MUSLUKLAR AKMAZKEN MEDENİYET KONUŞMAK
Muğla’nın cennet misali tatil beldelerinde musluklar akmazken…

30 Eylül 2025 Salı 14:40
REFİK TUZCUOĞLU KÖŞE YAZISI
İzmir’de lağım suları arıtılmadan Körfez’e dökülerek bir çevre katliamına sebep olurken…
Marmara’da, başta İstanbul olmak üzere pek çok şehrin arıtmasız kanalizasyon atıkları müsilaj gibi çevre felaketlerine yol açarken…
Belediyeler hizmetleriyle değil, nahoş spekülasyonlarla gündem olurken…
Yetmedi bir de insan ve şehrin geleceğine yatırım yapmak yerine, reklam ve sosyal medya operasyonlarıyla halkın gözünü boyamayı tercih ederken…
Şimdi sormak gerekiyor: Böyle bir yerel yönetim anlayışıyla biz, hangi ‘medeniyet inşasını’ hangi ‘kimlikli şehirleri’ konuşabiliriz?
İbn Haldun, “Coğrafya kaderdir” derken, söze yüklemek istediği anlamlardan biri Yaradan’ın arz üzerinde kurduğu çeşitliliğe dayalı düzenin insan ve şehir üzerindeki etkisini kast etmişti.
İnsan, coğrafyanın şartlarına sınırlı ölçüde müdahale edebilen tek varlık. Yaradan’ın ona yüklediği misyon ise, insan ve coğrafyanın fıtratıyla uyumlu bir tekamülü başarması. “Yeryüzünü mamur etmek” denilen hakikat budur. İnsan ve çevrenin kaideleriyle savaşan değil, insan ve çevre ile uyumlu yaşayan…
Bizler, son bir asırda beton kulelerle gökyüzüne uzanırken, insanı yedi kat dibe gömerek yalnızlaştıran bir kader yazmaya soyunduk. Ancak ‘kaderin üstünde bir kader vardır’ idraki, şimdi şehirlerimize “öze dönüş” çağrısı yapıyor. Siyasetin diline “yatay mimari”, “mahalle kültürü” gibi yerleşen bu kavramlar, basit birer imar terimi değil; medeniyetimizin “insan merkezli” hayat felsefesine geri dönme arzusu.
Bu arayış, aslında hepimizin, şehrin siluetine her baktığımızda içten içe sorduğumuz o sorudan doğuyor: “Ufka doğru uzanan beton ormanında neyi kaybettik?”
Birbirine yabancılaşmış hayatların sığındığı, hissiz duvarların ardındaki devasa bloklar bize gerçekten bir “yuva” sıcaklığı mı sunuyor, yoksa sadece bir “barınma” imkânı mı sağlıyor? İşte bu temel sorgulama, bireysel bir hayıflanma olmaktan çıkıp bir devlet politikasına dönüşüyor. Bir asırlık şehircilik garabetimizin getirdiği sonuç, bizi medeniyetimizin kurucu kodlarını yeniden düşünmeye davet ediyor.
Peki, bizi bu beton yığınlarının ruhsuzluğuna mahkûm eden şey neydi? Bu topraklara ait olmadığını bildiğimiz mimari, hayatımıza nasıl bu kadar sızabildi?
Cevap, Batı'da ortaya çıkan ve "fonksiyonellik" adına ruhu ve estetiği hiçe sayan bir akımda gizli. Fransız mimar Le Corbusier’in “Konut bir yaşama makinesidir” sözüyle formülleştirdiği anlayış, 20. yüzyılı derinden etkiledi. Bizde de köyden kente göçün hızlandığı yıllarda, ‘hızlı ve çok sayıda konut üretme’ baskısıyla birleşince ortaya kimliksiz bir yapılaşma çıktı.
Müteahhit odaklı büyüme modeli bu süreci körükledi. Mahalle meydanlarının yerini ruhsuz iş hanları ve tek tip banka şubeleri, cumbalı evlerin sıcaklığının yerini ise tepemize heyûla gibi dikilen cam kuleler aldı. İnsanı merkezine alması gereken mimari, insanları üst üste istiflemeyi merkeze aldı.
Böylece, bizim medeniyetimizin bakışıyla ruhun ve bedenin olgunlaşma mekânı olan evlerimiz, birer barınağa dönüştü. Sonuç, sadece estetik bir kayıp değil, aynı zamanda derin bir toplumsal çözülme. Bu akıma neden kapıldığımızın cevabı ise acıdır: Batı’dan ne gelse başımıza taç etme kolaycılığı ve kendi şehircilik içtihadımızı geliştirme özgüvenini kaybetmemiz.
Şimdi şahit olduğumuz “öze dönüş” çağrısı, işte bu kayba karşı bir restorasyon iradesi. “Yatay mimari” ısrarı, insanın gökyüzüyle ve toprakla kopan bağını yeniden kurma çabasıdır. “Mahalle kültürü” hedefi; içinde camisi, meydanı ve esnafıyla kendi kendine yeten, insanların birbirine selam verdiği o sıcak sosyal dokuyu yeniden canlandırma hayalidir.
Ancak bu kutlu arayış, acı bir gerçekle yüzleşmek zorunda: Şehirleri yöneten yerel idarecilerin ne kadarı “medeniyet inşa etme vizyonuna” sahip? “Şu talebeler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” anlayışının belediyecilikteki yansıması, “Yol yapılırsa trafik daha da artar” sığlığı. Milyonlarca lirayı, şehrin kanayan yaralarına merhem olmak yerine, popülist konserlere harcayan belediye başkanlarının gündem olduğu bir ortamda, hangi medeniyet tasavvurundan bahsedebiliriz?
Mecelle’de bir kaide vardır: “Def-i mefâsid celb-i menâfi’den evlâdır.”
Yani, bir kötülüğü ve yanlışı ortadan kaldırmak, yeni bir fayda sağlamaktan daha önceliklidir. Bugün gelinen noktada yapılan hatalar o kadar büyük ki, vatandaşlar olarak zirve vizyonları bir kenara bırakıp, “suyumuz aksın, sokağımız temizlensin, denizlerimiz ölmesin, metromuz çalışsın yeter” diyecek hale geldik.
Dönüşüm kolay olmayacak elbette. Bu arayışın bizzat devlet vizyonu olarak dillendirilmesi tarihi bir fırsat. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, aciliyet gösteren deprem konutlarında bile kimlikli mimariyi hayata geçirme gayreti son derece değerli. Beton medeniyetinden sevgi medeniyetine kuracağımız köprünün ayakları benzer gayretlerle yükselecek.
Talas İnovasyon Merkezi’nden TEKNOFEST’te üçlü final başarısıTalas Belediyesi İnovasyon Merkezi, TEKNOFEST 2026 İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması’nda ilkokul, ortaokul ve lise kategorilerinde finale yükselerek Kayseri’den üç eğitim kademesinde birden finale kalan tek kurum oldu.07 Ağustos 2026 Cuma 15:48KAYSERİ
Başkan Çolakbayrakdar, Elagöz Mahallesi’nde doğal gaz altyapı çalışmalarını incelediKocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Elagöz Mahallesi’nde devam eden doğal gaz altyapı çalışmalarını Aksa Kayserigaz Genel Müdürü Erol Yavuz ile birlikte yerinde inceledi.07 Ağustos 2026 Cuma 15:42KAYSERİ
Kayseri’de ulaşım yatırımlarında yeni kavşaklar ve alternatif yollar devredeKayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, son bir ayda ulaşım alanında hayata geçirilen ve yapımı süren projelerle kentin dört bir yanında adeta yatırım seferberliği başlattı.07 Ağustos 2026 Cuma 12:50KAYSERİ
Bünyan’da pide salonunda yangınKayseri’nin Bünyan ilçesinde bir pide salonunda sabah saatlerinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.07 Ağustos 2026 Cuma 12:48KAYSERİ
Kayseri’de Tartı ve Elektronik Sektörünün Güvenilir Adresi: Tamer ElektronikKayseri’de elektronik tartı sistemleri alanında faaliyet gösteren Tamer Elektronik, kaliteli ürünleri ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sektörün öne çıkan firmaları arasında yer alıyor.07 Ağustos 2026 Cuma 12:42KAYSERİ
Kayseri'de İHA destekli uyuşturucu operasyonu: 5 tutuklama2 Ay süren planlı çalışma kapsamında operasyon düzenlendi.06 Ağustos 2026 Perşembe 20:34KAYSERİ
KAYSERİ ŞEKER'DE OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI YAPILDIKayseri Şeker Fabrikası AŞ'nin Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı, şirket ortaklarının elektronik ve fiziki katılımıyla gerçekleştirildi.06 Ağustos 2026 Perşembe 20:26KAYSERİ
Talas'ta gönül buluşmalarıyla 9 bin 500 vatandaşa ulaşıldıTalas Belediyesi'nin vatandaş odaklı saha çalışmaları kapsamında bugüne kadar 9 bin 500 kişiyle birebir görüşme gerçekleştirildi.06 Ağustos 2026 Perşembe 19:53KAYSERİ
Çolakbayrakdar,Yüreğir'de çiftçilerle buluştu, hasada katıldıKocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Yüreğil Mahallesi’nde düzenlenen toplantıda çiftçilerle bir araya gelerek tarımsal üretime ilişkin talep ve önerileri dinledi.06 Ağustos 2026 Perşembe 19:48KAYSERİ
“ASGARİ ÜCRET AYIN YALNIZCA 18 GÜNÜNE YETİYOR”YENİ Partili Aşkın Genç: Türkiye’de emekçi Almanya’dan yüzde 25 fazla çalışıyor, asgari ücret ayın 18 gününe yetiyor.06 Ağustos 2026 Perşembe 19:42EKONOMİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2010 Kayseri News










