• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kayseri : 30 °C
  • Ankara : 27 °C
  • İstanbul : 29 °C

"Suçumuz sabit: Fenerbahçelilik"

"Suçumuz sabit: Fenerbahçelilik"
'Silahlı suç örgütünden soruşturulup, şikeden tutuklanıp, haksız ve ekonomik çıkar amaçlı suç örgütü'nden yargılandıklarını iddia eden Aziz Yıldırım, “Bizim, Türkiye Cumhuriyeti ve Fenerbahçe'den başka aşkımız yok” dedi.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, şike davasında kararın verilmesine 2 gün kala yaptığı savunmada çaprıcı sözler sarfetti. Savunmasına, “Bir 3 Temmuz sabahı evlerimizden alındık. Sorgusuz sualsiz ne yaptığımızı bilmeden, kime ne zarar verdiğimizi düşünürken birkaç polis memuru kulağımıza fısıldadı ‘Silahlı suç örgütü kurmuşsunuz’ diye; ve 1 yıllık öykü böyle başladı” sözleriyle başlayan Yıldırım, şunları söyledi: “Silahlı suç örgütü iddiasını ortaya atanlar bu iddiayla bizleri dinlemeye almıştı. Tüm deliller bu suçtan dolayı toplandı. Aziz Yıldırım ve arkadaşları Fenerbahçe’yi şampiyon yapmak için Silahlı Suç Örgütü kurmuştu. Evlerimizi aramadılar, bahçelerimizi de kazmadılar. Bu örgütün silahlarını kimse aramadı, sormadı. Sonradan anladık ki amaç bir yerlerden bir örgüt bulmak ve bizleri oraya katmaktı ve öyle de oldu. Tam, silahlı suç örgütü suçlamasına alışmıştık ki, sorgular başladı. Gördük ki 6222 sayılı yasa uyarınca ‘şike’ yapmışız. Herhalde ‘şike’ yapmak için ‘silahlı suç örgütü’ kurduk diye düşündük. Tutuklama müzekkerelerinde gördük ki sadece ‘şike’den tutuklanmışız. Ve yine anladık ki ‘hakkımızda hüküm verenler’ şike suçunun cezasının daha ağır olduğunu anlayınca sağolsunlar bizleri silahlı suç örgütünden çıkartıp, şike maddesine sokmuşlar. Ve tabii ki tutuklandık. Sonra kademeli ve planlı bir zulüm başladı. İtibarsızlaştırma ve toplum önünde küçük düşürme planları hayata geçirilmeye başlandı. Bizler hep sustuk. Türlü oyunlarla Fenerbahçe’nin de önü kesilmeye, hakları zorla elinden alınmaya başlanınca, artık bizim için olay açığa çıkmıştı. Sonra yasanın değişmesi gündeme geldi.

Değişmesin diye tavır aldık. Çünkü artık anlamıştık, yapılmak isteneni. Hakkımızda birileri çoktan karar vermiş, meydanlara dar ağacını kurmuşlardı. Yasanın adı ‘Aziz Yıldırım’ yasasıydı. Ülkenin Cumhurbaşkanı bile böyle söylemişti. Ama bir tek Fenerbahçeli yararlanamamıştı yasadan. Çünkü bizlerin suçu sabitti: Fenerbahçeli olmak. Sonra iddianame açıklanınca rahatladık, iddialar yetersizdi. Hukuka açıkça aykırı şekilde toplanan deliller bizleri suçlamaya yetmezdi. İddialar gerekçesizdi, komikti. Ama iddianamede bir şey değişmiş, değiştirilmişti. Bizler bu sefer de ‘Haksız ve Ekonomik Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ olmuştuk. Kısacası ‘silahlı suç örgütünden soruşturulup, şikeden tutuklanıp, haksız ve ekonomik çıkar amaçlı suç örgütünden’ yargılanacaktık. Bu kadar telaşa, böylesine önemli makamları, sırf bizleri buralarda yargılamak için bu durumlara düşürmeye ne gerek vardı. İstenilse bizler burada Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri’nde yargılanmak için dilekçe dahi verebilirdik. En azından devletin ciddiyetine gölge düşürülmemiş olurdu diye düşündük; Sonra yargılama başladı. İlk defa konuşabiliyor, savunma yapabiliyorduk. Müteşekkirdik; En azından hak ettiğimiz saygıyı görüyorduk. Yargılanma tarafınızdan hızlı bir şekilde yapılıyordu. Yine tutukluyduk, ancak daha da özgürdük. Tam bir şeylerin değişmeye, bazı oyunların bozulmaya başladığını düşünmeye başladık. Bu sefer de ‘hızlı bir şekilde ceza vermek için yargılanma yapıldığı’ dedikoduları çıktı karşımıza. Şu anda bu dedikodular ve sizlerle baş başayım. Unutulmamalı ve şu sıralar sıklıkça hissedilmektedir ki, Türkiye her geçen gün ‘Damarlarındaki asil kanın farkına biraz daha varmak zorundadır’. Bu kararda sorumluluğunuz, sorumluluğumuzdan daha az değildir. Yine de; Sayın makamınız tahtında tüm Türk yargısına olan inancımı yineler,
son sözümüzün ‘bu sevda bitmez’ ve ‘her koşulda FENERBAHÇE’ olduğunu dosta, düşmana ilan ederim.”

Aynı yere bağlılar

“Bizlerin başka suç örgütleriyle irtibatlı olduğuna dair kampanyalar başlatıldı. Televizyonlarda, gazetelerde kendinden menkul adamlar türedi. Bizlere her gün küfreden, özel resim ve haberlerimizi yayınlayan, bizleri hedef alan, iki lafı bir araya getiremeyen bu şahısların birçok ortak noktaları vardı. Savcı ve polis onlarındı. Bizlerse karşıt güçler. Hep aynı ağızdan konuşuyorlardı, aynı yere bağlı olduklarını söylüyorlardı.”

Karar yarın açıklanıyor

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, bir aksilik olmadığı takdirde yarın karar vermeyi planladıklarını açıkladı. Bir sonraki duruşmayı yarına bıraktığını söyleyen Ekinci, “O gün, geriye kalan sanıkların savunmalarını alacağız. Müdahillerin diyeceklerini soracağız. Sonra sanıkların son sözlerini alacağız. O gün biraz uzun sürebilir duruşma. Olmazsa, Pazartesi gününe de duruşma tarihi verebiliriz” dedi. Kararın yarın açıklanabilecek olması nedeniyle, Başkan Aziz Yıldırım’ın tahliyesini uman binlerce Fenerbahçeli’nin Çağlayan’a akın etmesi bekleniyor.

Bildiğinizi okumaktan vazgeçmemelisiniz

“Türkiye sevdalısı olarak Türk sporuna, Türk sporcusuna bu kadar katkı yapan, devletten bir kuruş almadan, stadını yapan, amatör branşlarda kimsenin hayal edemeyeceği şampiyonlukları kazandıran, sporcuları ve Türk sporu için her şeyini vermeye hazır olan Aziz Yıldırım’ın haksız ve çıkar amaçlı suç örgütü kurmadığını çok çok iyi biliyorsunuz. Bizim tutuklu olmamızın, mahkum olmamızın önemli olmadığını, yeter ki Fenerbahçe’ye bir zarar gelmemesinin tek düşüncemiz olduğunu biliyorsunuz. Ben de sizlerin bunları bildiğinizi çok iyi biliyorum. Ve sizlerden bildiğinizi okumaktan vazgeçmemenizi talep ediyorum. Aziz Yıldırım’ın bundan önce olduğu gibi bundan sonra da bildiği ve inandığı yolda yürüyeceğini tüm kamuoyuna ilan ederim.”

Mücadele etmediğimiz hiçbir zaman olmamıştır

“Haklıyken peşinen haksızlığı seçeceğimiz yegane durum; Türkiye Cumhuriyeti menfaatleridir. Bu kararınız Fenerbahçe’den öte Türk futbolunun geleceğiyle, itibariyle ilgilidir. UEFA kararı göstermiştir ki bu yargılama, spor hukuku hükümleri itibarı ile tanınmamakta; hatta aleyhte durum ve delil olarak dahi değerlendirmeye tabi tutulmamaktadır. Vereceğiniz karar sadece Aziz Yıldırım’ın bağımsızlık kararı olmayacaktır. Bu karar aynı zamanda Türk yargısının bağımsızlığına dair olacaktır. Bilinmelidir ki adaletsizliği engelleyecek gücümüzün olmadığı zamanlar olabilir ancak mücadele etmediğimiz hiçbir zaman olmamıştır ve olmayacaktır.”

Vatanı bölmeye çalışanlara övgü yarışında olanlar

Mahkeme heyetine hitaben, “Sizler benim örgüt kurmadığımı, bu insanların örgüt üyesi olmadıklarını çok iyi biliyorsunuz” diye seslenen Aziz Yıldırım, daha sonra iddia edilen şike ve teşviklerin gerçek olmadığını bildiklerini söyleyip, “Bu tür söylemlerle bizlere ceza verilmemesi gerektiğini biliyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti ve Fenerbahçe’den başka aşkımız ve zayıf noktamız olmadığını, Fenerbahçe’ye ve bizlere yaşatılanları hak etmediğimizi biliyorsunuz. Bu ülkeyi, bu vatanı bölmeye çalışanlara övgü ve ayrımcılık yarışında olanların konu biz olunca nasıl acımasız olduklarını görüyorsunuz” dedi.

Örgüt başkanlığını bana bırakıyor!

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci arasında dün de ilginç bir diyalog yaşandı. Savcılık mütalaasına karşı savunmasını yapan Aziz Yıldırım, ilk olarak, “Olgun (Peker) bey silahlı terör örgütün başkanlığından istifa ediyor ve bana bırakıyor” dedi. Bu söz üzerine Mahkeme Başkanı, “Kendisi bilir. Siz kabul ediyorsanız...” karşılığını verince, Yıldırım, “Fark etmez. Her şey olabilir” sözlerini sarfetti. Mahkeme Başkanı’nın, “Örgüte üye olmak için izin gerekmez ama” sözlerine karşılık Aziz Yıldırım, “Örgüte üye olacakları ben seçeceğim. Böyle örgüt olmaz. Kötü bir örgüt” ifadelerini kullandı.

Derin devletten bahsediyorum

Mahkeme Başkanı’yla yaptığı örgüt diyalogunun ardından, bir gün önceki duruşmada aralarında geçen konuşmaya değinen Aziz Yıldırım, “Dün ‘40 telefon kullanıyorsunuz’ dediniz. Ben baktım öyle bir şey yok. 2007 yılında dinlendiğime dair konuşma yaptım devletin üst kademelerinde. Savcılığa başvurdum ‘böyle bir şey yok’ dediler. Biz ‘devlet dinliyor’ derken, Başbakan’ın da söylediği ‘derin devletten’ bahsettik. Ben bu durumu devletin büyüklerine anlattım. Benim iki tane telefonum var” diye konuştu.

Bu kanunun bir değeri kalmadı

Sporda şiddet kanununun çıkarılma çalışmalarında bulunduklarını belirten Fenerbahçe Başkanı, “Ama bizim hazırladığımız kanunda şike ve teşvik maddeleri yoktu. Sporu bilmeyen kişiler bu kanunu çıkardılar. Bu kanun emrivaki ile çıkartıldı. Sporcular yoktu bu kanun çıkartılırken. Bu kanunu çıkartanlar bana şimdi yanlış olduğunu söylüyor. Bu kanun çok yakında değişecektir. UEFA’nın verdiği karar ile bu kanunun bir değeri kalmamıştır artık” sözlerini sarfetti.

fanatik
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim