• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kayseri : 19 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İstanbul : 12 °C

Ölümden KORKMAYANLAR..!

Ölümden KORKMAYANLAR..!
Türkiye’nin ev sahibi olduğu ve birçok ilklerin yaşandığı Antalya’daki G20 Liderler Zirvesi mükemmel bir organizasyonla çok şükür kazasız belasız tamamlandı.

Aylar öncesinden bu büyük zirveye

hazırlanarak başarılı bir şekilde ülkemizi farklı oturumlarda temsil eden ve zirvenin hazırlanmasında 

emeği geçen herkesi canı yürekten tebrik ediyorum. Turizm şehrimiz Antalya’da kurulan bu 

uluslararası büyük masanın hakkını vererek oturumlardaki oluşturdukları ön okuma ve 

paradigmalarla zirveye damgasını vuran, beden dilleri ile de bunu destekleyen Sayın 

Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Başbakanımıza koltuklarımızı bir kez daha kabartıp bizlere bu gururu 

yaşattıkları için bende hassaten milletimiz adına buradan tekrar teşekkürlerimi arz ediyorum. Her ne 

kadar bu zirvede liderler küresel ekonomi ve göçmen krizi merkezli gündem ile bir araya gelseler de 

Paris’ten gelen ve hepimizi derinden üzen acı haber sonrası maalesef ‘’Terör’’  birden zirvenin birinci 

gündem maddesi haline geliverdi. Zaten G20’nin en önemli sonuç bildirgesi olarak ta ‘’Bundan 

sonraki süreçte terörizmle mücadele konusunda güçlü ortak bir duruş ortaya koyulacak " şeklinde 

de kayıtlara geçti.

Evet, Paris’te yaşanan son terör olaylarında 132 kişi can verdi. Hepimiz çok derinlerden üzüldük. 

Buradan bende Fransa halkına başsağlığı diliyorum. Lakin İnancım gereği maalesef İslam’ı tercih 

etmeyen  bu ecnebilere ‘’Allah rahmet eylesin diyemiyor, Işığınız bol olsun.! Diyorum. Çünkü Allahın 

rahmeti sadece Müslümanların üzerinedir. Ve Allah’u Teala bütün insanlığın merhametinin 

toplamından daha merhametlidir. Kendisine isyan edenlere, kendisine küfredenlere, kendisine iman 

edilmemesine, gönderdiği hak dine ve Peygambere tabi olunmamasına rahmeti ile değil gazabı ile 

muamele edecektir. Bunu Rabbimiz açık bir şekilde bizlere birçok kez Kur’an’da beyan etmiştir. 

Evet, dostlar elbette zulüm ile abat olunmaz!  Ve dahi bizim dinimizde öldürmekte zaten açıkça 

yasaklanmıştır. Defaten anlamak istemeyenlere hep söyleyip duruyoruz,’’ Deaş denilen bu eli kanlı 

bu terör örgütü asla İslam’ı temsil etmemektedir.’’ Kimse yalandan yere öküz altında buzağı falan 

aramasın! Öldürenler bizden olamaz! Maide suresi 32. Ayette Allah’u Teâlâ; İsrail oğullarına şöyle 

yazdık: "Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, 

bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları 

diriltmiş gibi olur". And olsun ki, onlara belgelerle peygamberlerimiz geldi, sonra buna rağmen, 

onların çoğu yeryüzünde taşkınlık edenler oldu’’ buyurmaktadır. 

Ateş düştüğü yeri yakıyor..!

Bizler terörden çok çekmiş bir millet olarak ve inancımız gereği biliyoruz ki terörün dini, milliyeti, ırkı 

asla olmaz! Ve dahi kutsal dinimiz İslam ile terör kelimesini yan yana getirmek zinhar doğru değildir. 

Her nerede olursa olsun masum insanları katleden terörün her türlüsünü bizler lanetliyoruz. Amma 

velakin körler sağırlar, birbirini ağırlar misali bunları hep kendimiz söylüyor kendimiz dinliyoruz. Hiçbir 

şey değişmiyor. Her Allah’ın günü İslam coğrafyasında yüzlerce masum Müslüman kardeşlerimiz 

malum birileri tarafından çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç demeden sürekli katlediliyor. Bizimde  

bu kısır döngü karşısında  hep vicdanımız kanıyor, devrelerimiz yanıyor.. Ve yıllardır sizler bu oluk oluk 

akan kanı ekranlarımızda acıklı bir dizi film izler gibi seyrediyor hafifçe yüzünüzü buruşturuyorsunuz. 

Parçalanmış o küçücük bedenleri çok ta önemsemiyorsunuz. Öyle ya değil mi ki! Akan kan Müslüman 

kanı olunca onunki ucuz, sizinki pahalı. Sizinki can, onun ki patlıcan..!

Yakın geçmiş tarihimizde 12 milyon ’un üstünde Müslüman kardeşimiz katledilir iken siz hep sustunuz 

tek bir cılız ses dahi çıkarmadınız. Her seferinde ‘’mış gibi’’ yaparak durumu yalandan yere kınasın 

diye Ban Ki-Mun’a havale ettiniz. En masumlarınız bile bana dokunmayan yılan bin yaşasın dedi . 

Evet, evet Müslüman kanı akar iken siz hep üç maymunu oynadınız. Lakin şimdi bu rezil çelişkiden ve 

eyyamcılıktan kaçamadınız değil mi? Anlaşılan o ki bundan gayri sizde yatağınızda rahat 

uyuyamayacaksınız, bumerang misali beslediğiniz bu haysiyet cellatları sizlere de dokundu 

dokunacak! Çünkü sizler samimi değildiniz, çünkü sizler suçluydunuz, katildiniz… Ve aslında farkında 

mısınız bilmiyorum ama ektiğinizi biçiyorsunuz. Ne diyelim yazıklar olsun alayınıza! Yıllardan beridir 

saçtığınız nefret tohumları ile zehir ettiniz şu üç günlük dünyamızı… 

Yine hemen sıcağı sıcağına hiç utanmadan sıkılmadan insanlığın semtlerine dahi uğramadığı bazı 

vicdansızlar çıkıp; bu katliamları Müslümanların üzerine nasıl yıkarız, İslamiyet’i bir terör dini olarak 

nasıl gösteririz diye pozisyon alıp ortak bellek ile dillerine pelesenk ettikleri İslamofobia uydurması ile 

algı operasyonlarına başladılar bile... Siyasi rant ve dünya şehvetleri adına köşelerinde teyakkuzda 

bekleyen bu zihni kirliler derhal Müslüman mültecilere, sığınmacılara faturayı çıkarmaya, 

ülkelerindeki Müslümanlara parmak sallamaya, gurbetçi kardeşlerimizi ötekileştirip, potansiyel 

terörist muamelesi yapmaya, camileri kapatmaya başladılar bile… Bu mudur yani? Hiç şaşırmadık 

desem yeridir… Tevafuk Rusya lideri Putin’in daha zirve bitmeden zirve sonunda  ‘’Deaş  40 ülkeden 

finanse ediliyor, bu ülkeler arasında G-20 üyeleri de var’’ çıkışı alayınızın ne kadar iki yüzlü ve 

omurgasız olduğunuzu açıkça faş etti değil mi? Yorulduk artık  bu yüz  ve gönül okumalardan hangisi 

sizsiniz, hangisi doğru olan? Of of oysa bilmek çok ağır bir yük değil mi dostlar.. Acaba bilmemenin 

dayanılmaz hafifliğine kapılıp bilmesek mi ne dersiniz? Ya da ’’Bildiğim bir şey varsa oda hiçbir şey 

bilmediğimdir.’’ diyen Sokrates gibimi yapalım…

ABD Başkanı Barack Obama’da konuşmasında her ne kadar Deaş'in yaptığı bir terördür, İslam ile bir 

bağlantısı yoktur dese de artık biz bu ‘’Tavşana kaç, tazıya tut’’ durumlarını pek sev(e)miyoruz be 

Başkan!  Anlayın artık yiy(e)miyoruz  bunları gari! Ciddi hazımsızlık yapıyor. Yine sözlerinin de Deaş ile 

mücadelede başarısız oluşlarını da iki nedene bağladı. Birincisi adamlar ölmekten kokmuyorlarmış, 

İkincisi ise bulundukları topraklar itibarı ile rahat hareket edip tekrar güç toplayabiliyorlarmış…  

Eee başkan çok haklı tespitler müthiş (!) Amma bu teröristleri besleyip beynini uyuşturarak eline 

silahı tutuşturup ortalığa salanlar ile o toprakları cehenneme çevirenlerde kimler acaba..? Ah ah şimdi 

bende ne diyeyim  bir bilsem dükkan senin be kanka..! 

Vel hâsılı kelam ne güzel söylemiş satır aralarında Üstat Cahit Sıtkı ; ‘’O musalla taşındaki bir 

namazlık saltanat için…’’ diye devam eden şiirinde! Değer mi şu üç günlük dünyada bu kadar fırıldak 

olmaya? Değmez kardeşim değmez, inan ki değmez, vallahi değmez..!

Gökyüzünün başka rengi de varmış!

Geç fark ettim taşın sert olduğunu.

Su insanı boğar, ateş yakarmış!

Her doğan günün bir dert olduğunu,

İnsan bu yaşa gelince anlarmış…  Cahit Sıtkı TARANCI

Allaha emanet olun, kalın sağlıcakla..

MUZAFFER KAHRAMAN KÖŞE YAZISI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim