• BIST 108.636
  • Altın 154,634
  • Dolar 3,8315
  • Euro 4,5314
  • Kayseri : 6 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İstanbul : 14 °C

“MADENCİLERİMİZ İÇİN 55 OLAN EMEKLİLİK YAŞINI BU TASARIYLA 50’YE DÜŞÜRÜYORUZ”

“MADENCİLERİMİZ İÇİN 55 OLAN EMEKLİLİK YAŞINI BU TASARIYLA 50’YE DÜŞÜRÜYORUZ”
Erdoğan, Gazze’yi yerle bir eden İsrail’in bir devlet terörü uyguladığını, dünyanın da susmaya devam ettiğini söyledi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, Gazze’yi yerle bir eden İsrail’in bir devlet terörü uyguladığını, dünyanın da susmaya devam ettiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, “Çocukları katledenler ve bu katliama sessiz kalanlar bunun bedelini er ya da geç ödeyeceklerdir” dedi. Erdoğan, Filistin’de katliamlar sürdükçe, çocuklar öldürüldükçe Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, partililerine ’tıpış tıpış sandığa gideceksiniz’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi. Erdoğan, “Kendi seçmenine ’Adam gibi, tıpış tıpış sandığa gideceksiniz’ diyen CHP Genel Müdürü, bir de utanmadan bize diktatör yakıştırması yapıyor” diye konuştu.

Her aileye 154 bin 450 lira

Başbakan Erdoğan, Soma’daki maden kazasında hayatını kaybeden ailelere yapılacak yardımlara ilişkin, "Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı, hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154 bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "AK Parti grubumuz TBMM’de yaz sıcağına aldırmadan, tatil rehavetine girmeden hatta Ramazan ayı ve orucun tatlı meşakkatini de omuzlayarak tam kadro olarak çalışmalarını sürdürüyor. Açıkçası 3 Kasım 2002’den itibaren TBMM çalışmalarına ayrı bir soluk getirmiş bulunuyoruz. TBMM’nin üzerine çökmüş rehavet ve atalet bulutlarını hamdolsun dağıttık. 12 yıl boyunca Meclis’i en verimli şekilde çalıştırmanın gayreti içerisinde olduk. Bizden önce bazen aylarca Bakanlar Kurulu’nun toplanamadığı oluyordu. Başbakan ve Bakanlar dahi düzenli olarak bir araya gelip ülkenin sorunlarını istişare edemiyor, sorunlara çözüm üretemiyordu. Hükümet görevini devraldığımız günden bugüne birkaç zorunlu istisna dışında her iki haftada bir Bakanlar Kurulumuzu düzenli topladık, düzenli olarak çalıştırdık. Hükümette yani icra makamında bunu yaparken AK Parti grubu olarak TBMM’yi çok verimli şekilde çalıştırdık. Aciliyet arzeden tasarı ve teklifleri bitirmeden, milletimizin acil olarak beklediği yasaları çıkarmadan Meclisi tatile çıkarmadık. Geçen hafta 10 Temmuz’da Terörün Sonlandırılması ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu çıkararak çözüm süreci yolunda ileri bir safhaya geçtik. Bugün de komisyondan geçen çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması dair kanun tasarısı Genel Kurulda görüşülmeye başlanıyor. Bu hafta ve önümüzdeki hafta yoğun şekilde çalışarak Ramazan bayramı öncesinde bu kanun tasarısını çıkaracak, ardından da Meclis’i tatile sokmuş olacağız. Bu tasarının en önemli düzenlemelerinden biri Soma’da hayatını kaybeden 301 madencimizin yakınları için getirilen düzenlemedir. Soma’da elim maden kazasının ardından devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Milletimiz de gerçekten örnek bir dayanışma sergiledi. Şu an itibarıyla hayatının kaybeden 301 madencimizden 234 yakınını aylık bağlama işlemi Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından gerçekleştirilmiş durumda. 67 şehit madencimizin yakınları mevcut yasadan dolayı bu haktan istifade edemiyordu. Şimdi görüşeceğimiz kanun değişikliğiyle 67 madencimizin yakınlarına da aylık bağlama imkanı getiriyoruz. Ayrıca bu tasarıyla Soma’da hayatını kaybeden madenci şehitlerimizin sosyal güvenlik kurumuna olan her türlü borçlarını siliyoruz. Ölüm aylığı için gerekli olan 5 yıl sigortalılık ve 900 gün prim ödeme şartını kaldırıyoruz. Aylık bağlanacak olan anne ve babalar için muhtaçlık kriterini de kaldırıyoruz. Şehit madencilerimizin bir yakınının kamuda istihdamını sağlıyoruz. Bütün bunların yanında kazanın meydana geldiği Eynez İşletmesi’nde şehit olan 301 madencimizin 630 yakınına ve halen o işletmenin sigortalısı olan 2 bin 640 madencimize 6 ay boyunca son aldıkları net ücretleri kadar ücret bu hafta içinde İŞKUR tarafından ödenmeye başlanıyor" diye konuştu.

“MADENCİLERİMİZ İÇİN 55 OLAN EMEKLİLİK YAŞINI BU TASARIYLA 50’YE DÜŞÜRÜYORUZ”

Soma bölgesinde bulunan ve faaliyetleri Çalışma Bakanlığınca durdurulan Eynes, Atabacası ve Işıklar maden işletmelerinde çalışan toplam 5 bin 522 madenciye 3 ay boyunca işverenin ödemediği ücretlerin İŞKUR tarafından ödeneceğini bildiren Erdoğan, "Bu tasarı ile madenlerde çalışan kardeşlerimiz için önemli düzenlemeler getiriyoruz. Tasarının kanunlaşmasıyla Türkiye genelinde madencilerimize asgari ücretin iki katından az ücret ödenmeyecek. Madencilerimize yer altında çalışmadıkları resmi tatil, hafta tatili, izin ve eğitim, kurs süreleri için de yıpranma payı veriyoruz. Madencilerimiz için 55 olan emeklilik yaşını bu tasarıyla 50’ye düşürüyoruz. Böylece madencilerimiz yıpranma hakkıyla birlikte 43 yaşında emekli olabilme imkanına kavuşuyor. Maden işçilerimize fazla çalışma yaptırılamayacak. Zorunlu nedenlerle ve olağanüstü hallerde fazla çalışma yaptırılırsa, mesai ücretleri yüzde yüz artırılarak ödenecek. Madencilerimizin, iş kanunundaki yıllık izinlerini de bu tasarıyla dörder gün artırıyoruz. Milletçe hepimizi hüzne boğan Soma maden faciasının üzerinden 2 ay gibi bir zaman geçti. Soma’da ciddi bir milli dayanışma örneğine tanık olduk. İnsanımızın hayırseverliğiyle sayesinde yardım hesabında toplanan miktar dün itibarıyla 46,5 milyon liraya ulaşmış bulunuyor. Nakdi yardımlar içerisinde 16,8 milyon liralık yardım miktarı ile en büyük katkıyı yapan TOBB’a teşekkür ediyorum. Toplanan nakdi yardıma ek olarak hayatını kaybeden kardeşlerimizin ailelerini muhafaza edebilmek ve hayatlarını bir nebze olsun kolaylaştırabilmek için birer konut bağışlayan toplamda 301 konut bağışlayan Doğuş Holdinge, ikinci 301 konut bağışlayan Gaziantep Sanayi Odası Başkanlığı’na da teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Bu elim olayda hayatını kaybeden kardeşlerimiz geride bize emanet olarak 434 evlat bıraktılar. Bunlar arasında eğitim çağında olan, gelecekte eğitim alacak olan yenidoğanlar da dahil 389 çocuğumuz ve gencimiz bulunuyor. Bu çocuklarımıza eğitim hayatı boyunca burs sağlama vaadinde bulunan vakıf ve derneklerimize özellikle teşekkür ediyorum" diye konuştu.

“YAKINLARINI KAYBEDEN HER BİR AİLEYE 154 BİN 450 LİRA ÖDEME YAPACAĞIZ”

AFAD koordinasyonunda toplanan yardımların nasıl değerlendirileceği konusunun dün ilgili bakanlarla karara bağlandığını belirten Erdoğan, "Nakit yardım hesaplarında toplanan 46,5 milyon lirayı, hayatını kaybeden 301 işçimizin ailelerine 154 bin 450’şer lira olarak paylaştırıyoruz. Yani yakınlarını kaybeden her bir aileye 154 bin 450 lira ödeme yapacağız. Hayatını kaybeden kardeşlerimizin ailelerine kendi barınma ve gelecekte sabit bir gelir kaynağı oluşturmak üzere toplam şu andaki tabloya göre ikişer adet konut yaptırılacak. Bu konutlar içinde camisi, okulu bulunan siteler şeklinde hazırlanıyor. Konutlar Doğuş Holding tarafından bizzat inşa edilerek, Gaziantep Sanayi Odası tarafından TOKİ vasıtasıyla yaptırılacak. 389 çocuğumuza eğitim hayatları boyunca Milli Eğitim Bakanlığımız koordinasyonunda vakıf ve derneklerimiz tarafından burs sağlanacak. Gençlik ve Spor Bakanlığımız ihtiyaç halinde bu çocuklarımıza burs ve yurt konusunda öncelik tanıyacak, Soma’da bu gençlerimiz için çok sayıda imkanı bulunan tam teşekküllü bir gençlik merkezi inşa edecek. Bu vesileyle, yardım kampanyasını bugün itibarıyla sonlandırdığımızı da ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.

"MONŞERLİKTEN DEĞİL, HALKIN İÇİNDEN GELDİK"

Başbakan Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı gösterilmesine ilişkin, "Tabanda özellikle CHP ve MHP yönetimine yönelik çok ciddi bir tepki var. CHP gitti kendi siyasetiyle, dünya görüşüyle uzaktan yakından alakası olmayan sanal ve ithal bir adayı, halkla hiçbir irtibatı olmayan bir zatı CHP seçmenine adeta dayattılar" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanlığı seçimleri için mitinglerin yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü belirterek, 5 Temmuz’da Samsun’dan ilk adımın atıldığını ve geniş katılımlı iftarlarla vatandaşlarla buluştuklarını ifade etti. Erdoğan, "Diğer adaylardan bir ifadesi bizi ayrıca üzmüştür, ’Bizim iftarlarımız çok lüks yerlerde yapılıyor’ gibi bir iftira çünkü kılavuzu karga olanın malum. Bunlar da böyle. ’Bursa’da çok lüks iftar yapılmış’ falan. Bizim iftarlarımızı görmek istiyorsan Yozgat’ta, Erbaa’da nasıl iftar yaptık araştırırsın, sorarsın. Bu işleri de artık öğren. Siyaset öyle duyma haberlerle olmuyor. Biz bu işlere çok alışmışız, biz monşerlikten gelmiyoruz, bu halkın içinden geldik. Bizim öyle bir farkımız var, bunu bileceksin. Biz hayatı böyle yaşadık, yaşıyoruz. Böyle yaşanmaktan da hiçbir zaman kaçınmadık. Onun için böyle doğru olmayan ifadeleri kullanmak şu anda teşebbüs ettiğin o yolculuğa yakışmaz. Onun bu noktada dürüst olmak her zaman idealdir" diye konuştu.

Erdoğan, "Denildiği gibi bir anlayışla değil. Halkın içinde halkla beraber iftarını yaptığı bir akşamdı. İftarları bu şekilde. Bunları tabii takip etmek gerekiyor, takip etmeden bu olmaz. Bugün akşam AK Parti Genel Merkezi’nde geleneksel hale büyükelçilerle iftar buluşmamızı yapacağız. Yarın Sakarya, sonraki gün Tekirdağ, daha sonraki gün Bursa mitinglerimizi yapacak bayrama kadar her gün bir miting bayramın ardından her gün iki mitingle bu süreci sürdürerek tamamlamış olacağız. Yaz sıcağına, ramazan olmasına rağmen halkımızın mitinglere çok büyük katılım sağladığını görüyoruz. Bugün de hiçbir siyasi partinin başaramadığını başarıyor havalimanlarından miting meydanlarına kadar sevgi gösterilerine mazhar oluyoruz. Biz şu ana kadar 7 ilimizde miting yaptık, onbinlerce kişinin katıldığı iftarlara iştirak ettik" şeklinde konuştu.

“BÜTÜN MUHALEFET AK PARTİ KARŞITLIĞINDA BİR ARAYA GELDİ”

"Muhalefet partileri ve adaylar cumhurbaşkanlığı seçiminde şartların eşit olmadığını çok ifade ediyorlar" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Doğrudur, gerçekten de diğer adaylarla eşit şartlarda bir yarışın içinde değiliz. Bakın şu anda bütün muhalefet AK Parti karşıtlığında biraraya geldiler. Bize karşı saf tutmuş durumdalar. CHP, MHP, diğer irili ufaklı partiler, marjinal sol örgütler, malum medya kuruluşları, onların yazarları, yorumcuları bütün imkanlarıyla karşımızdaki adaylara tam destek veriyorlar. Pensilvanya şebekesi aynı şekilde bu adayların arkasında duruyor. Türkiye’nin dış politikasından rahatsız bazı uluslararası çevreler de elbette bu adayları destekliyorlar. Yani iki adayla değil, aslında çok geniş bir güruha karşı bu yarışı sürdürüyoruz. Yani, gerçekten de eşit bir yarışın içinde değiliz. 2010 yılında halk oylamasında aynen bu blok karşımızdaydı ama hamdolsun yüzde 58 oy oranıyla bu kirli ittifakı boşa çıkardık. 30 Mart seçimlerinde yine bu blok karşımızdaydı, orada da yüzde 45,5 oy oranıyla bu kirli bloğun Türkiye için hiçbir şey ifade etmediğini ortaya koyduk. Onlar kirli hesaplar üzerinde ittifak yapıyorlar biz ise milletimizle ittifak yapıyoruz. 2007 yılında Anayasa değişikliği halk oylamasına sunuldu ve yüzde 69 oranında ’Evet’ oyu çıktı. 2010 yılında yine anayasa değişikliği halk oyuna sunuldu ve yüzde 58 ’Evet’ oyu çıktı. Bu şunu gösteriyor, CHP’ye gönül veren kardeşlerim doğruyu görüyor ve oyunu bizden yana kullanıyor. MHP’ye gönül veren kardeşlerim de partisinin nasıl bir kirli ittifak içine girdiğini görüyor ve oyunu onlar da bizden yana kullanıyor. HDP seçmeni aynı şekilde onlar da böyle davranıyor. Saadet Partisine, Büyük Birlik Partisi’ne gönül veren kardeşlerim de böyle zamanlarda desteğini bizden yana kullanıyor. Hiç endişeniz olmasın 10 Ağustos’ta bütün AK Partililerin oyunu alacak ama bunun üzerine hatırı sayılır miktarda diğer partilerden kardeşlerimizin de oylarını alacağımıza inanıyorum."

"CİDDİ TEPKİ VAR"

"Tabanda özellikle CHP ve MHP yönetimine yönelik çok ciddi bir tepki var" diyen Başbakan Erdoğan, "CHP gitti kendi siyasetiyle, dünya görüşüyle uzaktan yakından alakası olmayan sanal ithal bir adayı, halkla hiçbir irtibatı olmayan bir zatı CHP seçmenine adete dayattılar. Şimdi CHP Genel Müdürü ne diyor, ’Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz.’ Kendi seçmenine ithal, sanal bir aday dayatmakla kalmıyor bir de seçmene kaba bir dile emir ve talimat veriyor. Kendi seçmenine tıpış tıpış sandığa gideceksiniz kişi bir de utanmadan sıkılmadan bize ’diktatör’ yakıştırması yapıyor. Eğer diktatör aranıyorsa senden daha güzel diktatör olmaz. Kendi mesai arkadaşlarıyla adayın istişaresini yapmayan sonra da seçmenine ’tıpış tıpış sandığa gideceksiniz’ diye kükreyenden daha başka diktatör olamaz. Biz meydanlarda milletimize ricada bulunuyoruz, ’Aman ha sandığa mutlaka gidin, bu tarihi anı kaçırmayın ’diyoruz. Çocuklarınıza anlatacak bir hatıranız olsun diyoruz. Yeni Türkiye’nin harcında sizin de katkınız olsun diyoruz. Ama CHP Genel Müdürü masaya yumruğunu vurarak son derece kaba bir eda ile seçmenine talimat veriyor. İnanıyorum ki CHP seçmeni de hem bu dayatmaya hem de bu kaba üsluba gereken cevabı verecektir" ifadelerine yer verdi.

"MHP GENEL BAŞKANI O KADAR ACİZ DURUMDA Kİ..."

Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tabii MHP’nin durumu daha da içler acısı. İçinde yer aldığı kirli ittifakları, pasif ve edilgen tavrı artık seçmenine izah edemez noktaya geldi. 1999 yılında MHP kendisine yapılan onca hakarete rağmen gitti ANAP’la hükümet kurdu. 3,5 yıl boyunca MHP’nin bu genel başkanı en küçük bir itiraz sergilemedi. En küçük bir dik duruş emaresi göstermedi. Meclis’te 10. Cumhurbaşkanı seçileceği zaman DSP ve ANAP bir aday buldu, getirdi MHP’ye buna oy vereceksin dediler, MHP’de oyunu verdi. Kendi içlerinden çıkan Cumhurbaşkanı adayını Meclis’te tartakladılar. Bahçeli çıtını dahi çıkarmadı. 3 Kasım 2002’de MHP seçmeni bu edilgen tavra karşı tepkini ortaya koydu ve MHP’yi Meclis’in dışında tuttu. 2007 yılında MHP yine Meclise girdi ama bakıyorsunuz aynı edilgen aynı pasif durum devam ediyor. MHP, CHP’nin kuyruğuna takılıyor. CHP’nin gölgesinde durumunu idare ediyor. Tekrar soruyorum, MHP milletvekilleri arasından aday olabilecek bir tek kişi yok muydu? MHP Genel Başkanı o kadar aciz bir durumdaki mevcut adayın kendilerine dayatıldığını, her cümlesiyle, kırdığı bir potla yaptığı her gafla ortaya koyuyor. 30 Mart seçimleri öncesinde MHP gitti Pensilvanya ile ittifak yaptı. Pensilvanya’nın dizinin dibine oturdu. Pensilvanya’nın MHP’nin geçmişinde çok manidar bir yeri var. 12 Haziran seçimleri öncesinde adayların çirkin görüntülerini kaydeden ve servis eden işte bu Pensilvanya’dır. MHP il başkanlıklarını dinleyen, MHP vekillerini takip eden işte bu Pensilvanya’dır. Türkiye’nin milli kurumlarına, milli değerlerine savaş açan bu Pensilvanya’dır."

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim