• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Kayseri : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İstanbul : 25 °C

Nereye Gidiyorsunuz?.. SOKAĞIN HAFIZASI

Nereye Gidiyorsunuz?.. SOKAĞIN HAFIZASI
Kısa adı CHP olan Cumhuriyet Halk partisi, 9 Eylül 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olduğu, Türkiye Siyasi Partilerinin en başında gelenidir.
En başında gelenidir çünkü Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, savaşlar atlatılmış, ülkenin sınırları belirlenmiş ve Demokrasiye geçiş olarak addedilen Türkiye’de, Cumhuriyet rejimini benimseyerek bağımsızlığını ilan etmiş ve seçme ve seçilme hakkının tanındığı siyasal sisteme geçilmiştir. Dolayısıyla da siyasal sistemin ilk siyasal Partisi olma unvanı da CHP’ye verilmiştir. İlk genel Başkanı Atatürk olan CHP’nin ikinci Genel başkanı unvanı ise İsmet İnönü’nündür. Tezleri ise Sosyal Demokrat çizgidir.
Cumhuriyet Halk partisi içerisinde siyasi hayatına başlayan Merhum Başbakan Adnan Menderes, Genel Başkanı İsmet İnönü’nün parti içi siyasetlerine karşı çıktı ve sonrasında yine İsmet İnönü tarafından Partiden ihraç edildiler. 7 Ocak 1946 yılında partiden ihraç edilen Celal Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile birlikte Liberal çizgiye sahip Demokrat partiyi kuran Menderes, İsmet İnönü’ye rakip olmuş girdiği ikinci seçimlerde yüzde 52 gibi bir oy oranıyla İnönü’yü geride bırakmayı başarmıştır.
Demokrat Partinin de Türkiye Siyasetine dahil olmasının ardından “İktidarı”nın sallandığını zanneden İsmet İnönü yeniden “İktidar” olmak için çeşitli yollar aramış hatta kimi tarihçilere göre ise, Menderes’in, “Milli şef hastadır. Hastalığı da İktidar hastalığıdır” sözlerinin ardından 1960 darbesine yol açtığı söylenmektedir. İnönü, 1938 yılında devraldığı Genel başkanlık görevini taa ki 1972 yılına kadar devam ettirmeyi başarmıştır. İnönü, 14 Mayıs 1972 yılında Genel Sekreteri Merhum Bülent Ecevit ile çekiştiği Kongrede Ecevit’e yenik düşmüş ve Genel Başkanlık koltuğunu Ecevit’e bırakmıştır. Ecevit ile başlayan CHP süreci “Karaoğlan” döneminin de başlamasına yol açmıştır.
Tarihi, özelliklede Genel başkanlık çekişmelerine neden olan CHP’nin şimdiki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Partilileri tarafından zor anlar yaşamaktadır. Olaylı bir kaset skandalı sonrası Genel başkanlıktan istifa eden Deniz Baykal’ın taraftarları, Kılıçdaroğlu’nu her daim zora sokmak için önüne çeşitli engeller koymaktadırlar. Son olarak Kılıçdaroğlu’nun önüne konulan engel ise ‘Tüzük Kurultayı’dır. Kurultayda, Baykal’cılar, kılıçdaroğlu’cular ve Sav’cılar olmak üzere üç grubun bulunması ise Kılıçdaroğlu’nu hiç de düşündürmemektedir. Bir başka rivayete göre ise Baykal’cılar ile Sav’cıların Kılıçdaroğlu’na karşı ortak hareket ettikleri söylenmektedir.
Cumhuriyetle yaşıt CHP’de bunlar yaşanırken, Kamuoyunda da CHP’ye karşı sesler yükselmeye başlamıştır. Öncelikle CHP’nin iyi bir Muhalefet olamadığından yakınan kamuoyu, “Ülke, derin krizler içerisindeyken CHP’nin bu kadar rahat tutum takınıp, yaşananları görmezden gelerek kendisini Kurultaya hazırlamasını anlamış değiliz” gibi söylemleri ayyuka çıkmaktadır. Sahiden de öyle ama Ülkenin İç ve Dış Politikası cadı kazanı gibi kaynarken, CHP tüm bunlara Muhalefet olması gerekirken, kulağını yalnızca kendi içerisinde ki gelişmelere vermesi anlaşılır gibi değil. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkenin Demokrasisine, Özgürlüğüne ve Bağımsızlığına armağan ettiği 6 Ok’un temsilcisi CHP nereye gidiyor? ‘Tüzük Kurultayı’ tamamlandıktan sonra gündemin neresinden neyi tutacaklar? Gündemde ki özellikle Suriye gelişmelerine karşı nasıl bir tutum sergileyecekler? “Halkın Partisiyiz” diyen Kılıçdaroğlu, hangi Halkın yanında nasıl yer alacaktır. Tabii biz gazeteciler için CHP’nin iç siyaseti değil, Ülkeye yarar sağlayacağı Siyaseti önemlidir. Atatürk bu ülkeyi ve Partiyi neden kurmuştur, parti nerelere gelmiştir/getirilmiştir? Tüm bunların cevabını kamuoyu merakla beklemektedir. Kılıçdaroğlu-Baykal çekişmesi ne Partiye ne de Ülkeye yarar sağlamayacaktır. Yarar sağlayacağını düşünenlerin “İktidar hastalıkları” için “Türk Hekimleri” bile deva bulamayacaklardır. “İktidar Hastalığı”na tutulanlar kendi yaralarını sarmadan halkın yarasını nasıl saracaklardır? Kurultaydan deva çıkmasını bekleyen CHP’nin Sosyal Demokrat tabanı, “Şef”lere, “İktidar hastalarına” kendilerini teslim etmek yerine Halka teslim etmelilerdir. Aksi halde CHP kendi içinde ki ‘İktidar Rantı’ ile tarihte aranır hale gelecektir. Eyy CHP tabanı; Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasal mirasını yıkmak isteyenlere izin vermeyin. Yapılmak istenen ‘Tüzük Kurultayı’ değil, CHP’yi gündemden men etme politikasıdır.

Tolga Yılmaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim