• BIST 105.964
  • Altın 163,195
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • Kayseri : -1 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İstanbul : 13 °C

ŞİMDİ FATİH KALKSA MEZARINDAN

ŞİMDİ FATİH KALKSA MEZARINDAN
Muzaffer Kahraman Köşe Yazısı

Artık iliklerimize kadar donduran aralık ayının son günlerindeyiz. Her tarafta kar var, Rabbim sanki hepimiz için kocaman yeni bir beyaz sayfa açtı ne dersiniz dostlar? Evet, bir iki gün içerisinde acısıyla tatlısıyla yaşayarak ömrümüzden tükettiğimiz kocaman bir yıla daha hep birlikte veda edeceğiz. Takvim üzerinde değişen ve milletlere göre de zaman kavramının izafi olduğu yeni bir yıla daha gireceğiz. Yeni yıl hepimiz için hayırlı olur inşallah.

Biz bu duruma farklı bir pencereden bakıp; ölmeden ölenler için ömür muhasebesinin hesap vakti diyelim mi? Hadi şu fani dünyada bir çırpıda geçen koca bir yılın daha, maneviyatımızdaki artı ve eksilerini yazarak, kar ve zarar terazisine koyalım mı? Kendimizle yüzleşip, bu geçen yılda Allah için iyi bir kul, Peygamber efendimize layık bir ümmet olabildik mi onu bir sorgulayalım.  Acaba ümmete, vatana, millete faydalı bir birey olabildik mi? Bu yılda kaç tane mazlumun derdine derman olup ta vicdanlarına dokunabildik? Ya da hakka ten bu yıl hiç böyle bir derdimiz oldu mu? Bunları yekten önce bir sorgulayalım. Sorgulayacağız değil mi? Peki şimdi eğri oturup doğruyu konuşalım o vakit; gerçekten vicdanen müsterih miyiz? Yoksa ‘’ya birader bu yılda bana dokunan yılan falan olmadı ki’’ mi diyoruz. Yoksa Allah korusun sizde 31 Aralık gecesi küfür kervanına katılıp, ertesi gün uykusuzluktan gözü kabağı şiş bir vaziyette paldır küldür kendini 2016 yılının ilk Cuma’sında bulacaklardan mısınız? Ne dersiniz…

2015 yılı şahit olduğunuz üzere ümmetimiz ve ülkemiz adına maalesef hiç de hayırlı bir yıl olmadı. Özellikle Ülkemize diz çöktürmek isteyen yedi düvelin çukur oyunlarına ve bel altından saldırılarına maruz kaldığımız zor bir yıl oldu. Müslümanlar adına iyice savrulduğumuz, oluk oluk kardeşlerimizin kanlarının aktığı, vicdanlarımızın kanadığı bir yıl oldu. Fitne ve fesadın gölgesinde ilerlerken bir türlü Vahdet olamayıp birçok sıkıntılara duçar olduğumuz bir yıl oldu. Birçok insanını ömründe tecrübe edemeyeceği kadar ibretlik çetrefilli olayın alayını maalesef bu yıl içerisinde yaşadık. İslam düşmanları ile yaşanan savaşlara, kendi halkını sokağa atanlara, terör olaylarına, katledilen ve sahillere vuran çocuk cesetlerine, maskeleri düşüp memleketini satan hainlere, ümmetin perişanlığına, mazlumların akan kanlarına, yalana, dolana, iftiraya, akan gözyaşlarına ziyadesi ile hep beraber şahit olduk …

Ülkemiz adına bütün bu yaşananların arka planında ‘’Dünya beşten büyüktür ve İsrail bir terör devletidir’’ diyen bir lider, zulme sömürüye isyan ederken aynı zamanda da kalkınan Müslüman bir Türkiye vardı. Dünyaya meydan okuyan ve Müslümanların yanında duran bu güçlü Türkiye herkesi rahatsız etti. Türk düşmanlarının alayı, Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki bu harekete artık dur demek ve Türkiye’yi eski haline döndürmek için harekete geçtiler. Ülkemize boyun eğdirmek için iki yüzlü dış güçlerin içerideki uzantıları ve işbirlikçilerinin yaptıkları kirli ittifaklara hep birlikte şahit olduk. Seçimlerden önce bir araya gelen yedi düvel ve saç ayakları, şimdi de yetmiş düvel olarak son kale olan ülkemize saldırmaktadırlar. Gözü dönmüş taşeron terör örgütü, stratejik proje PKK ve destekçileri içeriden ilçelerimizi kuşatır iken eli kanlı İslam düşmanı devletlerde artık açıktan etrafımızı çevrelemektedirler. Parayı verenin düdüğünü çaldırttığı bu terör örgütü asla Kürt halkını temsil etmemekte dolayısıyla da Kürtlerin sorunları ile de zaten zinhar ilgilenmemektedir. 1990’lı yıllarda karanlık adamların yaptığı zulümlerin kat be kat fazlasını şimdi bölgede özerklik saçması adı altında mütedeyyin Kürt kardeşlerimize şimdi bunlar yapmaktadırlar.

Dağda çok ciddi zayiat verip bu kışı dağda geçiremeyecek kadar zayıflayan örgüt pervasızca evlerimizin içine daldı. Kandil sakini katil Bayık’ın gönderdiği yabancı savaşçılarla birlikte bazı ilçelerimizde hendekler ve bariyerler kazıldı. Devletimiz ise bölgede, bölgesel sokağa çıkma yasağı uygulayarak temizlik harekâtına devam ediyor. Kürt kardeşlerimizin kılına zarar gelmesin diye azami özen gösteriyor. Bu güne kadar çok ciddi sayıda terörist bu mıntıka temizliğinde etkisiz hale getirildi.

Kürt kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntıları resmetmek ve ta kalbimizin derinliklerinde hissetmek adına hadi birkaç dakikada olsa birlikte empati yaparak biraz tefekkür edelim dostlar.. Düşünün hele, çoluk çocuk zor şartlarda birkaç göz odada yaşam mücadelesi verdiğiniz o sıcacık yuvanıza bodoslama dalan teröristlerle 15- 20 gün boyunca silahların gölgesinde gece gündüz birlikte yaşıyorsunuz. Katil Bayık tarafından kandırılmış ve beyni yıkanmış  15-16 yaşındaki bu terörist çocuklar tarafından eşinizin ve çocuklarınızın yanında hakarete uğruyor darp ediliyorsunuz.. Bu duruma itiraz eden 70 yaşındaki babanız önce tokatlanıyor sonra kurşuna diziliyor…  Bütün özgürlükleriniz elinizden alınmış ve külliyen esirsiniz yani… Dışarı kaçmak veya ihbar etme şansınızda yok! Dışarıda zaten çetin bir savaş var kaçarsanız iki kurşun arasında kalıp vurulursunuz.. Her an ölümle burun burunasınız. Öte taraftan da  dışarıda teröristler tarafından Kur’an’ı Kerimler yakılıyor, camiler kundaklanıyor, okullar kütüphaneler bombalanıyor. Beş yaşındaki çocuklar kurşunlanırken, çocukların okulları yurtları bombalanarak darma dağın ediliyor.!  İşte hepimizin çok iyi bildiği PKK’nın gerçek yüzü budur. Allah devletimize güvenlik güçlerimize zeval vermesin, orada yaşayan mütedeyyin Kürt kardeşlerimize de sabırlar versin..

İmdi… Özyönetim, Özerklik, Kanton martavalları ile yine ortalığı karıştıran ve sinir uçlarımızla oynayan bu kurmaca kişilikli şovmen Mister Selo’nun maskesi artık düşmüştür ve nihai amacı iyice bellidir. Anlaşılan o ki Washington ve Moskova ziyaretleri Seloyu gaza getirmiştir. Devletimizin sabrını zorlayan bu meydan okumalarından anlıyoruz ki yine yeni bir büyük provokasyon ile yine karşı karşıyayız.!  Selo efendi büyük bir rüyaya yelken açmıştır. Artık Irak, Suriye ve Türkiye’den devşireceği topraklarda sözüm ona Leninist, Stalinist tarzı kızıl komünist bir devletçik kurmak için şartların olgunlaştığını düşünüyor. 

Bu vitrindeki kravatlı esas oğlan Mister Selo, İslam düşmanı devletlerin destek ve tavassutu ile kuracağını zannettiği bu devletçik ile şuan yapmış olduğu bölgesel terörizm işini büyütecek, devlet bazında toptancılığını yapacaktır.! Bugün Şırnak, Silopi, Sur ve Cizre’de çaresiz kalan teröristlere PKK nasıl hadi kendini patlat emrini veriyorsa, Hâlbuki yarın aynı yeryüzü egemenleri devletler, yine aynı emri, vakti saati geldiğinde yürüttükleri kirli siyaset uğruna Selo ve avenesine de , hadi sıra şimdi sizde, sizde kendinizi patlatın! Sizin de son kullanma tarihin doldu diyecekler!..

Evet, bugün ülkemizi yönetenler halkı ile birlikte 21.YY’ıskalamamak adına gür bir şeklide  ‘’Yeni Türkiye Perspektifi ve Yeni Güçlü Türkiye’’ dedikleri için ülkemiz her taraftan kuşatma altındadır. Bu günde bu heveskâr emperyalist azgınlar, ülkemizin geliştiğini ve kendi ayakları üzerinde duruşunu sağlamlaştırdığını gördükçe kuduruyorlar. Önceden beri ülkemiz üzerinde oynadıkları oyunları ve el altından yapılan kirli anlaşmaları şimdi pervasızca açıktan yapıyorlar. Ama hamdolsun ki ülkemizin ekonomisi de güvenlik güçleri de hiç olmadığı kadar sağlam ve arkasında güçlü bir irade var. Ülkenin direksiyonu hiç olmadığı kadar ehil vicdanlı ve milli kişilerin ellerinde. Bu bağımsızlık mücadelesinde tabi ki şehitlerimiz içimizi kanatıyor lakin az kaldı, alayının kökünü kazıyacağız Allah’ın izni ile. Biraz daha sabır etmemiz gerekiyor. 

Bu gün yine paralel güruhun ve malum medyanın aydınlık yüzlü müptezel kalem silahşorları utanmadan ve dahi usanmadan hükümet karşıtı söylemlerine ve algı operasyonlarına hala devam ediyorlar. Bi durun baydık artık, karnımızda tok sizin bu boş ajite laflarınıza anlayın gari yemiyoruz  be birader!!  Kökten Erdoğan karşıtı olup ta zihnini kiraya vererek arıza çıkaran bu tetikçiler her gün köşelerinden  ‘’Devlet yine yanlış yapıyor, Barış yapmak lazım, Devlet elini tetikten çekmeli, Konuşarak bu işler çözülür’’martavalları ile sözüm ona uygar, şirin, barışçı ve demokrat görünmeye çalışıyorlar! Birde yüzleri kızarmadan bu zekâ parıltısı, kalem soytarısı arkadaşlar var ya! Alttan alttan yine algı operasyonları yaparak ‘’Bak seçimlerde bitti ne değişti? Türkiye şimdi daha kötü durumda yine şehitler geliyor! Demiştik işte iyi yönetilemiyoruz!..’’ güzellemeleri yapıyorlar ya hasta oluyorum var ya… Söyle birader ederin ne kadar..?

Yok, öyle, herkes her şeyin farkında! Yaptığınız çadır tiyatrosu artık zevk vermiyor!  Biz çok iyi biliyoruz ki Türkiye ve Erdoğan karşıtı insanlıktan nasibini almamış bu  insan hurdaları yaptıkları ihanetten henüz daha vazgeçmiş değillerdir! Hala her yerdeler hala diriler ve hala yine iş başındalar! Leş kargaları gibi havada uçuşarak hükümetimizin tökezlemesini bekliyorlar. Ancak çok beklerler çünkü hiç olmadığı kadar ülkemiz bu şer odaklarına karşı şimdi top yekûn savunulmaktadır. Çözümsüzlüğü çözüm olarak gören zihni kirli beyaz efendiler !!!  Açın kulaklarınızı size söylüyorum, şimdi beni iyi dinleyin! ‘’Öyle ayranınız boş yere kabarmasın! Siz sığ sularda bu kafayla yüzmeye hep böyle devam edin. Lakin ruhumuzun karıldığı bu ecdat yadigarı Osmanlı bakiyesi topraklar ,helvadan yaptığınız putlarınızla birlikte alayınıza mezar olacak bunu da böyle bilin!.’’

Bina aleyh konuyu dağıttığımın farkındayım lakin yaşanan hainlikleri görünce; göğsüm kabarıyor yüreğim yanıyor… Biz bu toprakları vatan belledik! Bir tarafta gencecik fidanlarımız toprağa düşüp şehit olurken, diğer tarafta hainler tarafından dağıtılan yuvalar, parçalanan bedenler, öldürülen çocuklar içimizi çok derinden sızlatıyor… Allah yardımcımız olsun. Evet, dostlar tekrar yazımın başına dönecek olur isem;  Ülkemizin ve Müslümanların ahvali böyle iken demem o ki gelin bu yılda küffarın sofrasına yine meze olmayalım. Biz bize yakışanı yapalım. ‘’Toplumumuzda yılbaşı kutlaması olarak yapılan eğlencelerin dinimiz ve kültürümüz açısından hiçbir temeli yoktur. Bu günlerde bize düşen, geçen bir yılın muhasebesini yaparak gelecek bir yılda hatalarımızı tekrarlamamak ve kendimizin, toplumumuzun ve Yüce Rabbimizin razı olacağı davranışları yapmaya gayret göstermek olmalıdır. Bize ait olmayan ve Hristiyanların bayram günü olan Noel Gününü kutlamak bize asla yakışmaz. Dedelerimizin ve Şehitlerimizin kemiklerini sızlatıp o gece yapılan çirkinliklere, sapkınlıklara, fuhuşa, içkiye, kumara, orman ve hindi katliamına alet olmayalım…’’

Emin olun Hristiyanlar gibi Noel kutlayarak yeni yıla girmek, bu kutsal Vatan için canlarını feda eden şehitlerimizin, dedelerimizin kemiklerini sızlatacaktır. Gayr-ı Müslimlere benzemek ve onlarca kutsal sayılan gün ve vakitlerde onlar gibi hareket etmek dinimizce bid'at kabul edilir. Onlarla aynı gayeyi, aynı amacı paylaşmasa bile Müslümanın onlara benzemesi özenmesi İbn Ömer'in Rasûlullah (s.a.)dan naklettiği delille haramdır. "Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o, onlardandır." Ömrümüzden hızla kayıp geçen bir yılın muhasebesini doğru yaparak gevşeyen vidalarımızı sıkalım ve artık bize yakışanı yapalım. Vel hasılı bizlerde üstadın dediği gibi ‘’7 Hıristiyan bir danaya ortak olmadıkça; bizlerde yılbaşı falanda kutlamayalım. Evet, dostlar, o gün ille de bir şeyler kutlayacak isek alternatif olarak şu hiçliğin karanlığında gelin hep birlikte Mekke’nin Fethini kutlayalım. El açıp yeni yılın bütün İslam âlemine birlik beraberlik ve huzur getirmesi için hep birlikte Allaha dua edelim. Atalarımızın torunları olarak onları asla mahcup etmeyelim.

Sözlerime üstat Necip Fazılın bir sözü ile son vermek istiyorum: ‘’Şimdi Fatih kalksa mezarından, ne ben onu tanırım ne o beni tanır.. Ama İstanbul'u Bizanslılar almış deyip bir daha savaşır...

Allaha emanet olun, kalın sağlıcakla.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim