• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kayseri : -5 °C
  • Ankara : -3 °C
  • İstanbul : 3 °C

'Yeni eğitim modeli zenginliktir'

'Yeni eğitim modeli zenginliktir'
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, son dönemde gündemde tartışılan olaylarla ilgili açıklamada bulundu. Görmez, Kur'an kurslarının, örgün din eğitiminin bir alternatifi olmadığını vurguladı.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, CNN Türk televizyonunda katıldığı bir programda gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Meclis Milli Eğitim Komisyonu'nda geçtiğimiz günlerde kabul edilen 4+4+4 düzenlemesiyle ilgili tartışmaların din eğitimi üzerinden yürüyor olmasının kendisini üzdüğünü ve bu konuda ilkesel bir tavır içinde olduklarını belirten Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Yaygın din eğitimi müesseselerimizi asla örgün din eğitiminin alternatifi olarak görmüyoruz" dedi. Türkiye'de eğitim tartışmalarının her fırsatta din eğitimi üzerinden yapılır olmasını da değerlendiren Görmez, bu tartışmaların bir 'hayrı' da beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Yakın tarihimize baktığımızda ne zaman biz temel eğitim meselemizi konuşmaya başlarsak temel eğitimi bırakıyoruz, din eğitimini burada nereye koyacağız diye bir tartışma başlatılıyor. Cumhuriyetin başında bu tartışmayı çok yaptık. Medreseleri kapattık.

İstanbul'daki büyük medreselerdeki öğrencilerin hepsini götürdük, Darülfünun Fakültesine kaydettik. Sonra da Darülfünun Fakültesini kapattık ve kapatırken de tarihe, 'Öğrenci bulunamadığı için kapandı' şeklinde bir not düştük. Aslında öyle değildi. Bu tartışmayı 1960'da tekrarlamışız. 1971'de 12 Mart muhtırasından sonra yaptığımız ilk iş, din eğitimini yeniden düzenlemek olmuş. İmam hatiplerin orta kısımları o zaman kapandı. 12 Eylül'de aynı tartışma, 28 Şubat'ta aynı tartışma, Şimdi de aynı tartışma. Biz bütün bu tartışmalardan ve yaşananlardan iki şey çıkardık.

Çok zengin bir müktesebat kazandık. Bugün Rusya, oradaki Müslümanların din eğitimini nasıl vereceğini araştırmak için Türkiye'ye geliyor. Endonezya, Türkiye'deki din eğitimi modelini almak için heyetler üstüne heyetler gönderiyor. Pakistan çırpınıyor adeta. 'Gelin bizde okullar açın' diyor."

"BİR ÇOCUK RAHATLIKLA HEM TEMEL EĞİTİMİNE DEVAM EDİP, HEM DE BİR SENE İÇİNDE HAFIZ OLABİLECEK"

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, yeni eğitim sisteminin imam hatip okulları ve hafızlık müessesine yansımalarını da değerlendirdi. Gömez, imam hatiplerin orta okullarının yeniden açılacak olmasının din görevlilerinin kalitesini artıracağını belirtti. Başkan Görmez şunları söyledi : "Şu anda mevcut haliyle yani sekiz yıllık kesintisiz eğitimde üç yıllık dört yıllık bir imam hatip müfredatıyla her hangi bir camimizin mihrabını bir gencimize teslim etmemiz mümkün değildir. Bu noktada ortaokulların yeniden açılacak olması bir kazanım olacaktır. Bizim zorlanacağımız Anadolu'nun geleneğinde tarih boyunca var olan hafızlık müessesesidir. Biz şimdi zaten hafızlık sistemini tamamen değiştiriyoruz.

Bir sene içerisinde çocuk rahatlıkla hafız olabilir. Yani bir sene dediğim iki yaz bir kış oluyor. Çok rahatlıkla onu bitirir. Bu vesileyle hem temel eğitiminden mahrum kalmamış olur. Ama zaten ikinci kademeden sonra zannediyorum bir de açık öğretim imkanı verilecek."

İslam dünyasında fen ilimleri ile din ilimlerinin birlikte öğretildiği çok nadir okullar olduğunu ifade eden Görmez, yeni eğitim modelinde seçmeli ve isteğe bağlı derslerin varlığının da büyük bir zenginlik olacağını kaydetti. Görmez : "Milli Eğitim Bakanlığımız ne düşünür ben bilemem. Ben Diyanet İşleri Başkanı olarak çok rahatlıkla sürekli bu talepte bulunacağım. Ayrıca isteğe bağlı velisinin izniyle Kur'an öğrenme, reşit ise kendisinin talebi ile. Bu, insanın en tabi hakkıdır. Din eğitiminde önemli olan şey evrensel insan haklarına riayettir. Ona riayet ettikten sonra bu hakları özgür bir şekilde kullanabilmeli diye düşünüyorum" dedi.

"ARTIK, KÜRTÇE VAAZ KONUSUNDAKİ TARTIŞMALARI ABES SAYACAK KADAR İLERİ BİR NOKTADA OLMALIYIZ"

Kürtçe vaaz konusuna da açıklık getiren Mehmet Görmez, konunun artık tartışılmayacak kadar ileri bir noktada olunması gerektiğini söyledi. Her dilin, Allah'ın bir ayeti olduğunu vurgulayan Başkan Görmez, "benim dilim ne kadar muhteremse, kardeşimin dili de o kadar muhteremdir" diye konuştu. Başkan Görmez şöyle devam etti: "Açıkça ifade ediyorum. Bana Hakkari'nin köyünde imamlık görevi veriliyor. Ben oraya vardım. Benim görevim ne? Yasaların bana verdiği görev din konusunda toplumu aydınlatmak.

Allah'ın verdiği görev ne? Allah'ın verdiği görev o insanlara din-i mübin-i İslam'ı tebliğ etmek. O insanlar benim dilimi anlamıyorlarsa, ben o görevi nasıl yerine getireceğim. Dolayısıyla onların anlayabileceği bir dil ve üslup ile anlatmak zorundayım zaten. Bunun için zaten fiili olarak ahlakın güzelliğini, kardeşliği anlattıktan sonra, mühim olan içeriktir. Mühim olan hangi dil veya hangi kalıpla anlattığımız değil. Zaten bizim görevlilerimiz vaazlarda Kürtçe biliyorsa, vatandaşa rahatlıkla Kürtçe konuşuyorlar."


"28 ŞUBAT, DİYANET ÇALIŞANLARININ ÖZGÜVENİNİ ORTADAN KALDIRMIŞTIR"

Gömez, 28 Şubat'ta Diyanet'te yaşananlara da değindi. Bütün kurumlar nasıl bir süreçten geçtiyse, Diyanet'in de öyle bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, "Doğrusu nev-i şahsına münhasır bir hizmet yürüttüğü için etkilenmemiştir, yıpratılmamıştır, yıpranmamıştır demeyi çok isterdim. Bilhassa o zaman tedavüle çok farklı bir şekilde sokulan irtica kavramı, yasaların Diyanet'e verdiği görevi yerine getirmeyi dahi zorlaştırmıştır. Çok abartılı, mübalağalı kontrol sistemi, her şeyi merkezden planlama çalışmaları aslında bütün ara dönemlerde yani hem 1960'da, 1971'de, 1980'de ve 28 Şubat'ta Diyanet İşleri Başkanlığı'nda çal lerinin kalitesini artıracağını belirtti. Başkan Gışanların özgüvenini ortadan kaldırmıştır. Ama bütün bunlar Diyanet'in kurumsal hafızasında arızi kabul edilmiştir ve bir müddet sonra tamamen normale dönmüştür" diye konuştu.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim