Mahmut Arıkan: Mescid-i Aksa'da bayram sabahı o cami kilitleniyorsa Müslüman devletlerin emperyalistlere haddini bildirmesini beklerdik
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Tam 839 yıl sonra Mescid-i Aksa'da ilk kez, bayram namazı kılınamadı. Ramazan'ın son döneminde cuma namazları Mescid-i Aksa'da eda edilemedi.
Gönül isterdi ki Mescid-i Aksa'da bayram sabahı o cami kilitleniyorsa Müslüman devletlerin masaya yumruğunu vurarak, emperyalistlere haddini bildirmesini beklerdik. Ama ne oldu? 7 Ekim'den bu tarafa en güzel yaptığımız işi yaptık. Bir kınama mesajı yayınladık. Ama en ufak bir eyleme yönelik adım atmadık maalesef” dedi.
Kayseri’ de Saadet Partisi tarafından bayramlaşma programı düzenlendi. Programa, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İl Başkanı Erdal Altun ve çok sayıda partili katıldı. Programda konuşan Arıkan, “Tam 839 yıl sonra Mescid-i Aksa'da ilk kez, bayram namazı kılınamadı.
Ramazan'ın son döneminde cuma namazları Mescid-i Aksa'da eda edilemedi. Bu neden kaynaklanıyor biliyor musunuz? Bizim daha az çalışmamızdan, daha fazla çalışmamız gerektiğinden kaynaklanıyor. Gönül isterdi ki Mescid-i Aksa'da bayram sabahı o cami kilitleniyorsa Müslüman devletlerin masaya yumruğunu vurarak, emperyalistlere haddini bildirmesini beklerdik. Ama ne oldu? 7 Ekim'den bu tarafa en güzel yaptığımız işi yaptık. Bir kınama mesajı yayınladık.
Daha şiddetli kınama yaptık, lanetledik. Ama en ufak bir eyleme yönelik adım atmadık maalesef” diye konuştu.
Sözlerini sürdüren Arıkan, şöyle konuştu: “Buradan Müslüman ülke liderlerine seslenmek istiyorum. Hanginiz bugün Mescid-i Aksa'nın başına gelenlerin yarın Kabe'nin başına gelmeyeceğini, garanti edebilirsiniz. Siyonizmin, emperyalizmin hedefi bir gün Kabe'ye de ulaşacak. Müslümanların en kıymetli yerine de ellerini uzatacaklardır. Ne zamana kadar? Biz iktidara gelene kadar bu çalışmaları yapacaklar. Biz bugün burada aldığımız motivasyonla, Ramazan'ın manevi ikliminden aldığımız motivasyonla, yapılacak ilk seçimde Saadet Parti'mizi iktidarın ortağı yapmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde, ne diyor değerli Erbakan hocamız? ‘Toprak ayağımızın altından kayıyor arkadaşlar. Türkiye adım adım parçalanmaya doğru gidiyor’ Bu tehlikeyi görüp 50 yıldır anlattı. Neler söylediler? ‘Bu milli görüşçüler bir hayal aleminde kurgu yapmışlar. Bizim de o kurguya inanmamızı istiyorlar’ dediler. Ama 2025, 2026'da ‘Erbakan haklıymış. Bu Saadet Partililer haklıymış. Yarım asır boyunca ne anlatıldıysa bugün hepsi gerçekleşiyor’ dediler. 2026'nın mart ayında Ramazan Bayramı’nda bizim şu kürsüden söylediklerimize insanlarımızın dikkat kesilmelerini istiyoruz.”
“İRAN'DA YAŞANANLARLA ALAKALI HÜZÜN DOLU BİR RAMAZAN GERÇEKLEŞTİRDİK”
İran’da yaşananlarla alakalı hüzün dolu bir Ramazan geçirdiklerini söyleyen Arıkan, “Tehlikeyi biliyoruz. Siyonizmi biz biliyoruz. Emperyalizmin niyetinin ne olduğunu biz biliyoruz ve 50 yıldır anlatıyoruz. Bugünkü düzenle, bugünkü iktidarla Siyonizmin bir adım geriye atmayacağını da biliyoruz. Bundan önceki son iki Ramazan’da Gazze için hep beraber gözyaşı döktük. Bugün de maalesef İran'da yaşananlarla alakalı hüzün dolu bir Ramazan gerçekleştirdik. Her Ramazan emperyalistlerin daha fazla kan döktüğü bir süreç içerisinde geçiyor ve müzakerelere devam ederken, Ramazan ayına girmeden, Ramazan ayının başında Amerika ile İran arasında müzakereler devam ediyordu. Cenevre'de bir müzakere yapılmıştı ve hem Amerikalı yetkililer hem İranlı yetkililer müzakere sonrasında, ‘Gayet makul bir düzeyde istişareler devam ediyor. Bir sonraki görüşmede sorunların çözüleceğine inanıyoruz’ demişlerdi. Ama bir sonraki görüşmeyi beklemeden Amerika ve İsrail ikilisi, İran'ı bombaladılar. 100 yıl boyunca biz şunu öğrendik. Emperyalistler, Siyonistler hoşlarına gitmeyen bir düzen kuruluyorsa, 2 tane metodları var. Ya oraya askeri müdahale yapıyorlar ya da oradaki devlet yönetimlerini değiştiriyorlar. Bunu yaparken klasik bahaneleri var. ‘Oraya demokrasi getireceğiz. Oraya özgürlük getireceğiz. Oraya insan hakları getireceğiz’ diyorlar. Hangi zaman ki bu başlıklarla bir coğrafyaya müdahale ettilerse, bir coğrafyaya insan haklarını getireceğiz dedilerse o coğrafyada ne kaldı geriye? Kan kokan topraklar kaldı. Gözü yaşlı anneler kaldı. Yetim, kalmış evlatlar kaldı. Bu hiç değişmedi. Bundan sonra da değişmez. Emperyalizmin, siyonizmin niyeti belli. Ne diyorlar? ‘Bizim dışımızdaki bütün insanlar bize köle olarak yaratılmıştır’ diyorlar. ‘Dünyanın hakimiyetini biz ele geçirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz’ diyorlar. En nihai hedefleri ne? ‘Mescid-i Aksa'yı yıkacağız, oraya Süleyman mabedi inşa ettiğimiz gün, dünyaya hakimiyetimizi ilan edeceğiz’ diyorlar. Dün ne oldu? Mescid-i Aksa'yı kilitlediler. 800 yıl sonra bayram namazının kılınmasına engel oldukları bir süreci yaşadık” dedi.

























