• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Kayseri : 2 °C
  • Ankara : 3 °C
  • İstanbul : 15 °C

“...Ve yemkurûne ve yemkurullâh, vallâhu hayrul mâkirîn.”

“...Ve yemkurûne ve yemkurullâh, vallâhu hayrul mâkirîn.”
Kumpasları boşa çıkaran Uzun Adam...

Yeni Türkiye’nin mimarları Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu devir teslim törenlerinde, en çok üzerinde durdukları iki hususa dikkat çekmek istiyorum...

Birincisi Çözüm süreci...

İkincisi Paralel yapıyla mücadele...

Çözüm süreci hakkında düşüncelerimizi, gelecek yazıya bırakarak, sadece bir noktaya dikkatinizi çekeceğim...

Çözüm süreci sonlandırılıp, PKK Türkiye’de silahlı mücadeleyi bıraktığını ilan ettiği andan itibaren; çok değil en fazla 4-5 yıl içinde, Türkiye Avrupa devletleri içerisinde, ilk beşte yerini alacaktır, Allah’ın izniyle...

Paralel Yapıyla mücadeleye gelince...

PKK problemi kadar önemli olmasa da, bu problem de, Türkiye’nin en önemli meselesidir...

Fakat bu problem, Allah’ın izniyle hâl yoluna girmiştir...

Paralel yapının son kalesi HSYK’dır...

12 Ekim’de HSYK seçimleri yapılacaktır...

Paralel Yapı şu günlerde, canla başla bu seçimler için çalışmaktadır...

Çalışmaktadır derken...

Daha önceden elde ettikleri, şantaj malzemeleriyle birçok hakim ve savcının, tehdit edilmekte olduğu, yaygın bir iddiadır...

Kendilerine destek vermedikleri takdirde... diye başlayan cümleler, bugünlerde kulislerde, çok kullanılmakta olduğunu duyuyoruz...

Bu paralel yapı mensuplarının, neler yapabileceğini...

Ne gibi kumpas kurabileceklerini ve iftira edebileceklerini; bizzat bunlara maruz kalmış biri olarak, tahmin edebiliyorum...

Bu sözlerim ve ithamlarım, kumpas ve özel dinlemeler içinde yer alanlaradır...

Yoksa hizmet hareketine, saf ve içten duygular içerisinde yardım eden ve bu harekete, gönül bağıyla bağlı olanlara değildir...

Paralel yapı içerisinde yer almış POLİSLER, HAKİMLER ve SAVCILAR’a söylüyorum...

Tevhid Selam Terör Örgütü diyerek, bize ve binlerce insana, yeniden komplo kuranlar... 

Yani 2009 ve 2011 yıllarında yeniden başlatılan, Tevhid Selam Terör Örgütü soruşturma dosyalarında, görev alanlar var ya...

Onlar her şeyi çok iyi biliyorlar...

Ve kesinlikle yaptıkları işi, bilerek yapıyorlar...

Onlar başarılı oldukları takdirde, kavuşacakları makam ve mansıp ve nimetlerin hayaliyle, bu işlere can-ü gönülden sarılıyorlar...

Bundan dolayı bunlar, çok tehlikelidir...

Dikkatinizi celbediyorum...

Bizimle ilgili ilk Tevhid Selam Terör Örgütü kumpasını, 2000’li yıllarda kuranlar... 

Bizzat şahsıma işkence tezgâhında şunu söylüyorlardı:

‘Bu işleri sizin yapmadığınızı biliyoruz. Fakat bu ihale, sizin üzerinize kalmış. Bizim söylediklerimizi kabul edip, imzalamaktan başka şansınız yok. Mehmet Ali bizi boşuna uğraştırmayın. Sonunda, bizim dediğimiz olacak nasılsa. Kendini daha fazla ezdirmeden, kabul et. Gazeteciyiz, bizim gözaltına alındığımızı nasıl olsa, birçok kimse biliyor. Bir hafta işkenceye dayanır, sonra hakim karşısına çıkarmak zorundasınız nasıl olsa, diye düşünme. Biz öyle bir yetki ile geldik ki, sizi burada değil 7 gün, 77 gün tutabiliriz. Öyle bir yetkimiz var. Ya bizim dediğimizi kabul edip imzalayacaksınız, ya da buradan ölünüz çıkar.’

Bu şartlar altında, zorla ifadelerimizi imzalattılar. Çıkarıldığımız savcı ve hakim karşısında, bu ifadelerimizi kabul etmediğimiz hâlde, bize 15 yıl ceza verdiler.

5 yıl cezaevinde yatırdılar.

Gelelim şimdi Cemaat yakını polis, savcı ve hakimlerin tutumuna...

Bunlar da Tayyip Erdoğan ve Ak Parti iktidarını devirmek için, bizim dosyamızı kullanmaya karar vermişler. Tabii ki bu fikrin arkasında, bir strateji ve geniş bir kadronun, planlaması var.Aylar ve belki de yıllar süren, bir planlamadan sonra, 2011 yılında dinleme ve takibe başlanıyor. 

17 Aralık ve 25 Aralık operasyonları başarıya ulaşsaydı; Tayyip Erdoğan ve Ak Parti hükümeti devrilip; Tayyip Erdoğan ve birçok yakın arkadaşı ve bürokratı ‘Tevhid Selam Örgütü mensubu olarak, İran adına casusluk yapmaktan’ tutuklanacaklardı.

Tabii bu tutuklama ve yargılama, tıpkı bize 2000 yılı Mayıs ayında yaptıkları gibi, televizyonlardan canlı olarak, bütün dünyaya duyurulacak ve kamuoyu ikna edilecekti...

“...Ve yemkurûne ve yemkurullâh, vallâhu hayrul mâkirîn.” “Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu. Allah, düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır.” Enfal-30

Sayın Tayyip Erdoğan, bu tuzakların farkına vardı ve buna karşı, bir hamle yaparak ve Allah’ın da yardımıyla, onların tuzaklarını, boşa çıkamaya muvaffak oldu...

Memlekete kumpas kuranların, tüm kumpaslarını boşa çıkarmayı başaran...

Uzun Adam... Seni seviyoruz...

Seni Yaradan Rabbimize hamdediyoruz...

mehmet ali tekin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim