• BIST 98.090
  • Altın 143,479
  • Dolar 3,5672
  • Euro 3,9865
  • Kayseri : 15 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İstanbul : 17 °C

Mehmet Ali Aydınlar'dan şike açıklaması:

Mehmet Ali Aydınlar'dan şike açıklaması:
Mehmet Ali Aydınlar "şike davası" sürecinde görevinden istifa etmiş ve sessizliğe bürünmüştü Aydınlar bugün kameralar karşısına geçti ve hiç bir yerde yapmadığı açıklamalar yaptı

Eski Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, 3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan futbolda şike soruşturması süreciyle ilgili suskunluğunu bozma kararı aldı.
Mehmet Ali Aydınlar: "on binlerce kez tehdit edildim itibarsızlaştırma programına maruz bırakıldım. Şimdi herkese soruyorum. Ben bunları hakedecek ne yaptım. Bunları hakettim mi?" dedi ve UEFA'dan gelen "şike mektubunu" basın ile paylaştı.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Tüm kamuoyunun malumu olduğu üzere, iki yılı aşkın bir süredir futbolumuz çok özel bir süreç yaşıyor. 2011 Haziran ayının son günlerinde federasyon başkanı olarak dahil olduğum bu döneme dair çok fazla şey konuşuldu ve yazıldı. Şahsen, başkanlık görevimi sonlandırdığım günden itibaren, olabildiğince gündeme ait detayların dışında kalmaya gayret gösterdim. Bugün gelmiş olduğumuz noktada kamuoyunun sürece dair çok daha detaylı bir şekilde bilgilendirilmesinin zamanının geldiği düşüncesindeyim. Bu amaçla TFF Başkanı olduğum döneme ait yaşadıklarımı tüm açıklığıyla paylaşacağım bir toplantı düzenlemeye karar verdim."

'22 YIL F.BAHÇE YÖNETİM KURULU ÜYESİLİĞİ YAPTIM'

"Ortada çok büyük zararlar görmüş ve görmekte olan kurumlar var. Tüm sorularınızı en içtenlikle yanıtlayacağım. Sizden tek ricam var. Toplantı sonrası sözel bir röportaj istemiyorum. Konuşmamı daha sağlıklı yorumlayabilmeniz için spor adamı kimliği aydınlatmak istiyorum. Tam 22 yıl önce Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurulu üyeliği yaptım. Daha sonra TFF yönetim Kurulu üyeliği ve başkanlık yaptım. 20 yılı aşkın süredir spor sonsorluğu yöneticisiyim."



'TEHDİTLERE MAARUZ KALDIM'

"İlgili kurullarla onlarca toplantı yaptık. Türk Spor tarihinin en ağır davasını çözmek için uğraş verdim. Bugün burada bir kez daha söylemek istiyorum. Yaşadığımız 7 aylık süreçte çok hassas ve özverili davrandık ancak bunun karşılığı hedef gösterilmek ve hedef ilan edilmek oldu. Tehditlere ve hakaretlere maaruz kaldım. Bütün bu yaşananları hakedecek ne yaptım?. Ben bu yaşadıklarımı haketme adına gerçekten ne yaptım. Bir de o günlere ve o döneme benim açımdan bakalım. Başkanlığımın 4. gününde eşi benzeri görülmemiş, hiç kimsenin bilgisinin olmaıdğı bir süreçle karşı karşıya kaldım.




'3 KEZ ELLERİNE FIRSAT GEÇTİ'

"Fırsat 3 kez Fenerbahçeli yöneticilerin eline geçti. Bu 3 fırsat da kişilerin bekası adına ellerinin tersiyle itildi."



1- Her ne kadar UEFA yetkilileri soruşturmada adı geçen kulüpler müsabakalara katılabilir deselerde. Bir yandan da bu yıl tedbiren katılmıyoruz' diebilirsiniz demeyi de ihmal etmediler. Ben de bunu basın toplantısında belirtmiştim."



2- UEFA'dan bir diğer mesaj geldi; Biz de kulübün şikeye karıştığını gösteren deliler mevcut. Kulübün başkanı ve yöneticileri ve başkanı hapiste yatıyor ve mevcut kanıtlar kulübün şikeden sorumlu olduğunu gösteriyor. UEFA'nın amiral gemisi olan bir turnuvaya bu kulübün katılması olanaksızdır. Kulüp kendi rızasıyla Şampiyonlar Ligi müsabakasından çekilebilir alternatif olarak TFF kulübü bu müsabakadan men edebilir. Eğer kulüp yalan beyandan suçlu buLunursa nihai ceza çok sert olacaktır. Eğer TFF şu anda konuyla ilgilenmezse TFF'ye karşı uygun disiplin adımları atılacaktır. UEFA, TFF'den şike sorunuyla ilgili hızlı ve kati sonuç almasını istiyoruz.



3-Bende mektubu Fenerbahçe yöneticileriyle paylaştım. Ve hemen karar almalarını talep ettim. Yöneticilerden de 'biz Şampiyonlar Ligi'ne katılmıyoruz' diye bir karar alacağız yönetim kurulunu toplayacağız' dediler. Trabzonspor'un Fenerbahçe'nin yerine Trabzonspor'un turnuvaya alındığını öğrendim. UEFA yetkilisine tepki gösterdim. Çünkü o sırada Trabzonspor için yürrütülen bir soruşturma da vardı. Bana sorsalardı belki başka bir takımı da önerebilirdik"



'F.BAHÇELİ YÖNETİCİLER TRİBÜNLERE OYNADILAR'

"Burada herkesin bilmesi gerekiyorki; Ben gönderseydim bile UEFA Fenerbahçe'yi Devler Ligi'ne almayacaktı. ve giderse 8 yıllık bir cez bekliyordu. Fenerbahçe'yi büyük bir cezadan kurtartık. Bu olay sonrası Fenerbahçe yöneticileri tribünlere oynamaya başladılar ve beni hain durumuna düşürdüler. Ben tüm takımlarımızı düşünerek hareket ettim"



'KİŞİ DEĞİL KULÜP ÇIKARLARI DÜŞÜNÜLSEYDİ...'



"Şimdi hepinize sormak istiyorum. O gün bu istekler gerçkelşemiş olsaydı ve Fenerbahçe yönetimi kişileri kurtarmak adına davranmayıp kulübün çıkarlarını düşünmüş olsaydı. Bugün durum hangi noktada olurdu. Bne pazarlıklar sırasında 58. maddenin çok ağır olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini anlattım. Onlarda değişitirlmesinin söz konus olmadığını ancak genel kurul kararı ile bir sefere mahsus olmak üzere değiştirlebilir denildi."



'58. MADDE İÇİN BAŞVURMADIK DEDİLER AMA BAŞVURDULAR'



"Fenerbahçe yönetimi bu maddenin değişmesi için hiç bir telpte buklunmadıklarını söylüyorlar. Ancak Fenerbahçe yönetimi TFF'ye 58. maddenin değişmesi için başvuruda bulunduğu ortaya çıktı. 13 Ocak'ta Fenerbahçe açıklama yaptı. 1 puan dahi silinemez dediler. Bana örnekler verdiler. 'Geçmişte UEFA bu kararlarını değiştirmişti. Juventus, Porto, Milan örnekleri var' dediler. Ben de gerçekçi olmalarını söyledim. Bu kararların hepsi 2006 yılından önce alınmıştı. Ancak 2006'dan önce kararlar değişti."



TRABZONSPOR'UN ALINMASI BANA SORULMADI

Fenerbahçeli yöneticiler ellerine gelen bu fırsatı tepti. Yöneticileri çağırdım, kendileriyle paylaştım. Kendilerinden acilen konuyla ilgili karar vermelerini istedim. Cenevre'ye gidip görüşün dedim. Hatta içlerinden biri "başkan tamam Şampiyonlar Ligi'ne katılmıyoruz" diyordu. Biz de katılmıyorlar diye bilgiyi UEFA'ya ilettim. O akşam Trabzonspor'un alındığı haberini duydum. Bunun üzerine UEFA'yı arayıp bu konuyu benimle danışmadan neden karar verdiklerini, Trabzonspor'un da şike davası içerisinde adı geçtiğini belirttim. Bunun üzerine Fenerbahçeli bir yönetici beni arayıp süreci iyi yönetememekle suçladı.

FENERBAHÇE 8 YIL CEZA ALACAKTI

Fenerbahçe'yi 8 yıla kadar cezalandıracaktı. Aslında ben Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne göndermemekle Türk futboluna yarar sağladım. Ama o günden sonra Fenerbahçeli yöneticiler tribüne oynadı ve beni suçlamaya başladı.

SIR GİBİ SAKLANAN MEKTUP OKUNDU

İsviçre'de yaptığımız büyük pazarlık sonrasında 1 yıl alınan cezayla kurtulacaktık. Ben bunu Türk futbolu adına yaptım. Başarmıştık ama pazarlığımızın tamamı sözlüydü. Ardından UEFA'dan yazılı garanti istedim.

(UEFA'ya gönderilen yazılı garanti talebi okunuyor)

Sır diye bahsedilen bir yazı bu. İçinde Fenerbahçe'nin adı bile geçmiyor. Bu ceza alacak kulüpler için geçen anlaşma.

(UEFA'nın teyid ettiğine ilişkin yazı okunuyor)

Şimdi hepinize sormak istiyorum. O gün bu istekler gerçekleşmiş olsaydı. Fenerbahçe yönetimi kişisel hırsları adına hareket etmeyip Fenerbahçe'nin menfaatine hareket etmiş olsaydı bugün hangi noktada olurduk? 58. maddenin ağır olduğunu UEFA yetkililerine anlattım. Ancak UEFA bu maddenin değiştirilemeyeceğini, bir kereliğine askıya alınabileceğini söyledi. O gün 58. Madde değişmezse Türk sporu batar diyen kim? Bana Porto örneğini söylediler. Ama bunlar 2006'dan önce alınan kararlardır. Platini 2006'dan sonra UEFA'nın başına geldi ve yönetmeliği değiştirdi. Şike'ye sıfır tolerans diyor. Eğer Fenerbahçe kulübü sunduğum 3 fırsdattan birini dahi kabul etse bugün damgayı yemezdi. 32. Gün programında söylediklerim beni haklı çıkardı. Bugün haklı olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Oysa o gün tablo netti. Konu çözümlenmişti.

UEFA FENERBAHÇE'YE RANDEVU VERMEDİ

UEFA'dan randevu istediler alamadılar, sonra beni arayıp randevu almamı istediler. Üç Fenerbahçe yöneticisi ile UEFA arasında pazarlık yapılmıştır.

KULÜBE ZARAR VERENLER CEZASINI ÖDEYECEK

Fenerbahçe yönetim kurulu üyesi olarak Fenerbahçe yönetim kurulu, kulübe verdikleri zararı tazmin etmek zorunda. En geç 2 Kasım'a kadar ödeme planı sunmak zorundalar. Bununla ilgili süreci bugün başlatıyorum. Kulübün zararı, 135 milyon euro. Bu kendi tespitleri. Burada da kandırma varsa pazarlık yapabilirim. Bu bedeli tazmin edebileceklerine inanıyorum. Hukuk kurallarını iyi bildiklerini iyi biliyorum. Her bir Kurul üyesi müşterik borçludur. Bu da yasa önünde zorunluluktur.

FENERBAHÇE BAKKAL GİBİ YÖNETİLİYOR

Olağanüstü seçim 2 ay sonra olur mu? 20 gün ya da 30 günde olur. Biz 2 ay sonraya süreç belirleyip rekora imza atmış durumdayız. Bakkal gibi yönetilen dünyada başka bir kulüp var mıdır? Böylesi bir kulübü bu nokaya getirmek kimin hakkı? Böyle mi dünya kulübü olacağız?

BAŞKANLIĞA ADAY OLACAK MI?

Fenerbahçe genel kurulu ve medya fikir liderlerine çağrıda bulunuyorum: Dünya değişiyor ama değişmeyen tek şey Fenerbahçe'nin kaosu. Yeter artık Fenerbahçe değişmek zorunda, yenilenmek zorunda. Her unsuruyla şeffaf, hesap verilebilir bir dünya kulübü yoluna girmek zorunda Fenerbahçe. Başkanlık konusuna gelince. Ben her zaman Fenerbahçe başkanı olmak istediğimi belirttim. Ama 2 Kasım'da başkanlığa aday değilim. Ama şu anki zihniyet yönetimin, ya da emanetçi bir isimle vesayetini devam ettirirse kararımı gözden geçireceğimi de belirtmek istiyorum.

İSTİFA MI ETTİ KOVULDU MU?

İstifa kararını sabah evde verdim. Ardından Göksel Gümüşdağ ile buluşup kararımı söyledim. Sonra kendisi de istifa edeceğini söyledi. Aramıza Lütfi Arıboğan da katılınca istifamızı açıkladık. Bazıları koltukları bırakamıyor. Bu başarıyla ilgili bir şey. Başarısız olduğunda bırakır gidersiniz. Benim anlayışım bu.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim