• BIST 107.901
  • Altın 151,680
  • Dolar 3,6982
  • Euro 4,3411
  • Kayseri : 19 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İstanbul : 20 °C

Mehmet Görmez'den Miraç Kandili ve Gezi Parkı Açıklaması

Mehmet Görmez'den Miraç Kandili ve Gezi Parkı Açıklaması
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Miraç Kandili ve Türkiye Gündemi'nde olan Gezi Parkı eylemleri hakkında açıklama yaptı. Herkesi kucaklayan, yapıcı ve birleştirici bir mesaj veren Mehmet Görmez "Miraç Arınmadır." dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Pof. Dr. Mehmet Görmez'in Miraç Kandili mesajı:


MİRAÇ, ARINMADIR

Her yıl gelen Miraç, bizlere her şeyden önce yükselme yollarının yegâne sahibinin Allah olduğunu hatırlatmaktadır. Miraç, bir arınma ve Allah’a yükseliştir. Allah’a yükselmenin yolu heva ve heveslerinden, hırs ve intikam duygularından, öfke ve gazaptan, kibir ve gururdan vazgeçerek Allah’ın yoluna girmektir. Bugün miracın yücelme ve yükselme anlamlarını dikkate alarak bireyin, toplumun ve bütün insanlığın maddi-manevi yükselişi üzerinde yeniden düşünmek durumundayız.

EMANET SAHİPLERİ KİBİRDEN UZAK DURMALI

İnsanlığın son rehberi Peygamber Efendimizin (sas) Miraç’tan, Allah’a yükselişten sonra yeryüzüne, insanların arasına dönmüş olması ile adalet, merhamet ve sevginin kılavuzu, öncüsü, rehberi olarak bize sonsuz kurtuluşun yolunu açmaya devam etmesi son derece manidardır. Sevgili Peygamberimizin (sas) Miraç’tan hediye olarak getirdiği Bakara suresinin son ayetlerinde Rabbimiz bizlere yüksek sorumluluklarımızı ve zaaflarımızı birlikte hatırlatmaktadır. Her sorumluluk bir emanettir ve emaneti omuzlarında taşıyan her insan, her türlü kin ve öfkeden, haset ve kıskançlıktan, gurur ve kibirden uzak durarak bütün insanlara hatta bütün mahlûkata karşı mütevazı ve alçak gönüllü olmak zorundadır. Zira Efendimizin (sas) ifadesiyle tevazu yüceltir, kibir düşürür, gurur aldatır, haset bitirir. Nefsimizin ölümcül zaafları bizi her türlü miraçtan, yüceliş ve yükselişten alıkoyar.

GÜÇ VE KUDRET SADECE ALLAH'INDIR

Yüce İslam’ın insan ve toplum tasavvurunda Allah’ın kullarının birbirine üstünlüğü yoktur. Güç, kuvvet ve kudret yalnız ve yalnız Allah’ındır. Başımıza gelen her musibeti ve felaketi, bizler acaba Allah’ın gücüne gidecek bir hatamız mı oldu, bir gönül mü kırdık, diye kendi nefis muhasebemize vesile bilir ve son nefesimize kadar bu sorumluluk duygusuyla hareket ederiz.

DÜZENİ KORUYANLAR, HUKUKA UYMALI

Yeryüzünün bütün canlılarına olduğu gibi yaratılmışların en seçkini ve şereflisi olan insana hürmet etmeye, insanın ve bütün canlıların hukukunu korumaya mecbur ve mahkûmuz. Bizler sadece musalla taşının önünde değil; hayatımızın her anında birbirimizin rakipleri değil şahitleriyiz. Dolayısıyla birey, toplum ve toplumsal düzeni korumakla görevli olan herkesin, hepimizin birbirimizin hukukunu koruması en mukaddes görevlerimizin başında gelir.

ÖFKELERİMİZİN SOKAĞA TAŞTIĞI BİR ORTAMDA

İç huzurumuzun, muhabbet ve kardeşliğimizin biraz zedelendiği; öfke, kibir ve gururla köpüren nefislerimizin duygularımıza, vicdanlarımıza hükmettiği; akl-ı selimin, sağduyunun sesini yeteri kadar duyuramadığı; bilerek ya da bilmeyerek birbirimizi incittiğimiz; öfkelerimizin sokağa, meydanlara taştığı şu hüzünlü günlerde bir cankurtaran, bir can simidi gibi, bir hazık hekim gibi, bir şifa reçetesi olarak imdadımıza yetişen, ruhumuzu serinleten mübarek Miraç Kandili’mizi başımıza tac ediyor, ilahi müjdelerle, bağış ve lütuflarla, ikram ve ihsanlarla gelen bu güzel kandili sevgiyle, hasretle ve özlemle selamlıyoruz.

BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞÜRMEK İSTEYEN

Bu kutlu gecenin yüzü suyu hürmetine Rabbi Rahimimizden incinmiş kalplerimizi te’lif ederek birleştirmesini diliyoruz. Allah’ım bize merhamet eyle! Bizi birbirimize şahitler ve veliler kıl! Bizi birbirimize düşürmek isteyen, kuvvetimizi parçalamak, dayanışma ruhumuzu zayıflatmak, yuvamızı dağıtmak isteyen her türlü fitne ve fesattan bizleri muhafaza eyle! Muhabbetimize, birliğimize, kardeşliğimize gölge düşüren her türlü şiddetten, nifaktan, tefrikadan, şeytandan bizleri muhafaza eyle!

DAHA ÇOK HOŞGÖRÜ

Miraç Kandili vesilesiyle hatırlatmak isterim ki tarih boyunca farklılıkları zenginlik olarak kabul etmiş bir medeniyetin mensupları olarak birbirimize her zamankinden daha çok hoşgörü göstermeliyiz. Birbirimizle daha çok konuşmalıyız. Birbirimizi daha çok dinlemeliyiz. Birbirimizi daha çok anlamaya çalışmalıyız.

KENDİMİZİ SORGULAMAMIZ GEREKİR

Bugün Mirac-ı Nebi’nin sırrına vakıf olmanın yollarından biri de ibadet ve taatimizi bu gecenin hürmetine gerçekleştirirken sağlam ve donanımlı birer mümin olmanın yollarına vasıl olmaktır. Başkaları için ne ifade ettiğimiz, kimi neden öfkelendirdiğimiz, kimlerin duasına muhtaç olduğumuz, kimlerin şerrinden Allah’a sığınmamız gerektiği konusunda alnımızı secdelerden kaldırmadan kendimizi sorgulamamız gerekmektedir. Hassas ve sorunlu dönemeçlerden geçtiğimiz şu günlerde Mirac-ı Nebi’ye hürmeten kırılan kalpleri onarmak, yıkılan köprüleri yeniden kurmak, unuttuklarımızı bir daha hatırlamak, kaybettiklerimizin peşine düşmek yapmamız gereken vazifelerdir.

BARIŞ VE HUZUR

Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin, yurt dışındaki millet varlığımızın ve bütün İslâm âleminin mübarek Miraç Kandilini tebrik ediyorum. Bu mübarek gece vesilesiyle ülke olarak son günlerde yaşadığımız olumsuzlukların yerini sağduyu ve sükûnetin; barış ve huzurun almasını; ayrıca yakın coğrafyamızda zulüm, haksızlık, şiddet ve terörün altında inim inim inleyen İslâm beldelerinin tekrar barış yurduna dönüşmesi için Rabbime dua ve niyaz ediyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim