• BIST 84.208
  • Altın 147,160
  • Dolar 3,7746
  • Euro 4,0581
  • Kayseri : -2 °C
  • Ankara : -2 °C
  • İstanbul : 7 °C

Sen Benim Vekilim OLAMAZSIN!

Sen Benim Vekilim OLAMAZSIN!
Bu günlerde ülkemizin her yerinde olduğu gibi şehrimizde yavaş yavaş seçim atmosferine girmeye başladı.

Kulisler hareketlendi, sular da yavaş yavaş ısınmaya, listeler oluşmaya başladı. Aday adayları hummalı bir çalışma içerisinde, Allah hepsinin gönlüne görevermesin! Allah rızasını taşıyan iyi niyetli olanlarınkini versin… Vekil olmak zor zanaat vesselam(…) Benim bu haftaki yazımda üzerinde fazlaca durmak istediğim asıl konu adayların adaylığı ile ilgili değil, adayları seçecek listeleri hazırlayacak olan ‘’Karar Vericiler’’ ile alakalı olacaktır.

Her zaman olduğu gibi yine bizler seçilmişleri seçeceğiz. Adaylar için temayül yoklaması tabiki de çok önemli! Lakin milletiyle, ahlakıyla, kültürüyle, diniyle ile kavgalı, farklı hesapların peşinde koşan, nefsini ön plana çıkarıp dünyalığını oluşturmak adına küpünü doldurmanın hayalini yaşayan, seçildikten sonra seçmenini tanımayacak adaylara özellikle dikkat edilmeli, ince eleyip sık dokunmalıdır. Dünyalık elde etmek için birbirinin ayağını kaydırmaya çalışan, kirli siyasetten medet uman, birbirlerine her türlü iftirayı atan, büyük başlar(Abiler)den  olur almak adına Ankara’yı mesken tutan, Perde arkasında gizli pazarlıklar yapanlardan bu memlekete kesinlikle ve kesinlikle fayda gelmez…! Siyasi tarihimiz geçmiş dönemlerde vekil olmak adına aşırı hırs yapıp malını servetini makamını eşini dostunu kaybedenlerle dolu binaenaleyh dikkatli olmak lazım!

Kayseri’nin bir şekilde ekmeğini yemiş, suyunu içmiş bu topraklara azda olsa hizmet edip helal rızık kazanmak adına memleketimizin başka şehirlerinde çok önemli görevlerde bulunmuş Vizyon ve Misyon sahibi şehir dışı vekil adaylarını da önemsiyorum. Kayserinin Yillisi olması gerekmiyor değil mi? Şehrimize dışarıdan bakan ve büyük resmi gören gözler ve yeni ufuklar adına bizlere farklı yeni soluklar katacağına inanıyor siyaseten gerektiğini düşünüyorum. Gerek paralel yapı ile olan mücadelede gerekse, Ankara ile olabilecek diyaloglarda farklı bir ses farklı bir nefes olarak etkili olacağı kanısındayım.

Platon “Erdemi bilgi olarak tanımlar, ancak bilgi sahibi olan erdem sahibi olur. Bilgi, değişmez olanın bilgisidir, o da akılla korunur ve bilge doğru bilgiye sahip kimsedir” der. Peki biz erdemli olabiliyor muyuz? Şehrimizde birçok partiden yüzlerce aday adayımız var değil mi? Toptancılığa hep karşı olmuşumdur şuan yüce mecliste ve seçilecek adaylar arasında memleketi için çalışan, kafa patlatan, dirsek çürüten mükemmel dava insanları olduğu muhakkaktır. Ancak şimdi merak ediyorum bu yarışta hemen ayranını kabartmayıp, gerçekten memleketinin menfaatini düşünen birileri çıkıp da falanca arkadaşımız benden daha yetenekli, tecrübeli, bilgili, liyakat sahibi deyip erdemli bir duruş sergileyerek bir adım geriye çekilerek ’’ Buyur Kardeşim…’’ diyebilecek mi? 

Kötülüğe çirkinliğe rağmen iyilik, yanlışa eğriye rağmen doğruluk, zorluğa meşakkate rağmen cesaret, unutulmaya rağmen vefa, ancak ve ancak  ‘’Asil İnsanların’’ kudretidir. Menfaat için, para için, koltuk sevdası için, kardeşlik düzleminden çıkıp, dürüstlük yolundan sapanlar yalan yere yemin edenler, başkalarının arkasından sövenler, iftira atanlar, kendi kazdıkları kuyularının içinde acıyla debelenirler. 

Dürüstlük, erdemli kişinin huzurla nefes almasını, dünyanın renklerini görebilmesini sağlar. Karanlık adamların dümen suyuna gidip, ezberlere teslim olmayın, kurmaca kişilikler değil kendiniz olun, ruhu dürüst olanın, bedeni de sağlıklı olur. Rant uzmanları aklı evveller sizleri yanıltmasın! Evrene yalan ve riya gönderirseniz geri dönüp, başınıza çöreklenir sıkıntılara duçar olursunuz, hepsi misliyle bumerang gibi size geri dönerler, acı ve pişmanlık içinde kıvranırsınız…

İşi liyakat sahibine ehline verin..

Hayatımızın her aşamasında özel sektör olsun devlet kapısı olsun işi ehline verenler çok güzel başarılara imza atıyorlar. Her meslekte ve işte olduğu gibi, karar vericilerin, basiretli ve adaletli siyasetçilerin, en önemli özelliği ortak akıl ile hareket edip emaneti ehline vermesidir. Destek ve tavassut ile seçilmiş Müslüman siyasetçide kendisine verilmiş tüm nimetlere birer emanet gözüyle bakar. Aklı başında her insan çok iyi bilir ki benim dediği her şey aslında kendisine verilmiş emanetlerdir.

Hayatımız, şöhretimiz, aklımız, servetimiz, sıhhatimiz, evladımız, makamımız vs.. hepsi bizlere birer emanettir. Emanet eden, emanet edilene güvenmiş inanmıştır. Zamanı geldiğinde emanetini ya geri isteyecek ya da hesap soracaktır. Emanetin sahibi kişiler doğal olarak emanet edecekleri insanda ehliyet ve liyakat arayacaktır.

Emaneti tevdi eden seçme makamında olan kimseler bilmelidirler ki çok büyük sorumluluk ve vebal altındadırlar. Allaha ve millete karşı sorumluluk bilincinde olanlar, ehliyet ve liyakat sahibi olmadığı halde seçilmek için çırpınanlara fırsat vermemelidir. Yoksa hem emanete, hem emaneti verdikleri liyakatsız kişiye, hem de emaneti asıl hak eden kişiye çok büyük haksızlık etmiş olurlar. Allah’ u Teala Kur’an da; Allah size mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor! Allah’ın size yapılmasını tavsiye ettiği şey, mutlaka en güzeldir. Şüphesiz Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir. (Nisa4/58). Yine başka bir ayeti kerimede Cenabı Hak; Biz emaneti göklere, yere, dağlara yükledik; onlar buna riayetsizlikten çekindiler (ihanet etmekten)korktular. Fakat insan kendisine yüklenen emanete ihanet etti. Böylece insan hem zalim hem de çok cahil olduğunu ispatladı. (Ahzab,33/72)

Bilgiye ve liyakata değer verilmeyip, işler yetersiz, yeteneksiz, sorumsuz Allahtan korkmayan kuldan utanmayan insanlara bırakıldığı zaman, her şeyin düzeni kısa sürede bozulur. Makam ve mevki sahipleri kendilerine yakın gördükleri, eş dost arkadaş olarak gördükleri kişileri ya da menfaat beklentisi içerisinde oldukları kişileri görevlere getirirler ise zulüm ve haksızlıklar hiçbir zaman eksik olmayacaktır.  Fatih sultan Mehmet han ünlü veziri İshak Paşaya; Ehil olmayan bir kişiyi bir göreve atadığında; Paşa, bu hatayı ikinci kez işlersen sadece vezirliği değil, başını da alırım! Devlet-i Al-i Osmani ancak dürüst, liyakatli ve bilgili kişilerin omuzlarında yükselebilir demiştir.

Sabah erken kalkanın darbe yaptığı bir ülke değiliz artık!

2001 Yılından itibaren hamdolsun milletimiz de gerçek hizmet edenleri gördü  ve artık bilinçlendi! Bu millet sadece laf üretip ülkeye bir katkısı olmayanları ve Nişantaşı solcuları ile bir yere varamayacağını çok iyi idrak etti. Artık gerçekten ‘’Yeni Büyük Türkiye’’ hayali olanları, 21.Yüz Yılı ıskalamayanları, bu memleket için gerçekten kaygı taşıyanları çok net görebiliyor. Toplumsal hafızamızda yerinde şükür… 

Entel dantel, sözüm ona  modern çağdaş ileri görüşlü aday adaylarımız! Üzgünüm ama  bizlere evet tam olarak bizlere bidon kafalı göbeğini kaşıyan kıllı adamlar diye küçümsediğiniz  hor gördüğünüz seçmenlere  yine işiniz düştü…! Çözümsüzlüğü çözüm olarak yutturmaya kalkanların ve  uydurma seçim vaatleri ile milleti yanıltanların çoktan ipliği pazara çıktı bile.. Asılsız martavalları yutmuyoruz artık! Sakın bu yollara sapmayın ha! İyot gibi orta yerde kalırsınız maazallah! 

Son sözlerimi müstakbel vekillerimizin milletvekili seçildiğinde mecliste edeceğiniz yemine getirerek toparlamak istiyorum. Şimdiden aşağıdaki bu metne çalışmanızda fayda var ilk günden hani rezil olmayalım, yanlış anlamayın yüce Türk milletinin ve ekranların karşısında teklemeyin diye…

‘’Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma, büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.’’

Bu hafta sizlerle yaklaşan seçimler öncesi işin ehli ve liyakat sahibi olmak adına kısa yolculuklar yaptık. Kıssadan küçükte olsa hisse çıkarmaya çalıştık. Erdemli ve asil insan olmanın ehemmiyeti üzerine turladık.Haftaya bugün, Çarşamba günü yeniden buluşuncaya değin, Allaha emanet olun kalın sağlıcakla..

MUZAFFER KAHRAMAN KÖŞE YAZISI

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim