• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kayseri : 10 °C
  • Ankara : 8 °C
  • İstanbul : 17 °C

Rhino Runner’ın Sosyal Medyadaki "ÇALIŞAN BILLBOARD'ları"

Rhino Runner’ın Sosyal Medyadaki "ÇALIŞAN BILLBOARD'ları"
ABD merkezli Rhino Force'un Türkiye ayağı Rhino Runner, markaların dijital platformlarını en yeni yaklaşımlarla kullanmasını sağlamayı amaçlıyor.
Rhino Runner'ın Türkiye’deki faaliyetlerini anlatan Kurucu Ortak ve CEO Arda Sayıner, "Benim tabirimle bizler 'çalışan billboard' üretiyoruz" diyor.



Rhino Runner nasıl ortaya çıktı? Arkasında ne kadarlık bir hazırlık süreci var?

Rhino Runner aslında ABD merkezli Rhino Force’un Türkiye ayağı. San Diego, Chicago, Tokyo ve Manila’dan sonra İstanbul ofisimiz 2010 yılında kuruldu. Rhino Force’dan farklı olarak sosyal medya kampanya ve itibar yönetimi ağırlıklı bir ajansız. Rhino Force ise online marketing  odaklı. Dolayısıyla biz de kurucu ajansımızdan farklı bir marka adıyla Türkiye’de var olmak istedik. Gergedan karakterinden yola çıkarak eski Yunan’da orduların önünü açan zırhlı gergedanın ismini kullanmaya karar verdik. ABD ordusunun zırhlı araçları için kullandığı bu askeri terimi markalarımızın dijital dünyada önünü açtığımız için kendimize çok yakıştırdık açıkçası. Özellikle kurumsal renklerimiz ve gergedan karakterimiz markalarımızın beğenisini topladı.



Ajansınız kendi sektöründe ne tür yenilikler / farklılıklar getiriyor?

Öncelikle  ABD  ofislerimiz kaynaklı çok önemli bir know-how kullanımımız söz konusu.  İstanbul’da ki ekibimizin yanında özellikle San Diego ofisimizin dijital dünyadaki yenilikleri daha yakından takip etmesi ve uygulaması bizim de Türkiye’deki pazarda farklılaşmamızı sağlıyor. Bunun dışındaki en büyük farkımız ise "love brand" markalara hizmet vermemize rağmen halen butik projeler üretiyor olmamız. Ve bu projeleri üretirkende bizim segmentimizde bulunan A plus ajanslardan çok daha makul fiyatlandırma stratejileri ve satın alma paketleriyle hareket etmemiz. Yüksek kalite sosyal medya hizmeti almanın pahalı olduğuna dairimajıyıktık. Bunu yaparken dijital bir ajansın hem bir reklam ajansı kadar kreatif görsel, motto ve fikirlerle ortaya çıkabileceğini gösterdik hem de bunu güçlü bir IT takımıyla dijital dünyaya entegre edebildik. Benim tabirimle bizler "çalışan billboard" üretiyoruz. Hem güçlü dizayn, motto ve yaklaşımlar hem de teknik anlamda hedefine ulaşan, saat gibi işleyen bir iş yapmanız gerekiyor. Bu inter disipliner yapıyı bu derece güçlü kurmuş olmamız bence bir diğer farkımız.



Yola çıkarken amacınız neydi? 

Amacımız  Rhino Force’un kalitesini gelişen Türkiye pazarına da taşımak, markaların dijital platformları en yeni  yaklaşımlarla kullanmasını sağlamaktı. Bundan 3 yıl once Türkiye dijital pazarı için yeni olan birçok tabiri markalarla biz tanıştırdık. Markaların artık "sosyal medyada varolmalı mıyım?" sorusunu değil "sosyal medyada nasıl varolmalıyım?"sorusunu soracağı bir algı ve değerler dünyası yaratmak istedik. Marka ayrımı yapmadan kurumları sosyal medya dünyasından için varolmaları gerektiğine dair bilinçlendirdik. Sektör bilinçlenmeden büyüyemeyeceğimizi ve markalara katkı sağlayamayacağımızı düşündük. Amacımız hem kendimizi hem de bu dünyanın faydalarını tanıtmaktı.



Çalıştığınız markalardan case örnekleri alabilirmiyiz?

Aslında birçok örnek var.  Bunlardan uluslararası anlamda en çok ses getiren dünyanın en büyük insan kaynakları  ve işe alım danışmanlığı markalarından Michael Page için oldu. Michael Page için oluşturduğumuz  strateji ve içerikler şirketin İspanya’daki pazarlama merkezi tarafından tüm bölgeye örnek gösterildi. İspanya kontrolündeki ajanslara sosyal medya strateji eğitimi verdik. Aynı durumu Weber Saint-Gobain markası için de yaşadık. Fransa merkez ofisi özellikle sosyal medyadaki tasarımsal yaklaşımları kendi bölgesiyle paylaştı. Bu bağlamda Fransa ve İspanya’da Türkiye kaynaklı case’ler oluşturduk. Lokalde ise Honda Türkiye’nin  CIVIC  lansmanı için geliştirdiğimiz F-site uygulamamız ve Microsoft için başlattığımız “employee base" yarışmamız sektörde örnek teşkil edecek case’ler üretti.



Ajansınızda dijitalin hangi kısmına hizmet veriyorsunuz? Detaylandırabilir misiniz?

Sosyal medya kampanya ve itibar yönetimi ağırlıklı bir ajansız. Kreatif uygulama ve yarışmalardan sosyal medya reklam satın almalarına, hesap ve içerik yönetiminden social CRM desteğine kadar birçok alanı kapsayan sosyal medya hizmetlerimiz mevcut. Ama hizmet alanımız 360. Kesinlikle sadece bir sosyal medya ajansı değiliz. Google odaklı servisler ve sosyal medya monitoring alanlarında da iddialıyız.  Monitoring’de Rhinoskop markamızla ilerliyoruz. Bunlar dışında mobil aplikasyon, e-mail marketing, web dizayn alanlarında yerel ve uluslararası markalarımız mevcut. E-kart ve e-mail marketing alanında çok inovatif seçenekler sunuyoruz. Bu alandaki markamız Rhinobox. Yeni faaliyet alanımız ise neuro marketing.  Rhino Runner altında konumlandırdığımız markamız Neurolize ile çalışma ve deneylerimize başladık. Şu anTürkiye’de bir elin parmağını geçmeyecek sayıda neuro marketing şirketi var. Ve esas gelecek de burada.



Sektörde her geçen gün artan dijital ajanslar var. Siz kendinizi yeni kuşak ajanslar arasında nasıl konumluyorsunuz?

Rhino Runner olarak kendimizi, marka ve çalışan sayısı olarak butik ölçüden çıkmış olmamıza rağmen yaklaşım ve ilgi olarak halen butik olarak konumlandırıyoruz. Yeni kuşak ajanslar dünyasında markaların ihtiyaçlarına butik yaklaşıyoruz. Bizde her marka değerli. Aynı heyecan ve yaratıcılık istisnasız tüm markalarımız için geçerli. Sektördeki klişelerden uzak, yenilikçi kampanyalar, yarışmalar, içerikler ve oluşturduğumuz dil her markada ayrı. Tüm ekip 7/24 markayı yaşıyor, marka ile iletişim kuruyor ve yenilikleri takip ediyor. En orjinal sunumları, en custom hazırlıkları ve olabilecek en mantıklı bütçeleri markalara özgü oluşturuyoruz. ABD know-how’ımız ve bu butik strateji bizi pazarda oldukça ayrıştırıyor. Bu özelliklerimizle yeni kuşak ajanslar arasında love brand’lerin sosyal medyadaki love brand’i olarak konumlanıyoruz.



Sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektöre baktığınızda yanlışlar var mı? Varsa nedir?

Piyasada yanlışlar mevcut. Ama yapılan işlerden once özellikle piyasadaki ajans sayısındaki hızlı artışta ciddi bir yanlış var. Ajansların sayısının artması bizler için güzel. Markalar için ise bazen problem. Çünkü her ajans aslında bir sosyal medya ajansı değil.  Bilinçli marka için sektörde birçok ajansın varolması bizler gibi A level ajansların değerinin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Ama bazı markalar ajanslar arası farklılıkları göremeyebiliyor. Bilgi, deneyim ve ekip birikimi eksik olan ajanslar piyasanın fiyat dengesini de bozuyor. Markalar ucuz bütçeler uğruna sosyal medyada kampanya yaptığını zannedip halen para harcarken karşılığında bir "hiç" alabiliyor. Dolayısıyla markaların "ekonomik ajans" ile "ucuz ajans" olmanın ayrımına varması ve ajansları araştırırken istediği konuda bilgi sahibi olması çok önemli.



Yapılan işlerdeki  en büyük yanlış ise aynı teknik işleri yeniden ve yeniden ambalajlama çabaları. Sosyal medya ajansı sadece kreatif değildir. Öncelikle tekniktir. Teknik etkileşim, uygulama ve erişim anlamında sunabileceği yenilikler olmalıdır. Ambalaj ise en son. Sektördeki bir diğer problem ise içerik ve hedef kitle seçimi.. Biz bir reklam ajansından çıkmışçasına kreatif görseller ve motto’larla üretiyor,bunu teknik olarak kusursuz, ölçümlenen, hedef kitlesine ulaşan nitelikte tasarlıyoruz.

Eklemek istedikleriniz…



Markaların sosyal medyayı artık bir gereklilik olarak görmesi şart. Bu devlet kurumları için de geçerli. Dijital marketing çalışanlarının kurumlardaki sayılarının hızla artmasına rağmen 360 derece işlerin %100 kurum bünyesinde çözülemeyeceği anlaşılmalı. Dijital çalışmalar ve özellikle sosyal medya çok inter disipliner bir uzmanlık gerektirir.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim