• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kayseri : 1 °C
  • Ankara : -4 °C
  • İstanbul : 4 °C

Prof. Dr. Ünsal Ban 'Acılar ve fırsatçılar!..'

Prof. Dr. Ünsal Ban 'Acılar ve fırsatçılar!..'
Yeni Şafak Gazetesi Ekonomi yazarı Prof. Dr. Ünsal Ban bugün kaleme aldığı köşe yazısında Soma maden faciasını ve Ak Parti hükümetini gündemine aldı.

Yeni Şafak gazatesi yazarı Prof. Dr. Ünsal Ban 13 Mayıs Salı günü meydana gelen Cumhuriyet tarihinin en büyük maden faciasını ve bu elem olaydan faydalanmak isteyen dış güçleri gündemine aldı. Prof. Dr. Ünsal Ban suçlamaların Başbakan ve Ak Parti hükümetine yapılmasının doğru olmadığını söyledi.

 

Prof. Dr. Ünsal Ban'ın 'Acılar ve fırsatçılar!..' başlıklı köşe yazısı

Afyon'daki İstişare Toplantısı'na hareket etmeden önce rektörü bulunduğumuz Türk Hava Kurumu Üniversitesi'ni teşrif ederek şeref defterimize duygu ve düşüncelerini nakşetme lütfunda bulunan Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, üzerinde sıkça durduğumuz meselelere dikkat çekti.

Son dönemlerde, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine doğru emin adımlarla ilerlediğimiz bu günlerde 'dış mihraklar' iyice azıtmış durumdalar.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının topu topu 40 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip olan Gana ile Türkiye'yi kırılganlıkta 'eş değer' göstermeleri, gemi iyice azıya aldıklarını belgeliyor.

Eş zamanlı ve çok yönlü bir faaliyet var.

İçerideki bir maden faciasını bile adeta 'sevinçle karşılarcasına' hükümete fatura etmeye çalışan içteki 'şer odakları' ile bunlarla 'paralel' hareket eden hariçtekiler Cumhurbaşkanlığı seçimine giden yola takoz döşemenin derdinde.


 


Bizdeki 'takoz'lardan ilham alan Freedom House'ın basın özgürlüğü raporuna bakmadıysanız lütfen bakınız, eğlenirsiniz.

Zambiya, Ukrayna, Güney Sudan, Togo, Burundi, Gabon, Çad, Ruanda filan…

Bazılarının 'kılavuzu' Freedom House, basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye'yi öyle ülkelerin arasına atmış ki…

Hani, olur da bu kadarı olmaz ki.

Medyaları 'milli radyo, gazete ve televizyonlarından' ibaret olan muz cumhuriyetleri ile 1500 radyo ve televizyonun faaliyet gösterdiği Türkiye'yi nasıl kıyaslarsınız?..

Aklınız mı yok utanmanız mı?..

*

Aslına bakarsanız, Freedom House ABD'de, Avrupa'da önem atfedilen bir örgüt değil, bizler 'adam' yerine koyuyoruz onu, tıpkı bir zamanlar amatör yarışma Eurovision'u milli mesele haline getirdiğimiz gibi…

El oğlu deyince önemli hale geliyor, bizim 'mütercim' gazetelerimizle televizyonların katkısıyla mesele ciddiyet kazanırmış gibi oluyor.

Böylesine ciddiyeti 'bizdekilerin önemsemesinden menkul' örgütün raporu da işte bu kadar oluyor.

Sayın Başbakanımız'ın dile getirdiği açıdan baktığınızda, bizdeki medyanın basın özgürlüğü alanında en iddialı ülkelerden çok daha özgür olduğunu görüyorsunuz.

Hem de ne özgürlük; bir ülkenin sekiz seçim üst üste ezici zafer elde etmiş Başbakanı'na, o Başbakan'ın ailesine, yakın çalışma arkadaşlarına edilmedik hakaret yok!..

O Başbakan, gazetelerin televizyonların ağız dolusu hakaretlerine biraz tepki gösterecek olsa yine hakaret!..
 

İlginçtir; Sayın Başbakan şahsına ve ailesine yöneltilen nice hakareti şikayet için yargıya başvurduğunda çoğu zaman 'Eleştiridir o kadar o olur!' karşılığını aldı.

Acılar ve fırsatçılar!..

Afyon'daki İstişare Toplantısı'na hareket etmeden önce rektörü bulunduğumuz Türk Hava Kurumu Üniversitesi'ni teşrif ederek şeref defterimize duygu ve düşüncelerini nakşetme lütfunda bulunan Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, üzerinde sıkça durduğumuz meselelere dikkat çekti.

Son dönemlerde, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine doğru emin adımlarla ilerlediğimiz bu günlerde 'dış mihraklar' iyice azıtmış durumdalar.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının topu topu 40 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip olan Gana ile Türkiye'yi kırılganlıkta 'eş değer' göstermeleri, gemi iyice azıya aldıklarını belgeliyor.

Eş zamanlı ve çok yönlü bir faaliyet var.

İçerideki bir maden faciasını bile adeta 'sevinçle karşılarcasına' hükümete fatura etmeye çalışan içteki 'şer odakları' ile bunlarla 'paralel' hareket eden hariçtekiler Cumhurbaşkanlığı seçimine giden yola takoz döşemenin derdinde.

Bizdeki 'takoz'lardan ilham alan Freedom House'ın basın özgürlüğü raporuna bakmadıysanız lütfen bakınız, eğlenirsiniz.

Zambiya, Ukrayna, Güney Sudan, Togo, Burundi, Gabon, Çad, Ruanda filan…

Bazılarının 'kılavuzu' Freedom House, basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye'yi öyle ülkelerin arasına atmış ki…

Hani, olur da bu kadarı olmaz ki.

Medyaları 'milli radyo, gazete ve televizyonlarından' ibaret olan muz cumhuriyetleri ile 1500 radyo ve televizyonun faaliyet gösterdiği Türkiye'yi nasıl kıyaslarsınız?..

Aklınız mı yok utanmanız mı?..

*

Aslına bakarsanız, Freedom House ABD'de, Avrupa'da önem atfedilen bir örgüt değil, bizler 'adam' yerine koyuyoruz onu, tıpkı bir zamanlar amatör yarışma Eurovision'u milli mesele haline getirdiğimiz gibi…

El oğlu deyince önemli hale geliyor, bizim 'mütercim' gazetelerimizle televizyonların katkısıyla mesele ciddiyet kazanırmış gibi oluyor.

Böylesine ciddiyeti 'bizdekilerin önemsemesinden menkul' örgütün raporu da işte bu kadar oluyor.

Sayın Başbakanımız'ın dile getirdiği açıdan baktığınızda, bizdeki medyanın basın özgürlüğü alanında en iddialı ülkelerden çok daha özgür olduğunu görüyorsunuz.

Hem de ne özgürlük; bir ülkenin sekiz seçim üst üste ezici zafer elde etmiş Başbakanı'na, o Başbakan'ın ailesine, yakın çalışma arkadaşlarına edilmedik hakaret yok!..

O Başbakan, gazetelerin televizyonların ağız dolusu hakaretlerine biraz tepki gösterecek olsa yine hakaret!..

İlginçtir; Sayın Başbakan şahsına ve ailesine yöneltilen nice hakareti şikayet için yargıya başvurduğunda çoğu zaman 'Eleştiridir o kadar o olur!' karşılığını aldı.

Yıllar yılı tükürdüğü kana 'kızılcık şerbeti' demek durumunda kalan Sayın Başbakan'ın bir noktada İstiklal Şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy'un dizeleriyle seslenmesi kaçınılmaz oldu:

Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

*

Şimdilerde 'yerlisi', 'yabancısı' bütün paralel odaklar hücum halinde.

Edepsizlik diz boyu!..

Hâle bakın ki, bir maden kazası bile 'konunun ihmal boyutunu en ince ayrıntısına kadar ele alacaklarını' söyleyen bir Başbakan'ı ve yakın çalışma arkadaşlarını vurmanın vesilesi olarak kullanılıyor.

Madencinin dirisini 'Haso-Hüso, göbeğini kaşıyan adam, bunlara oy kullandırtmayacaksın azizim!' laflarıyla küçümseyen güruh, emekçi kardeşlerimizin ölülerinden istifadeyle ülkeyi karıştırmaya çalışıyor.

Bizim bağrımız yanarken, onların etekleri zil çalıyor!

Bizler şehitlerimize ağlarken, onlar adeta 'kaza şenlikleri' yapıyor!..

*

Akıl fikir ver Allah'ım.

BİR DAHA YAŞANMASIN

Soma'daki faciada hayatlarını kaybeden madenci kardeşlerimize Yüce Allah'tan rahmet diliyorum.

Allah yakınlarına sabırlar, yaralılarımıza acil şifalar versin.

Böyle acıları bir daha göstermesin.

Amin.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kayseri Valisi Kamçı Vatandaşlarla Buluşuyor27 Kasım 2016 Pazar 16:16
  • Resul Aydemir O Ses sahnesini yıktı geçti-Video26 Kasım 2016 Cumartesi 14:42
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Topunuz dese ne yazar25 Kasım 2016 Cuma 13:50
  • FETÖ depremi...Çok sayıda ihraç var24 Kasım 2016 Perşembe 17:13
  • ÖZEL ONLİNE DİL EĞİTİMİ23 Kasım 2016 Çarşamba 16:18
  • 81 ilde İhraç edilen memurlar listesi22 Kasım 2016 Salı 15:59
  • Kurtulmuş: Acırsak acınacak hale düşeriz19 Kasım 2016 Cumartesi 16:08
  • Bozdağ'dan NATO toplantısında HDP çıkışı19 Kasım 2016 Cumartesi 13:34
  • Kızının düğünü basılan o general konuştu19 Kasım 2016 Cumartesi 10:28
  • İşte MHP'ye sunulan anayasa metni16 Kasım 2016 Çarşamba 10:25
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim