Saadet Partisi Genel Başkanı ve Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Yeniçağ’a konuştu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Genel Başkan Arıkan, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, fon krizine konusunda da dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Mahmut Arıkan, fon meselesini ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu’ olarak nitelendirdi. Konunun iktidarın meselesi gibi sunulmasını eleştiren Arıkan, vatandaşların mağduriyetinin tartışmanın merkezince olması gerektiğini söyledi. Yaşananların yıllar içinde oluşan siyasi ve ekonomik bir anlayışın olduğunun da altını çizen Arıkan, fon meselesinin yalnızca birkaç isim üzerinden ele alınamayacağını savundu.
’86 milyon üzülüyor’
Arıkan, “Birinci kısmı bu mesele 86 milyonunun meselesi. 86 milyon üzülüyor. İkinci üzüldüğüm kısım, herkeste bir şey var: ‘Reis’i neden üzdünüz?’ Reis’in üzüntüsü mü büyük, 86 milyon insanımızın üzüntüsü mü büyük? Elbette 86 milyon insanımızın üzüntüsü daha kıymetli. Bir de yine tartışmalarda gördüğüm husus, sonuçları tartışıyoruz. Bu bir sonuç. 24 yıl boyunca inşa edilen sebeplerin en büyük sonuçlarından bir tanesi.” dedi.
‘Muhalefet mensubu olsalardı şuan cezaevindelerdi’
Fon soruşturmasında adı geçen kişilere yönelik tutumu eleştiren Arıkan, iktidara yakın isimle ile muhalefet mensuplarına eşit davranılmadığını öne sürdü. Arıkan, “Adı geçen insanlar muhalefete mensup isimler olsaydı şuan cezaevindelerdi. Yani bir gözaltı süresi bitmişti, sorgulamalar yapılmıştı, cezaevine gönderilmişti. Ama iktidara yakın isimler olunca çok rahat, çok yavaş davranılabiliyor.” ifadelerini kullandı.
‘1,5 yıl önce sinyaller verilmiş, duymazdan gelinmiş’
Fon krizinin sinyallerinin bir buçuk yıl önce geldiğini de aktaran Arıkan, “Birileri söylemiş: ‘İşler iyi gitmiyor, birtakım sıkıntılar var’ Ama duymazdan gelinmiş.” diye konuştu. Arıkan, yurt dışındaki kurumların sorunlara dikkat çekmesi ve yatırımcıların paralarını çekmeye başlaması üzerine müdahalede bulunulduğunu savundu.
‘Fon meselesi, konuşulması gereken bir mesele’
Arıkan, iktidarın önemli isimlerinden birinin oğluna yönelik malvarlığı tedbirinin bir buçuk saat sonra kaldırılmasında da değinerek şu ifadeleri kullandı; “Savcılık bir karar alıyor. İktidarın en önemli isimlerinden birinin oğlunun malvarlıklarına tedbir konuyor. Bir buçuk saat sonra o tedbir tekrar kaldırılıyor. O büyük yangına bir buçuk yıl kayıtsız kalanlar, iktidarın kurmaylarından birinin oğlunun bahçesinde ufak bir yangın çıkma ihtimali... Bakın, yangın çıktı demiyorum. Yangın çıkma ihtimali ortaya çıkınca bir buçuk saatte müdahale ediyorlar. Nereden tutsak elimizde çok büyük bir tutarsızlık var. Çifte standart var, görmezden gelme var. Gündemden bir an önce kaçırma hadisesi var. Bu fon meselesi, konuşulması gereken bir mesele. İktidar ısrarla bunu gündemden düşürmek isteyecek. Yeni gündemlerle bunun üstünü örtmek isteyecek.”
‘İktidar panik’
Fon krizinin toplumun farklı kesimlerinde konuşulmasının iktidarı tedirgin ettiğini savunan Arıkan, “Önceki krizler Ankara'da konuşuluyordu, Meclis'te konuşuluyordu, medyada konuşuluyordu. Toplumun bütün kesimleri bu fon krizini konuşmaya başladı. İktidardaki panik de biraz buradan kaynaklanıyor. Yoksa şimdiye çoktan 'Bu dış güçlerin işidir, bize oynanan büyük bir kumpastır’ cümlelerini duyardık.” ifadelerine yer verdi.
‘Kanaat önderleri neden sessiz?’
Arıkan, açıklamalarında kanaat önderlerinin sessizliğine de değindi. Fon tartışmalarında kanaat önderlerinin sessizliğini kabul edemediğini söyleyen Arıkan, geçmişte benzer olayları eleştirenlerin bugün yanlış yapanlar kendi çevrelerinden olduğunda farklı tutum aldığını savundu.





















