• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kayseri : 1 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İstanbul : 15 °C

PKK ve AK Parti'nin aklı

Abdurrahman DİLİPAK
Suriye diktatörü Esad, röportajından anlaşılıyor ki Türkiye'yi belli bir noktaya çekmek için görevlendirilmiş.


Cumhuriyet'in Esad reklamına çevirdiği dizide, Türkiye'nin etnik unsurlarına gönderilmiş güdümlü mesajlar vardı.
Açık konuşmak gerekirse; Esad, Türkiye'deki Alevileri yanına çekme stratejisiyle konuşmuş.
Erdoğan'ı Sünni mezhepçisi göstermesinin altında da Alevileri partner haline getirme gayreti var.
Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'nin buna gönüllü olduğu açık zaten.
Röportajın PKK'yla ilgili bölümünde Esad, terör örgütüne yataklık ettiklerini ve önünü açtıklarını zımnen kabul ediyor.
Babası olma yolunda hayli ilerlemiş olan Beşşar, PKK'yı da partner seçerek tıpa tıp hale geldi.
Bu durum Suriye konusunda Türkiye'nin haklı olarak diğer ülkelerden daha duyarlı olması sonucunu doğurur.
Türkiye'nin, uluslararası hukuktan doğan sıcak takip hakkını kullanabileceği durumlar oluşabilir.
Suriye topraklarındaki PKK unsurları vurulabilir.
Oyunun uluslararası boyutunu planlayanlar içerde de boş durmuyorlar.
Son günlerde Öcalan'ı yeniden bir aktör olarak devreye sokmak için peş peşe hamleler başladı.
Yalçın Akdoğan'ın bu konuda son yazdıkları "AK Parti aklının" oyunun farkında olduğunu gösteriyor:
"... PKK yandaşı basın ise bu durumu taktiksel kullanıma dönüştürme gayretine giriyor, Kalkan'ın meydan okumaları karşısında hükümetin yaklaşımını değiştireceği yanılgısına düşüyor. 'Öcalan'sız savaş olur, barış olmaz' propagandasıyla İmralı'nın devreye sokulmasına yönelik baskı oluşturulmak isteniyor. Oysa kamuoyunun zekâ düzeyiyle dalga geçen yandaş kalemler, 'Öcalan'ın devrede olduğu bir süreçte, PKK'nın sabotaj eylemleri yapmasını' gözden kaçırmaya çalışıyor. Sivil çözümün aktörü olarak gösterilen Öcalan'ın terörü koz ve dayatma aracı olarak nasıl devrede tuttuğunu, Kandil'deki bazı kanatların ise tamamen farklı bir yöntemi nasıl dayattıklarını anlamak ve izah etmek istemiyorlar."
Akdoğan'ın bu satırları meselenin özeti.
Leyla Zana, "Silah kozdur" demişti üç ay önce.
Bu Öcalan'ın stratejisidir.
Öcalan barış için değil, PKK'nın enstrümanlarını çeşitlendirme stratejisinde ilerledi hapiste olduğu bütün dönem boyunca.
Silahlı kanat kendi içinde çeşitlendirildiği gibi, şehirde ve Avrupa'daki unsurları da çeşitlendirildi.
Öcalan elindeki bu kılıçları çeşitli alanlarda çeşitli yöntemlerle kullandı.
Ama PKK'nın silahlı kanadını zayıflatacak tek bir hamle bile yapmadı.
Son dönemde Zana'nın bir aktöre dönüştürülmesi gayretleriyle ilgili İsmail Saymaz ilginç bilgiler verdi.
Öcalan ile Zana arasında mesaj trafiğinden söz eden Saymaz, Zana'nın Öcalan'ın kurduğu strateji üzerine ilerlediğini iletti.
PKK, BDP, KCK, DPI ve diğer bütün yapılanmalarda hiç kimse Öcalan'ın bilgisi dışında ve Öcalan'a rağmen adım atamaz.
Atan ölür...
Bu kadar net...
Bir yandan Zana'yı aktöre çevirme gayretleri, diğer yandan Osman Öcalan ve Karayılan üzerinden manipülasyon haberler...
Bana öyle geliyor ki, geçen sefer oyunları ortaya çıkan "Gazi Üniversitesi'ndeki eleman" yeniden devrede.
Zana'nın ve Osman Öcalan'ın sözlerini bu elemanın sözleriyle karşılaştırın; "metni o yazmış" diyeceğinize garanti veriyorum.
Aydınlık üzerinden "Öcalan nerede" şüphesi atıp, ters cepheden Öcalan'ın birinci mektubunu ikinci mektubu göstererek, tecridi kaldırmanın danışıklı dövüş oyunlarını oynayan da eminim bu "Gazili Eleman"dır.
A Planı; Avni Özgürel'in Karayılan üzerinden yaptığı hamle idi, tutmadı.
Safdil gibi Karayılan'a inananlar, "Karakol basmayız demedik" lafıyla kendilerine gelmişlerdir belki.
"Gazili Eleman" Özgürel planı çökünce devreye giren B Planı olmalı.
Oysa PKK konusunda artık parametre değişti.
Artık İran & Suriye hattında bir kullanım ve İngiltere & İsrail stratejisi hâkim örgüte.
Karayılan, Zana, O.Öcalan, A.Öcalan'ın ne dediğinin önemi yok.
Bunların dedikleriyle sorunun çözüleceğine inanmak safdilliktir.
Konuyu 'Güvenlik-Müzakere' karşıtlığına sokmak ve illa sadece birisi yürüyebilir gerilimi oluşturmak isteyenler de bizzat Özgürel ve Gazili Eleman'ın çevreleri. Oysa Akdoğan'ın uzun süredir işaret ettiği gibi PKK'nın ipinin PKK'da olmadığı bilinerek hareket ediliyor.
Barzani'yle ilişkinin gayretlerle getirildiği boyut, Karayılan'ın ve Zana'nın laflarından milyon kere faydalıdır.
Kararlılık kırılmamalı...
Bu yazı toplam 173 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim