• BIST 89.848
  • Altın 145,269
  • Dolar 3,6231
  • Euro 3,9157
  • Kayseri : 13 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İstanbul : 10 °C

Malum medyanın kısa donlu PATRONU..!

Malum medyanın kısa donlu PATRONU..!
Kitle iletişim araçları olarak da adlandırdığımız medya kavramı, 1920’lerden itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

Artık ülkeler ve insanlar arasında sınırların kalktığı, sorunların küreselleştiği eğitim, sağlık

ve günlük yaşama ilişkin sorunların evrenselleştiği bir çağda yaşıyoruz. Günümüz toplumlarında artık 

medya çok daha önemli görevler üstlenmektedir. Bunlardan en önemlisi ‘’Doğru bilgi sağlama” 

görevidir. Maalesef memleketimizde ahlaksızlığın dibini bulmuş bazı malum kalem tetikçileri bu 

gerçeği her nedense hep görmezden gelmişlerdir…

Tabiki de medyanın siyaset üzerindeki etkisi kesinlikle yadsınamayacak bir gerçektir. Şükür 13 yıldır 

yeni Türkiye perspektifinde hükümetlerde kirli medyanın yönlendirdiği bir siyaset yok. Artık son 

dönemlerde ülkemizde hiç kimse kısa donu ile Başbakana ve siyasete yön veremiyor. Çok şükür o 

günler çok geride kaldı. Hala o günlerin özlemi ile yanıp tutuşan ve bir türlü vesayetçi akıldan 

uzaklaşamayan bir miktar daha kurmaca kişilikli paralel ve dikey patronlarımız mevcut. Yurt dışındaki 

meslektaşları ile birlikte asıl sahiplerinden emir bekliyorlar. 

Diğer taraftan da gücünü ve etkisini muazzam şekilde hissettiren sosyal medya hayatımızın tam da 

ortasına yerleşmiş durumda. İnsanlar bildiğiniz üzere günümüzde sosyal medya diye tabir ettiğimiz 

toplumsal paylaşım ağları ile daha hızlı ve daha az maliyetle birbirleriyle iletişimde etkin bir şekilde 

kullanabilmektedirler. Bunun en güzel örneğini 2011 yılında Arap coğrafyasında başlayan ve Arap 

Baharı olarak adlandırılan halk hareketlerinde gördük. Bu insanların buluşma ve örgütlenme aracı 

olarak toplumsal paylaşım ağlarını kullanmaları sosyal medyanın gücünü ve hızını anlamamıza vesile 

olmuştur.

Siyaset, nasıl baktığınıza, ne anladığınıza ve hangi amaca hizmet ettiğinize bağlı olarak şekillenen bir 

süreçtir. Siyasetçiler seçildikten sonra zihinlerindeki sınırları bir tarafa bırakarak toplumda uzlaşma ve 

bütünleşmeyi hedef alarak herkesin yararına bir toplum düzeni kurulması için çaba harcamak ve 

tezatlıklarda hayatı görmek durumundadırlar. Siyasetçiler medya patronları ile hep mesafeli olmalı o 

kırmızı çizgiyi hep korumalıdırlar. Renkli devrimlerin başrol oyuncuları, malum medya patronları da  

sahip oldukları bu güç sarhoşluğundan kurtulup düzeni ve huzuru desteklemelidirler. Yoksa ülkemizin 

felaketi asla onlarında saadeti olmayacaktır.

Sahibinin sesi tehdit eder, İNCE AYAR VERİR.

Şüphesiz medyanın en güçlü olduğu alan ekonomi ve siyasal alandır. Dünyada üç büyük erk, Yasama, 

Yürütme ve Yargıdan sonraki dördüncü büyük güç olan Medya, kamuoyunun oluşumunda ve algıların 

yönetilmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Medya “gündem belirleme ve ayar verme’’ konusunda 

çok etkilidir. Medya patronları kitle iletişim araçları vasıtasıyla  “işlerine gelen’’ haberleri köpürterek 

büyütmekte, yine “işlerine gelmeyen ” haberleri de küçülterek önemsizleştirmektedirler.  Medyanın 

çok önemli bir güç haline geldiği dikkate alındığında, medya sahiplerinin hem medya sektöründe hem 

de medya dışı stratejik alanlarda devasa ekonomik güce sahip olmaları, beraberinde pek çok sakıncalı 

durumu da getirmektedir. Her şeyden önce, medya dışı alanlarda yatırım yapan medya sahiplerinin 

mutlaka siyasal iktidar ile menfaat ilişkisi içerisine girmek için her yolu denedikleri bilinmektedir.. 

Bunu sağlamak adına kendilerine her yolu mubah görmekte olup sosyal çatışma çıkarmadan tutun, 

linç, yalan, iftira, şantaj, tehdit, rüşvet vs. her yolu deneyebilirler..

Bir şekilde hükümet ile ilişki kuran medya patronları ellerinde bulundurdukları bu gücü kullanarak ve 

hiç sıkılmadan devlete yön verme ve menfaat sağlama yoluna gidebilmektedirler. Bu medya 

patronları beyaz efendiler, sahip oldukları medya grubundan zarar ettikleri halde ısrarla bu gücü 

ellerinde tutmanın gayretindedirler. Çünkü medya dışı alanlardan kar etmenin hesabı içindedirler. 

Böylesine hayati bir role sahip olan medya doğru kullanılmadığında hepimiz için çok tehlikeli sonuçlar 

doğurabilmektedir. Bildiğiniz üzere son dönemlerde malum paralel medya da üzülerek şahit 

olduğumuz çok çirkin olaylar oldu. Hükümete diz çöktürmek için sahte belge üreterek, kumpas 

kurmak, yasadışı dinleme yaparak, kaset montajlarıyla kendilerine muhalifler olanların üzerinde baskı 

kurmak istediler.

Siyasal ve ekonomik gücün yanı sıra medyanın önemli derecede kültürelde etkisi de vardır. Aile ve 

toplumsal yapımızı olumsuz yönde şekillendirebilmektedir. Teknolojinin gelişmesi ile medya sektörü 

de büyük bir gelişime uğraşmış ve hayatımızın tüm alanlarına yayılmıştır. Bunun yanı sıra medya, 

kapitalistler için de en kullanışlı araç olmuş ve tüketim kültürünün yayılmasına yol açmıştır. Bu da bazı 

kültürlerin kaybolmasını, bazılarının ise yayılmasını hızlandırmıştır. Televizyonlarda izlediğimiz yabancı 

diziler, programlar ve filmler ister istemez dikkatimizi çekmekte, bizi kendi geleneklerimizden ve 

kültürümüzden uzaklaştırmaktadır. 

Son tahlilde özellikle şu seçim sürecinde hepimizin çok uyanık olması gerekmektedir. Her 

duyduğumuza hemen inanıp yanlışa düşmeyelim. Allahu Teala bir ayeti kerimesinde “Ey iman 

edenler, eğer bir fâsık size bir haber getirirse onu etraflıca araştırın. Yoksa cehalet sonucu, bir 

kavme kötülükte bulunursunuz da sonra işlediklerinize pişman olursunuz” (Hucurat: 6) 

buyurmuştur. Araştırmadan anlamadan dinlemeden lütfen ön yargılı olarak karar vermeyelim.

Hükümet yetkilileri de bu malum şer güçlerine karşı gardını almalı elini güçlendirmeli ve doğru 

kişilerce medyada temsil edilmelidir. Üst akıldan gelen talimatlara göre sürekli hükümete hakaret 

eden ve elindeki imtiyazları kaybetmek istemeyen bu şebelek medya, tehdit ve hakaretlerle bu gün 

hala Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ayar vermeye kalkışmaktadırlar. Evet hükümeti akamete 

uğratmaya çalışan bu zihni kirli adamlar bir türlü dikiş tutturamadılar. Ve şimdi dibi görünmeyen 

büyük bataklığa savrulmaya mahkum oldular. Ne diyelim kendi düşen ağlamazmış…

Allaha emanet olun, kalın sağlıcakla.

Twitter: @MK19038 /  Facebook: muzaffer.kahraman19038

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim