• BIST 109.666
  • Altın 156,804
  • Dolar 3,8860
  • Euro 4,5765
  • Kayseri : 4 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 14 °C

Uzmanlar 'Savaş' dedi

Uzmanlar 'Savaş' dedi
Gezi Parkı olayları başlayan süreci Türkiye'nin önde gelen uzmanları değerlendirdi. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre uzmanlar Gezi Parkı'ndan bu yana yaşanan olayları bir savaş olarak nitelediler.

Türkiye'de aylardır olup biteni uzmanlar anlattı. Ortak görüş; “kuralsız savaş”ın arkasında yabancı istihbarat teşkilatları var.
 

Ağaç protestosuyla başlayan Gezi, dershane tehditleri sonrası servis edilen görüntülerle başlayan 17 Aralık… Her ikisinde de ilginç benzerlikler vardı. İlki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ikincisi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun “dış” ziyaretlerinin hemen akabinde gerçekleşmişti. Her ikisinde de aslında bir tek kişi hedefteydi; Başbakan...

Özellikle genç kuşak, ilk defa bu denli yoğun “algı” operasyonuna maruz bırakıldı. Devletin yasalar içerisinde kalarak mücadele etme mecburiyetine karşılık, karşısındaki güç için böyle bir kural yoktu. Sadece 'görünürde', iktidara tepki için demokratik bir gerekçe vardı. Tıpkı Tayland'da, Brezilya'da, Bosna'da, Venezuela'da, Ukrayna'da olduğu gibi…

Oysa “Mesele ağaç değil arkadaş, anlasana…” ile başlayan süreç, sızan 'tape'lerdeki hükümeti çökertme itirafları, MİT TIR'larına baskınlar ve devletin zirvesi de dahil, binlerce kişinin illegal yöntemlerle dinlenildiği şeklinde, birilerinin devleti ve siyaseti yeniden dizayn etme gayretini açık açık gözler önüne serdi.

Ancak karşılaştıkları her dirençte daha fazla saldırıya geçmeleri, bu yapının ve müttefiklerinin, Türkiye içindeki gücünü ilk defa bu denli görünür hale getirdi. Ayrıca bu yapının, hedefine ulaşmak için ne tür yollara başvurabileceğini de… Gezi'de iletişim araçları ve sosyal medya üzerinden her türlü “kuralsızlıkla' kitleleri tahrik etmeye çalışan güçler, 17 Aralık sürecinde de internete konulan -doğruluğu hiçbir şekilde tespit edilmemiş- görüntü ve ses kayıtları ile algı yönetimi yapmaya çalışıyor. Toplumda ciddi bir kafa karışıklığı oluşturarak hükümeti yıpratmayı amaçlayan yapının yürüttüğü 'Asimetrik Savaş'ı, istihbarat, siyaset ve iletişim uzmanlarına sorduk. İşte yorumlar;
 

Bülent Orakoğlu - İstihbarat eski Başkanı

 

Montaj ses kayıtları gizli servisin bir oyunu

 

Asimetrik savaş büyük güce karşı küçük bir gücün yaptığı savaştır. İKK yani İstihbarata Karşı Koyma noktasında Türkiye zayıf olduğu için yabancı servisler ülkemizde yoğundur. Paralel yapı da budur. Etki ajanlarına verilen görev, iktidarı itibarsızlaştırmaktır. Ses kayıtları ise montajdır. Burada iktidarı hedef alıyorlar ama Türkiye ekonomisi etkileniyor. İktidar bu yapılarla çok ciddi mücadele ediyor. Yerli işbirlikçiler deşifre ediliyor. İşin arkasında İsrail'in olduğu ortaya çıktı. Devletin içine sızdıkları için devlet gücünü kullanmalarının önü kesildi. Yargıdaki sızmaların da önü kesildi. Sadece dış destekleri kaldı. Onlar da gizli diplomasi ile sonlandırılacak. Davalar açılıyor mücadele için. Güçsüz duruma düştüler.


Prof. Dr. Ümit Özdağ 

Enformasyon savaşı için her yol mübah

 

Asimetrik savaş güçler arasında dengenin olmadığı bir savaştır. Kasetler aracılığıyla yapılan savaş enformasyon savaşıdır. Başarıyla yapılıyor hükümete karşı. Hükümet de kendini koruyor. Burada her şey mübah noktasından hareket edilir. Hedefte Başbakan Erdoğan vardır. AK Parti ve paralel yapı arasında bir güç savaşı var. Bunun uluslararası boyutu da var. Türkiye'nin Suriye ve Mısır politikalarından rahatsız olanlar bu asimetrik savaşta harekete geçti. Selam örgütü adı altında yapılan soruşturma ile ikinci bir Ergenekon oluşturulmak isteniyor. Türkiye'de böyle bir örgüt yok. Eğer olmayan bir örgüte üyelikten suçlanıyorsanız, suçsuzluğunuzu ispatlamak da zordur.

Prof. Dr. Sedat Laçiner 

Ülkeyi istikrarsız hale getirmek istediler

 

Devletler arasında istikrarsızlaştırmanın biri de asimetrik savaştır. Modern dünyada doğrudan savaşlar maliyetlidir. O nedenle istikrarsızlaştırmaya çalışırlar. Bunu bazen devlet, bazen de o ülkedeki gruplar yapar. Bunu da yolsuzluk, güveni sarsıcı görüntüler ile yaparlar. Kasetlerin çıkmasına tam bir asimetrik savaş diyemeyiz. Bu kadar yoğun çatışma olunca uluslararası aktörler olaya dahil oldular. Burada yapılmak istenen yolsuzluk ve hırsızlık yapan bir hükümet imajı çizmek. Bu tür savaşlarda saldırana her şey mübahtır. Büyük fotoğrafta Başbakan var. İki yıldır bu böyle. Selam örgütü incelenmeli; Neden dinlediler diye. Türkiye'de bir insanı dinlemek çok kolay.

Esra İpek Uçak / Gazeteci-Yazar

Büyük resme bakmalıyız

 

Asimetrik savaşların sırrı tarihte gizli. Her yolun mubah görüldüğü asimetrik savaşlar, bir darbe stratejisi. Türk halkı maalesef geçmişte yaşadığı acı ve kanlı olaylardan ders almamış gözüküyor. İktidar daha sağduyulu ve akılcı davranarak, karşı tarafın derin yapılanmasını deşifre edebilir. Türkiye 100 yıldır bu derin yapılanma ile mücadele ediyor. Bunların şimdiki adı paralel yapı. Çok büyük maddi destek alıyorlar. Asimetrik savaşlarda her zaman toplumun önüne küçük fotoğraflar bırakılır. Ama burada büyük resmi iyi görmek gerekiyor. Türkiye'den toprak koparılmaya çalışılan bu dönemde asimetrik tabir ettiğimiz savaşların arkasında da bu güçler var. Darbe yapmak istendiğini büyük fotoğrafın fonunda görüyoruz. Ergenekon algısı olmayan bir isim ve şekil bulmak zorundalar. Amaçları toplumu farklı yönlere çekmek ve iktidarı itibarsızlaştırmak. Orta Doğu coğrafyasının özgürleşmesi demek, bu zengin topraklardaki gelirin batıya akışının azalması, yakın gelecekte bir İslam Birliği'ne doğru hareket demek. Bunu istemeyen tek bir örgüt var, o da bu örgüttür. Türkiye'deki adıyla paralel yapı, büyük fotoğraftaki adı ise “darbeseverler”.

Doç. Dr. Atilla Sandıklı 

İşler derinleştikçe dış güçler devreye girdi

 

Asimetrik savaş, karşı tarafın elinde olmayan silahla vurulmasıdır. Bu savaşta içerideki parçalanmış yapılar kullanılır. Gezi olaylarında da bunu yaptılar. Ukrayna'da da bu yaşanıyor. Küresel güçler bu çalışmayı derinleştirmek için dışarıdan kendi ellerindeki imkânı kullanırlar. Baktığınız zaman iki taraf da güç mücadelesinde. Cemaat, dershane konusunu kendilerini yok etme girişimi olarak gördü. Onlar da siyasi iktidarı zayıf düşürmek istedi. Burada kasetler yayınlandı. İşler derinleşince kaset sayısı arttı. Bu noktada dış güçler devreye girdi. Küresel güçler için Türkiye'de istenilen bataklık oluşturuluyor. Çatışma ortamı hazırlandı ve şimdi ellerini ovuşturuyorlar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim