• BIST 97.531
  • Altın 279,226
  • Dolar 5,8187
  • Euro 6,4963
  • Kayseri 17 °C
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 21 °C

FEYZİOĞLU´NUN ‘MİLLİ´ DURUŞU

Veli Altınkaya

Barolar Birliği Başkanı hemşerimiz  Av. Prof.Dr. Metin Feyzioğlu´ nun hafta sonu  Sivas´ta yaptığı bir açıklamanın altına imzamı atıyorum.

Haber ajansları, yaygın medya o açıklamaya yer verdi. Ama, hemşerimiz Metin Feyzioğlu bu açıklaması ile de ‘Aslan Gayserilim´ diyebileceğimiz, ‘milli ve yerli duruş´un güzel bir örneğini vermiş. Bu açıklamayı okuduğunuz zaman eminim hepiniz altına imza atarsınız.

Meslektaşlarımızın sorusu üzerine her olayda açıklama yapan, fakat terör örgütlerine karşı sessiz kalan odaklara seslenen Feyzioğlu bakın ne demiş:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti´ne her fırsatta laf sokuşturanlar, bir cümle PKK´ya, DHKP-C´ye laf söylesinler, ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti´ne vurmanın, bazıları için dayanılmaz bir çekiciliği var. PKK´ ya laf söyleyin dediğimizde tık yok. DHKP-C´ye laf söyleyin dediğimizde tık yok. Biz kararlıyız. Teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü diyemeyenle bizim işimiz falan yok.

Biz annelerin o acılarına ortak olmak için Türkiye Barolar Birliği olarak yanlarına gittik. Bu acıya ortak olduk. Annelerden korksun herkes, anneler kaçırılan evlatlarının ya da kandırılan evlatlarının dağdan indirilmesini istiyor...”

HDP´liler ‘Milletİttifakı´ içerisindeki bazı siyasiler, evlatlarına kavuşmak isteyen anneler için ‘Gidin devletin kapısında bekleyin´ demişti.  Metin Feyzioğlu´nun böyle diyenlere de yine imza atacağınız güzel bir tepkisi olmuş. Bakın ne demiş:

"...Biz hukukçuyuz ve bunu hukuk çerçevesinde söylüyoruz. Terör suçlusu olduğu iddia edilenin, adil yargılanma hakkını savunan da biziz. Çünkü kimin terörist kimin terörist olmadığı ancak adil bir yargılama sonucunda ortaya çıkar. Bunu bilerek söylüyoruz ama PKK´nın bir terör örgütü olduğuna şüphe var mı? PKK´ya yarım ağız bile kınama yapamayanların Türkiye Cumhuriyeti´ne sürekli laf sokuşturmasını samimi bulmuyoruz. Bundan sonra da yüzlerine hepsinin çarpacağız.

Tutsak kelimesi savaş hukukunda, savaşan taraflardan birinin eline geçen karşı tarafın askeri silahlı gücü için kullanılır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti mahkemelerinin, mahkum ettiği kişilere, ´adil yargılanmadı´ diyebilirsiniz, düşünce özgürlüğüdür hiçbir şey demeyiz ve adil yargılanmayı biz de isteriz. Bunun için mücadele ediyoruz ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti mahkemelerinin PKK, FETÖ, DHKP-C üyesi olduğu gerekçesiyle mahkum ettiği kişilere ´tutsak´ diyenler ya hukuk bilmezler ya da başka birilerinin jargonu ile konuşarak selam çakarlar. 125 bin meslektaşımın hiçbirinin bu jargonu desteklediğini düşünmüyorum. Bu jargonu kim kullanıyorsa mensuplarımızın, avukatlarımızın büyük bir dikkatle dinlemelerini ve neyi kastettiğini, neyi amaçladığını iyi anlaması gerektiğini ifade ediyorum. Yargıtay Başkanlığına resmi bir mektup yazıp, tutsak avukatlar, tutsak gazeteciler dediğiniz zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti´ni siz düşman devlet statüsüne sokarsınız. Savaş hukukunu bilmiyorlarsa anlatmaya hazırız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti PKK, FETÖ, DHKP-C karşısında savaşan devlet pozisyonunda değildir. Egemen devlettir. Bu örgütler de bildiğiniz adi, pis, kanlı, faşist terör örgütleridir. Bu kadar basit. Biz çok açık kınama bekliyoruz...”

Bu cümlelerin altına, devlet, millet, bayrak, ezan, bağımsızlık, özgürlük, hukukun üstünlüğü, demokrasi vs diyen herkesin imza atması lazım. Atmayanlar ise ya PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinden yana, ya da marjinal bir duruş ortaya koyuyor demektir...

Geçtiğimiz gün de yeni adli yıl dolayısıyla Külliye´de düzenlenen törene katılan TBB Başkanı Feyzioğlu ´na destek verilmesi, İstanbul Barosu´nun olağanüstü kongre çağrısı karşısında başta Kayseri Barosu olmak üzere özellikle Anadolu barolarının genel başkanlarının yanında durması gerektiğini yazmıştım...

Önümüzdeki pazar günü tüm baro başkanları Ankara´ya toplantıya çağrıldı. Bu toplantıda muhtemel ki adli yıl açılışında yaşananlar ile TBMM´nin yeni yasama döneminde öncelikle ela alınacak ‘Yargı Reformu Siyaset Belgesi´ ile ilgili konular bir kez daha masaya yatırılacak.

Metin Feyzioğlu demokrat ve hukukun üstünlüğüne inanmış kişiliği ile ‘milli ve yerli´ bir adamdır. Bir çok meslek kuruluşunun üst birlikleri devlet ve milletle ilgili konularda ‘marjinal bir duruş´ ortaya koyarken, Feyzioğlu her zaman Cumhuriyetin ve hukukun temel değerlerinin yanında yer almıştır. Bunu yaparken de asla bir siyasi bağnazlıkla hareket etmemiştir.

Eğer, TBB´ne yönelik bir olağanüstü kongre süreci başlarsa, bilinsin ki, bu süreci başlatanlar,  hukuki bir gerekçe ile değil, (zira, kongreye yapılalı 4 ay oldu) siyasi, hatta dilim varmıyor söylemeye daha ileri bir telkin ve saikle bu işe tevessül edeceklerdir.

 

 

MIŞ…MİŞ…MUŞ…

 

00- Bakan Murat Kurum´un eski sanayinin kentsel dönüşüme tabi tutulacağı açıklaması bölge esnafının kafasını karıştırmış.

 

00- Başkan Büyükkılıç Kayseri Gastronomi kongresi öncesi ‘GasrtoAntep´e katılmış.

 

00- Akşener, Antalya´da yaşanan Bilal Erdoğan odaklı olay nedeniyle İncesu Üzüm Festivali´ne katılmamış.

 

00-Boydak Holding bu yılın ilk yarısında % 21 büyümüş.

 

00- Boydak Holding CEO´su Ertekin, adaşı MHP´li vekil Baki Ersoy için  ‘Sözünün eri, mert bir vekilimiz´ demiş.

 

00- Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın Hacı Bektaş-ı Veli Derneği aşuresine gecikmeli katılmış.

 

 

 

KULİS BULVARI

PM ÇETİN ARIK´IN

ÖNÜNÜ KESTİ

CHP Parti Meclisi dün olağanüstü toplanarak kongre takvimi ile tüzük ve yönetmelikte yapılacak, daha doğrusu tüzükte daha önce yapılıp ta yönetmelikte hayata geçirilmeyen konuları ele aldı. Bunlardan biri de CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık´ı yakından ilgilendiriyor. Arık, 7 Haziran 2015 seçimlerinde partisinin eğilim yoklamasında birinci çıkmış ve listedeki yerini de korumuştu.4 ay sonra yapılan 1 Kasım seçimlerinde bu kez eğilim yoklaması yapılmadı ve merkez yoklaması ile Arık yine liste başı oldu. Geçtiğimiz yıl yapılan seçimlerde de öyle. PM dün ki toplantısında aldığı bir kararla Parti yönetmeliğine  bir kişinin ‘iki dönem üst üste merkez yoklaması ile aday gösterilemeyeceği´ hükmünü koymuş. Yani Arık bundan sonraki seçimlerde ‘merkez yoklaması´ ile aday gösterilemeyecek. Arık için, olası bir ön seçim  2015 gibi kolay  olmaz.

 

Bu yazı toplam 169 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39