• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kayseri : 6 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İstanbul : 19 °C

Suriye bölgeyi yakacak...

Sinan Burhan

Rahmetli Ramazan El Buti ile Saadet Partisi heyeti ile Şam’da görüşmüştük. Tam Suriye’de iç savaş yeni yeni başlamıştı. Şam’da Emevi Cami içerisindeki sohbet esnasında Buti Esat ve rejiminin tecrici olarak yani yavaş yavaş değişmesi gerektiğini söylemişti.

Gerekçe olarak da, ‘Ortadoğu çok dilli ve dinli bir yer burada demokrasi tartışmaları kaos oluşturur. Üniter devlet yapıları ortadan kalkarsa bölge iç savaştan kurtulamaz ve kan gölüne döner’ demişti. Ve bu noktada da Türkiye’yi uyarmıştı. ABD kaos istiyor demişti.

Hatırlayın Saddam sonrası Irak’ı; bu ülkede iç savaş ve kaos var. Mezhep çatışması var. Yine Lübnan’da 50 yıldır iç savaş var. Ortadoğu’da demokrasi adı altında ABD iç savaş başlattı. Farklı ırk ve mezhepleri çatıştıracak zemin hazırladı. Amaç ne? Asıl amaç bu bölgenin kan gölüne dönmesi ve İsrail’in güvenliğidir. Bu bölgede iç çatışma ve kaos ortaya çıkınca İsrail rahatladı.

Batının ikinci amacı ise Irak petrollerinin Akdenize ulaşmasıdır. Bu bağlamda Kuzey Irak ve Kuzey Suriyede bir Kürt devleti ya da özerk yapısı inşaa etmek istiyorlar. O nedenle PYD’ye destek oluyorlar. Bugün gelinen noktada Esat gitsin demek maalesef sorunları çözememiştir.

Aslında Esat’a ve ABD’ye hayır denmeliydi. ABD ve Batı hükümetimizi aldattı. Esat zulmünden Müslümanları kurtaralım, bölge özgürleşsin dedi. Ancak gelinen noktada bölgede kan ve kaos daha da arttı. ABD yarı yolda Türkiyeyi sattı. İki ülke arasında ticaret artmıştı. Kardeşlik artmıştı. Bugün gelinen noktada bırakın Suriye’nin özgürleşmesini Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarı tehlikeye girmiştir.

Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız Suriye meselesine insani açıdan bakmışlardır. Esat’ın katliamlarını durdurmak istemişlerdir. Bütün amaçları bölgede istibdadın son bulması ve Müslümanların işkenceden kurtulmasıdır. İslam Dünyasında barış ve kardeşliği tesis etmek isteyen bir hükümet var. Dini, dili ne olursa olsun mazlumun yanında yer alan bir hükümetimiz var. Zamanla amaçları, iyi niyetleri anlaşılacaktır. Ama şu an için yakıcı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

Ülkemizde seçimler bitti. Şimdilerde koalisyon tartışmaları aldı başını gidiyor. Hangi partiler hükümeti kuracak yollu tartışmalar yapılıyor. Ancak tüm bunlardan daha önemlisi sınırımızda yaşananlar. Suriye’den ülkemize göç akını sürüyor. Bu akınların daha da artacağı ve Halep’ten buraya yüz binlerce mültecinin geleceği malum. Görünen köy kılavuz istemiyor her gün binlerce mülteci geliyor. Peki amaç nedir?

Suriye’deki Esat muhaliflerinin elindeki Tel Abyat kenti düştü. Şu anda bu bölgeye PYD ve PKK unsurları yerleştiriliyor. Türkmen ve Araplar katlediliyor.

ABD öncülüğündeki Koalisyon güçleri IŞİD bahanesiyle gece gündüz bombalıyorlar. Bu bölgeyi insansızlaştırıyorlar. Amaç Irak ve Kerkük petrollerinin Akdeniz’e inmesidir. ABD bu bölgede Irak’ın kuzeyinden başlayan Suriye ile devam eden bir hat oluşturuyor. Bu hattın başına da PKK ve PYD unsurlarını koyuyor. Petrol uğruna yüz binlerce insan göç ediyor.

Sınırımızda bir PYD ve PKK devleti kurulursa ilk önce muhalefet hükümeti suçlayacak ve diyecek ki, ‘siz Suriye’de yanlış yaptınız bunlar başımıza geldi.’ Yine IŞİD’den kaynanlanacak her türlü eylemde yine ülkemiz suçlanacaktır. Batı basını zaten ülkemiz aleyhine yazılar kaleme almaya başlamıştır. Bu noktada hükümet kamoyunu aydınlatmak için ciddi bir çalışmaya girmelidir. ABD’nin hedeflerini anlatmalıdır. Nitekim Muhterem Cumhurbaşkanımız Erdoğan bir konuşmasında, Batının niyetinin Suriye’nin kuzeyini PKK’ya teslim etmek olduğunu belirtmiştir. Bu noktadan sonra Türkiye diplomatların da görüşlerini alarak hem uluslararası kamuoyuna hem iç kamuoyuna mesaj vermelidir. İktidar ve muhalefet milli meselelerde bir araya gelmelidir. Türk halkı bu noktada konsolide olmalıdır. Yani milli meselelerde bir arada olmalıyız. Ülkemizin menfaatleri çok önemlidir. 11 Eylül saldırılarından sonra nasıl ABD halkı birleşmişse biz de Suriye meselesinde bir arada olabilmeliyiz. Suriyelilerin gelebildiği bir Türkiye var ancak bizim gidebilecek bir yerimiz yok. İktidarı ve muhalefeti ile dimdik bir arada durursak bu hain tuzağı bozarız. Şimdi birlik ve kardeşlik zamanıdır.

Bu yazı toplam 262 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim