haksızlıktır.  Az önce bahsettiğim isimler (Bülent Keneş, Sevgi Akarçeşme, Asım Yıldırım, Gültekin Avcı, Emre Uslu) bunları yapıyor. Asım Yıldırım'a bu konuda sms gonderdım. Verdiği cevap sen kuzuları ye oldu. Bunlar hizmet camiasına yakışan davranışlar değil... Hizmet eri gönül kırmaz, elinden geleni yapar ve tevekkül eder.. 

 Haksızlık karşısında bunu dile getirmenin, söylemenin, yazmanın yanlış olduğunu söylemek istemiyorsunuz sanırım?

Tabiiki hayır. Zaten en büyük yanlış anlaşılan noktalardan birisi budur. Ben üsluptan bahsediyorum. Sosyal medyada da en çok dile getirdiğim nokta budur. Haksızlığı söylemeli, bunun için yazılması çizilmesi gerekiyorsa yapılmalı fakat bunu trolluk düzeyine getirmek yakışmıyor.  Yaptığım şey tamamen üslup vurgusudur. Yani ben devletimin milletimin bölünmezliğinden yanayım deyince neden bana üslupsuz hakaretler geliyor. 

 Tam burada şunu sormak gerekiyor.. Devletimin milletimin yanındayım derken bunu AKP olarak algılayıp tepki verdiklerini mi düşünüyorsunuz. 

Bunu şöyle izah edeyim. Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız ve diğer görev yapan yetkililere karşı ağır ithamlar kullanılması kesinlikle hoş değil. Sevgi Akarçeşme örneğini vermek istiyorum. Daha kayyım olayları vesaire olmadan önce Sevgi Akarçeşme İngilizce olarak defalarca kendi devletini ve idarecilerini dünyaya şikayet etti. Yani az önce verdiğim örnekteki gibi eli etmeden önce, eğer bir suçlama varsa buna karşı masumiyet açıklamaları yapmak yerine bağırmayı tercih etti.  AK Parti'ye gelince, AK Parti'ye oy veren insanlar annem, babam, kardeşim, kaynım vs. bu insanlara nasıl sırt dönülür. Bazıları çıkıp meharetle anlatıyor. İşte cemaat için annemden babamdan vazgeçtim. Falancaya sandelyeyi fırlattım. Bu düşünceler bu yaklaşımlar yanlış. 

ZAMAN ZATEN İKİ YIL ÖNCE AKP'NİN DEĞİLMİYDİ? ŞİMDİ KAYYIM ATANINCA NE DEĞİŞECEK? -

Peki kayyım atamaları gibi uygulamaları haksız görmüyor musunuz? 

Buna şu şekilde yaklaşmak gerekiyor. Bundan 2 yıl önce Zaman Gazetesi zaten boy boy AKP manşetleri atmıyor muydu? AKP'nin politikalarını övmüyor muydu? Şimdi be değişti. Arada yaşananları herkesin görmesi gerekiyor. İşte bu yuzden ben devletimin milletimin yanındayım. Birliğinin ve bütünlüğünün yanındayım diyorum.  Bence şunu artık bilmek ve kabüllenmek gerekiyor. Bu kurumlar bu şekilde devam ettiği sürece hepsi aynı akıbeti yaşayacak. Okulların tamamı kapanacak.

HOCAEFENDİ EVLERiNE ATEŞLER SALSIN, YUVALARI DAĞILSIN DEMEDİ Mİ? ŞİMDİ BİR BAKIN KİMLER BU HALDE?

Hocaefendi alim bir insan. Ben böyle düşünüyorum. Yaklaşık bir yıl önce Hocaefendi sohbetinde ne dedi? 'Kim paralelse, kim haksız ise evlerine ateşler salsın, yuvalarını dağıtsın' dedi. Gelinen noktada kimin ne halde olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.  

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim