• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kayseri : 4 °C
  • Ankara : 3 °C
  • İstanbul : 15 °C

Sultan Alp Arslan'ın Ağlatan Hikayesi

Sultan Alp Arslan'ın Ağlatan Hikayesi
Samanyolu Haber TV'de yayınlanan Asrı Aşan Sırlar programında Sultan Alp Arslan'ın hayatıyla ilgili önemli bilgiler konuşuldu.
Programa konuk olarak katılan Sosyolog Doç. Dr. Orhan Erdem Malazgirt Fatihi Sultan Alp Arslan 'ın hayatına ilişkin çarpıcı bilgiler verdi.

Malazgirt savaşı öncesi Alp Arslan'ın iki önemli konuşması olduğunu söyleyen Erdem bunlardan birinin Allah'a olan konuşma ve diğeri ise askerlerine yaptığı konuşma.

Alp Arslan, Allah'a yaptığı konuşmada 'Allah'ım ben senin için buraya geldim. Şan şöhret için değil. Bu zaferleri bize kazandıran sensin. Senin sayende bu başarıları sağlıyoruz' Alp arslan ikinci konuşmasını ise askerlerine yaptı. o konuşmasında ise 'Biz burada Allah'ın rızasını kazanmak ve Anadolu'nun kapısını Türkler'e açmak için bulunuyoruz. Ben eğer ölürsem üzerimdeki elbisem kefenimdir.' Bu sözler üzerine askerler gözyaşlarını tutamadı."

Geçimini neyle sağlardı?

Orhan Erdem, Alp Arslan'ın öldükten sonra geriye tek bir kuruş bile bırakmadığını, gözünün hiçbir zaman mal mülkte olmadığını belirterek şunları söyledi: 'Semerkantlı bir tüccar Alp Arslan'ı ziyaret ediyor. Alp arslan tüccara 'sen şimdi zenginsindir' diyor. Tüccar ise 'yok efendim sizin zenginliğiniz yanında benimkinin lafı bile olmaz'diyor. Bunun üzerine Alp Arslan o tüccara şu cevabı veriyor, 'Ben devletin hiçbir malına sahip değilim. Benim sarayım ve evim yoktur. Sadece eskiden kalan 4-5 hayvanım var. Onun sütü ve etini satarak elde ettiğim bir kazancım bulunmaktadır'der. Bu sözleri duyan Tüccar gözyaşlarına hakim olamaz. İşte Alp arslan böyle bir liderdi. Gözü hiçbir zaman mal ve mülkte olmamıştır. Devletin malından geçinmeyi kendilerinde hak görmemişlerdir.'

Casus kulaklara karşı nasıl bir önlem alınmıştı?

Erdem, o dönemde casuslara karşı alınan önlemi şu şekilde anlattı: 'Divan-ı Hümayun üyeleri toplantı salonuna gitmeden önce koridordan geçerken hafif bir müzik çalınırdı. Buradaki amaç üyeleri toplantı öncesi rahatlatmaktı. Toplantı başlamadan önce hemen salonun ortasındaki fıskiye çalıştırılırdı. bu sayede içeride konuşulanlar kesinlikle dışarıya sızmazdı. Bunu bin yıl önce düşünmüşlerdi.'
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim