• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kayseri : -2 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İstanbul : 5 °C

ÜLKÜCÜ İŞCİLER:

ÜLKÜCÜ İŞCİLER:
Değerli Arkadaşlarım,Kayseri’de Ülkücü İşçiler Derneği Kadın Kolları, vatanımızın ve milletimizin bütünlüğüne birbiri ardı sıra büyük saldırıların yapıldığı günlerde faaliyete geçirilmektedir.
Vatanımıza ve milletimize saldıranlar, aynı zamanda en temel işçi haklarına da göz dikmiş durumdadır.
Günümüzde bir işçinin öncelikli görevi, vatanın bütünlüğüne, milletin birliğine ve dirliğine sahip çıkmaktır. İşçi haklarını koruyup geliştirmenin yolu da buradan geçmektedir.
Vatan elden gittikten, millet bölündükten sonra, işçi hakkının herhangi bir anlamı da kalmamış demektir.
İşçinin ücreti azalır, çoğalır. Azaldığında artırılır. Ancak eğer vatan elden giderse, bir daha geriye dönüş yoktur.

Değerli Konuklar,
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yıllardır izlediği politika artık günümüzde tümüyle iflas etmiştir.
Yüce Türk milletini Amerika’nın Ortadoğu’daki taşeronu olarak kullanmak isteyen anlayış, Türkiye’yi komşularıyla düşman etmiştir; Türkiye’yi bir bataklığa doğru sürüklemektedir.
Bu kutsal topraklarda yaşayanlar, kökeni ve inancı ne olursa olsun, yüce Türk milletini meydana getirmektedir.
İstiklal Savaşımızda şehitlik mertebesine ererken kanları birbirine karışmış atalarımızı ayırmak nasıl mümkün değilse, bugün bizleri de bölmek öyle imkansızdır.
Ancak bu doğrultudaki büyük çabaların farkında olmazsak, bizleri bölüp birbirimize kırdırmayı amaçlayan oyunlara tüm gücümüzle karşı çıkmazsak, geleceğimiz tehlikededir.

Değerli Misafirler,
Emperyalist güçler, bu vatan topraklarının “Türklere bırakılmayacak kadar değerli” olduğunu düşünmektedir.
Anadolu ve Trakyasıyla vatanımız, Asya’nın Avrupa ile kaynaştığı, Asya’nın Ortadoğu ve Afrika’ya uzandığı topraklardır.
Dünya petrol rezervlerinin yüzde 66’sı güneyimizdeki bölgelerde, yüzde 12’si kuzeydoğumuzdaki ülkelerdedir.
Dünya doğalgaz rezervlerinin büyük bölümü de bu bölgelerdedir.
21. yüzyıl, enerji savaşları dönemidir.
Türkiye, ayrıca, 21. yüzyılda büyük önem kazanacak mineral rezervlerine de sahiptir.
Bu topraklarda yaşayanlar ya çok güçlü olacaktır; ya da yok edilecektir.
Türk milleti bu nedenle çok güçlü olmak zorundadır. Bu amaçla muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Değerli Arkadaşlarım,
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin uyguladığı program, Türk milletinin yüzlerce yıldır hassasiyet gösterdiği konulara büyük zarar vermektedir.
Sayın Başbakan’ın ağzından “Ben Türküm” sözlerini bile duyamıyoruz.
Habur’da bölücü terör örgütünü karşılayanlar, yüce Türk yargısını bölücü teröristlerin ayağına götürenler, bölücübaşıyla pazarlığa oturanlar, Türk milletinin binlerce yıllık kültürünün ürünü güzel Türkçemiz dururken başka dillerde eğitimi gündeme getirenler Türk milletinin yüzüne bakamaz.
Vatan evlatları şehit edilirken onların evine gidip onların aileleriyle birlikte gözyaşı dökmeyenlerin başka ülkelerde hüngür hüngür ağlamalarını içimize sindiremiyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısının bütünlüğü;
Vatanın bütünlüğü ve milletin birliği-dirliği için son derece önemlidir.
Büyükşehir Belediyesi Kanununda kısa bir süre önce yapılan değişiklik, Türkiye’yi eyaletlere bölmeye dönük emperyalist planın bir adımıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısının bozulması, iç savaş demektir, kardeşin kardeşi katletmesi demektir, bu ülkede kanın gövdeyi götürmesi demektir.
Buna izin vermeyeceğiz.
Ülkücü İşçiler Derneği ve tüm milliyetçi güçler, bu tür girişimlere sonuna kadar karşı çıkacaktır.

Değerli Arkadaşlarım,
Adalet ve Kalkınma Partisi işçi haklarına göz dikmiştir.
İşsizlik artmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun işsizlikle ilgili olarak yayınladığı veriler tümüyle yanlıştır, gerçekleri çarpıtmayı amaçlamaktadır.
Kayseri’deki durumu göz önüne getirin.
Her evde en az bir işsiz var.
Kayseri’deki kamu fabrikaları kapandıkça, işsizlik arttı.
Yabancının şekerine ve tatlandırıcısına pazar yaratabilmek için bizim çiftçimizin pancar kotası azaltılınca, işsizlik daha çok arttı.
Bir dönem üniversite bitirince hayatını kurtaracağını zannettiğimiz evlatlarımız ne yazık şimdi evde bunalımda;
okulu bitirdi, yıllardır gördüğü eğitime uygun bir iş bulamadı.
Hükümet, kapanan fabrikaların yerine üniversite açarak veya inşaat sektörünü destekleyerek piyasayı canlandırmaya çalışıyor.
Ama biz Kayseriliyiz.
Neyin tutacağını, neyin tutmayacağını iyi biliriz. Piyasa bizden sorulur.
Bu anlayışla ekonomi düze çıkmaz, işsizlik azalmaz, millet rahat yüzü görmez.
Nitekim birkaç yıl önce araba ve ev alanlar, evinin mobilyasını yenileyenler şimdi borçtan inim inim inlemektedir.
Kolaylıkla alınan tüketici kredileriyle ve kredi kartlarıyla yapılan harcamalar vatandaşı çıkmaza götürmüş, boşanmalar , intaharlar artmış , vatandaş bitme nokta gelmiştir.
İşçi perişandır; bu hükümet devam ettiği taktirde daha da perişan olacaktır.
Bu gidişi engellemenin en önemli yollarından biri, vatana ve işçiye birlikte sahip çıkan Ülkücü İşçiler Derneği’nde gücümüzü birleştirmekten geçmektedir.

Değerli Arkadaşlarım,
Bu hükümetin uyguladığı politikalar işçiye büyük zararlar verdi; daha da büyüklerini verecek.
2003 yılında kabul edilen ve halen uygulanmakta olan 4857 sayılı İş Kanunu, birçok temel hakkımızı gaspetti.
Fazla mesailer konusunda, esnek çalışma konusunda, kiralık işçilik konusunda getirilen yeni düzenlemeler işçiyi köleleştirmeye başladı.
Ancak bunlarla da yetinmiyorlar.
Bu yılın ilk aylarında Ulusal İstihdam Stratejisi adıyla bir belge gündeme geldi.
Bu belgenin yalnızca adı “Ulusal”dır; geri kalan herşeyi millete karşıdır.
Bu belgede sözü edilen adımlar teker teker atılmaktadır.
İşçinin ve memurun köleleştirilmesi hızlanacaktır.
Kıdem tazminatı fonu gündemdedir.
Taşeronluk daha da yaygınlaştırılacak, taşeron işçilerinin köleliği daha da ağırlaşacaktır.
İşçi simsarlığı yapan büroların kurulması gündemdedir.
Hükümet 2012’nin başından itibaren sendikaların toplu sözleşme yapma hakkını fiilen ortadan kaldırmıştır.
7 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, özgür sendikacılığa yeni darbeler indirecek, sendikaları hükümetin kontrolü altına alacaktır.

Değerli Arkadaşlarım,
Vatanımıza ve işçilere yönelik bütün bu saldırıların arkasında Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve büyük sermaye şirketleri vardır.
Bugün vatan savunulmadan işçi hakkı savunulamaz.
Bugün işçi hakları savunulmadan, vatan savunması başarıyla sonuçlandırılamaz.
Ülkücü İşçiler Derneği olarak her zaman bu anlayışla hareket ettik; bundan sonra da aynı anlayışla hem vatan savunmasında, hem de işçi haklarının korunması ve geliştirilmesi mücadelesinde en ön safta yer alacağız.
Sendikalar tabii ki çok önemlidir.
Ülkücü İşçiler Derneği sendikaların alternatifi değildir; sendikaların yerini almaya çalışmamaktadır.
Amacımız, büyük bir kısmı görevlerini layıkıyla yerine getirmeyen ve özellikle de mücadelenin vatan savunması bölümünü tümüyle ihmal eden sendikaları uyarmaktır, onların eksikliklerini gidermektir, hatalarını düzeltmektir.
Bu nedenle sendika üyesi olsun olmasın tüm vatansever işçilere kapımız açıktır.
Bu nedenle Ülkücü İşçiler Derneği’nin güçlenmesi sendikaları da güçlendirecektir.
Bu inanç ve anlayışla, hepinize en derin saygılarımı sunuyorum.



FAİK ŞAHİN ŞAHİNTÜRK

ÜLKÜCÜ İŞÇİLER DERNEĞİ
ŞUBE BAŞKANI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim